YA BEN ANLATAMADUM, YA SEN ANLAMAYİSUN?

MİLLİYET – 15 MART 2017 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

“İzdivaçlar için KH Kararname” başlıklı yazım bir hayli yankı uyandırdı. Yüzlerce mecra yazımı alıntıladı. TV programlarında, radyolarda ve sosyal medyada bir hayli konuşuldu yazdıklarım.

Onca medya mensubu arasından bir kişi, “yazmadığımı yazdı” gibi gösterince Özlem Ağırman’ın başını çektiği bir grup CHP’li Twitter’dan bana saldırıya geçti:

“@eyuboglualice’nu izdivaç programlarının KHK ile yasaklanmasını isteyerek açtığı yolun ne kadar tehlikeli olduğu konusunda uyarıyoruz.”

Twitter’den onlara gerekli yanıtı verdim, sıra geldi Hürriyet Kelebek yazarı Cengiz Semercioğlu’na…

Çünkü sevgili Cengiz’in, “Ya bir dizi KHK ile yasaklanırsa?” başlıklı yazısı şu:

“Ali Eyüboğlu dünkü Milliyet’te izdivaç programlarının KHK ile yasaklanmasının gündemde olduğunu duyurarak ‘Atılacak tek adım bu’ diye yazdı.

Konuyla ilgili TBMM araştırma komisyonunun çalışmasının uzun süreceğini söyleyerek adeta yol gösterdi…

Aman diyeyim sevgili Ali, bu hiç alkışlanacak bir durum değil.

Bir kez KHK ile TV programı yasaklanmasının önünü açtığımızda bunun sonu gelmez.

Bugün tartışılan evlilik programı için KHK ile yasaklanmasını savunan sen, yarın tartışılan bir dizi KHK ile yasaklanmaya kalktığında ne yapacaksın?

Bunun önünü bir kez açtığımızda yarın öbür gün pekala bir dizinin de ‘Türk aile yapısına, örf ve âdetlerine uymuyor’ denerek KHK ile yasaklanması istenebilir.

O zaman ne diyeceksin?”

Yazdıklarım bunlar

Sevgili Cengiz!

Allah aşkına şu satırların neresinde var, “İzdivaçların bitirilmesi için tek çare KHK” diye bir cümle, bir ima veya yol gösterme?

“…TBMM’nin RTÜK Kanunu’nda yapacağı değişikliği beklemeden hükümet bu adımı atar mı?

Eylül 2017’de başlayacak yayın döneminde evlendirmeyen evlilik programlarının ekranlarda olması istenmiyorsa, atılacak tek adım bu. Okullar kapanınca ‘yaz tatili’ne çıkacak izdivaçlar hakkında TBMM’nin vereceği karar beklenecekse o başka…”

Prosedürü anlattım

Hükümetin, evlilik programları için KHK hazırlığında olduğunu yazmak, prosedürü anlatmak, hangi ara “kabahat” oldu?

Evlilik programları hakkındaki her yazımdan sonra karşı atağa geçenlerin kimler olduğunu ve amaçlarını biliyorum. Ancak senin, prosedürü anlattığım cümledeki “atılacak tek adım bu” vurgumu amacından saptırarak böyle bir yazı yazmanın sebebini bilmiyorum?

Turan Şahin’in dilime pelesenk olan şarkısındaki gibi, “Ya ben anlatamadum, ya sen anlamayisun?”

UYDU KANALLARI İÇİN DE YENİ YAPTIRIMLAR YOLDA

İzleyeni ve şikâyet edeni çok olan evlilik programları için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyon kurulmasının sebebi ne?

Resmi makamlara yapılan binlerce şikâyet…

Yasaklara oldum olası karşıyım.

“Cezası neyse öderim, kuralları ihlal etmeye devam ederim” diyenler için caydırıcı tedbirler getirilmesine taraftarım.

Evlilik programlarını araştırmak için kurulan komisyonun gündeminde başka bir konu daha var:

Cinsel performansı artıran, her türlü hastalığa deva ürünler, eş arkadaş bulma hizmeti veren bu kanallar için de caydırıcı tedbirler öneriyor komisyon.

T.C.’nin kanunlarını hiçe sayarak Türkiye’ye yönelik yayın yapan bu uydu kanalları kapandığında umarım faturası bana çıkmaz.

