Yılmaz Güney mektupları

MİLLİYET CADDE – 7 Aralık 2012 Cuma ALİCE

Burçak Evren’in kaleme aldığı ‘Apo Gardaş – Abdurrahman Keskiner’ kitabında Yılmaz Güney’le ilgili o kadar çok ‘acı’ ya da ‘tatlı’ hatıra var ki. Kitapta, Güney’in hiçbir zaman doğru dürüst parası olmadığı, oynadığı filmlerden aldığı senetlerin çoğunu kırdırıp  kumar borcunu kapattığı yazıyor.

“Yılmaz Güney, sinemadan hiçbir zaman iyi para kazanmadı.Her zaman cebinde kırdırılmak üzere  olan senetler vardı.”
Milliyet Cadde’de iki gün süren söyleşide Fatoş Güney’in, kendisine ve çocuklarına Yılmaz Güney’den maddi anlamda bir miras kalmadığına dair açıklamalarına inanmayanlar, daha doğrusu inanmak istemeyenler var. Haklılar.
100’den fazla film çevirmiş, 20’den fazla kitap yazmış Yılmaz Güney gibi Türk sinemasına damgasını vurmuş bir ismin günün sonunda elinde avucunda bir şey kalmamış olması inanılır gibi değil, ama gerçek. Yıllarca Yılmaz Güney’in ‘sağ kolu’ gibi görev yapan Abdurrahman Keskiner’in anılarını okuyorum şu sıralar. Burçak Evren’in kaleme     aldığı ‘Apo Gardaş’ kitabında  Yılmaz Güney’le ilgili o kadar çok  ‘acı’ ya da ‘tatlı’ hatıra var ki.

Film çok, para yok

Kitapta, Yılmaz Güney’in hiçbir  zaman doğru dürüst parası olmadığını, oynadığı filmlerden aldığı senetlerin çoğunu kırdırıp onun kumar borcunu kapattığını anlatan Keskiner’in     şu vurgusuna dikkat:
“1967’de 14-15 film çektik, ama cebimizde beş kuruş yok.”
Keskiner’in kitapta yer verdiği  Yılmaz Güney mektupları da sanatçının yaşadığı ekonomik sıkıntıyı gözler önüne seren türden. Güney’in, vatani görevini yaptığı Muş’tan ‘Apo’ya yazdığı mektubun birinden bu satırlar:


“…Bütün borçların listesini yap, bana gönder. Maliye, şurası, burası. Alacağımız olan adamların hepsini icraya ver. El nasıl bizi icraya veriyorsa, sen de onları vermekten çekinme.
…Parasızlıktan ölüyorum, kimsenin yüzüne bakamıyorum. Herhalde durumu bundan daha açık anlatacak kelime yoktur.”

Hem Fatoş, hem Feri!
Yılmaz Güney’in Feri Cansel’le de tutkulu bir aşk yaşadığını Keskiner’in anılarından öğrendim.
Üstelik ‘Çirkin Kral’, Cansel’le Güney’e aynı anda kaptırmış gönlünü.
1969’da ‘Belanın Yedi Türlüsü’ filminin çekimlerinde başlayan Feri Cansel-Yılmaz Güney ilişkisi oyuncunun Fatoş Güney’le evlendiği 27 Haziran 1970’e kadar sürmüş.
Resmen bir yıl ikisini birden     idare etmiş. Güney’in ‘Apo Gardaş’a yazdığı mektuplardan birinde hem     Fatoş Güney var, hem Feri Cansel.     İşte o satırlar: “Bugün Fatoş’tan bir mektup aldım. Günaydın’da bir yazı çıkmış, çok üzülmüş. Bu yazıdan benim haberim yok. Ne yazıldığını bilmiyorum. Seni aramış, bulamamış. İlk fırsatta ara ve bizim gazete münasebetlerimizi anlat. Hakkımda çıkan     uydurma durumları açıkla.”
Mektubun dördüncü paragrafındaysa Feri Cansel var.


“Parasızlıktan ölüyorum” dediği bir dönemde Güney’in mektubundaki şu satırlar, hem parayı niye tutamadığının hem de nasıl ince düşünceli biri olduğunun da belgesi:
“Feri (Feri Cansel) için söylediklerimi unutma. Ahmet kanalıyla ilgilen. İdris’ten emaneti alabilirsen onunla gönder. Feri’nin parası olmayabilir     (ki büyük bir ihtimaldir) ve sana     parası olduğunu, ihtiyacı olmadığını söyleyebilir. Davranışını bunları     göz önüne alarak ayarla.”

22 ARALIK’TA NASIL BAKACAKLAR YÜZÜMÜZE

21 Aralık dünyanın sonu olacakmış.
Şimdiye kadar birçok kehaneti tutan Mayaların Takvimi’ne göre öyleymiş.
Mayalar bile öyle olmadığını   söylüyor ama ‘Kraldan çok kralcılar’     tutturmuş bir yol gidiyor. Nuh Peygambere inanmayıp, yaptığı gemiye binmeyenlerin Nuh Tufanı’ndan sonra     kimse yüzünü görmediği için nasıl bir şekil aldıklarını bilen yok.
21 Aralık’ta dünyanın sonu gelmez de sağ çıkarsak 22 Aralık’a çok merak ediyorum bu Maya işini tutturamayanlar nasıl bakacaklar insanların yüzüne.
Ya ‘Nuh Tufanı’ gibi Maya Takvimi de doğru çıkarsa? Satmışım anasını.
O zaman da onları görecek can     kalmayacak bizde!

EN GÜZEL 21 ARALIK ESPRİSİ!

21 Aralık 2012’ye dair bir yığın   espri ve geyik var sanal alemde.
Onlardan birindeki ironi acayip eğlendirdi beni. Maya Takvimi üzerinde başlayan fantastik programın finali süper. Kim yapmışsa eline sağlık. İşte         21 Aralık 2012’de neler olacağına farklı en eğlenceli, ama bir o kadar da  gerçekçi bir bakış:
08.00 Elektrik kesilecek
10.30 Hava kararacak
12.00 Gökte cisimler belirecek
13.00 Diğer gezegenler gözle     görülecek
16.00 Güneşte devasa patlamalar olacak
17.00 Ay ikiye bölünecek
19.00 Denizler fokurdayacak
21.00 Hava aniden aydınlanacak
23.00 Buzullar eriyecek
24.00 İstiklal Marşı ve kapanış
01.00 Show TV ‘Doktorlar’ dizisi

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanlar, köprü kuracakları yerde duvar ördükleri için yalnız kalırlar. (Newton)