GÜNÜN SÖZÜ

Bir kadının yüreği, sırlarla dolu bir okyanustur. (Titanic)

İlginizi çekecek diğer haberler

YA BEN ANLATAMADUM, YA SEN ANLAMAYİSUN?” üzerine bir düşünce

  1. sayın ali eyüpoğu izdivaç rezaletlerini dile getirerek ve bunlara ne ceza verilirse verilsin gene bildiklerini okuyorlar bunun KHK ile çözüm prosedürünü yazınıza yansıtarak hükümetin gerçekten böyle http://www.posta.com.tr/evlilik-programlariyla-ilgili-numan-kurtulmus-tan-onemli-aciklama-haberi-1277507 adım atmasına vesile olduğunuz için teşekkürler . izdivaç programlarının neden kaldırılması gerektiğine son örnek http://www.medyaradar.com/esra-eroldan-ayrilan-gelin-adayi-itiraf-etti-her-sey-kurmaca-haberi-635321 sayın duayen ali eyüpoğlu cengiz semercioğlu anlamaz tabii işine gelmiyorsa her yazısını kendi çıkarı için birilerine hizmet etmek için kullanır izzet çaba cengiz semercioğlunun ne haltlar karıştırdığını iyi yazmış ; http://www.sacitaslan.com/izzet-capadan-cengiz-semerciogluna-13-soru-haberi-283055 madde madde sıralamaış cengiz semercioğlunun ne haltlar karıştırdığını ;
    Bir – Bugünkü yazında, “Mahsun filmini haber yaparız. Ne nikah şahitliğimiz kalır ne de PR’cı eski eşimiz…” demişsin. Soruyorum!

    Mahsun’un nikah şahidi ve kadim dostu senin de bağlı bulunduğun gazetenin tepe yöneticisi Fikret Ercan değil mi?

    Mahsun’un ‘Vezir Parmağı’ da dahil bugüne kadar çektiği tüm filmlerin PR, basın organizasyon işlerini, ortağın Selim Akçin’in eski eşi Filiz Öcal’ın PR şirketi Deep İletişim yapmadı mı? PR’cı Filiz’le, eski kocası Selim ve senin arandaki bu akçeli hukuk sence etik mi?

    İki – Bugünkü yazında bahsetmemişsin ama kardeşin Cem Semercioğlu’nun yapım şirketinden gelen yüzlerce habere gazeten Kelebek’te imtiyaz sağlamadın mı? Sence bir gazete yöneticisinin, kardeşinin yapım şirketinin haberlerini gazetesinde çarşaf çarşaf yayınlaması etik mi? Buradan götürdüğünüz paraları içine sindirmek için hangi sodayı kullanıyorsun?

    Üç – Medyada gazeteciliğinden çok PR’cılığıyla tanınan, bir dönem benimle de çalışan Faik Erdemli imzasıyla giren haberlerde rant ilişkisi var mı, yok mu? Eğer adamsan Faik’in kimlerden, ne karşılığında haber yapmak için para aldığını açıkla. Sen açıklamazsan ben açıklarım. Faik, medyanın amiral gemisi Hürriyet’te kadrolu- sigortalı olarak mı çalıştı, yoksa senin çantacın kontenjanından mı haber yapar oldu Kelebek’e? Acun’un PR işlerini almak için Faik’le Acun’a gönderdiniz mi? Acun’un PR işlerini almak için gazeteni baskı aracı olarak kullandın mı?

    Dört – Çok ünlü bir televizyon patronunun adı bende saklı eski eşi, Faik aracılığıyla Selim Akçin’in beğendiği 3 bin Pound’luk montu Londra’dan satın alıp, bizzat Faik eliyle Selim’e göndermedi mi? Montu fazla cafcaflı bulan Selim, “Faik bunu sat, parasını getir bana” dedi mi, demedi mi? Sence bir gazetecinin haber kaynağından 15 bin liralık hediye alması etik mi? Bu olayı hiç duymadın mı, yok eğer duyduysan konuyla ilgili ne yaptın?

    Beş – Sen, Selim Akçin, Star’ın tepe yöneticisi Ömer Özgüner ve Faik Erdemli, birlikte kurduğunuz medya sitesi MedyaTava’da çıkarlarınızı manipüle etmek için haber yaptnız mı, yapmadınız mı? Eğer aksini iddia ediyorsan hatırlatırım, önümde kocaman bir dosya var MedyaTava’yla ilgili. Gün gün yazarım hangi haberleri yaptığınızı ve siteyi kendinize yakın adamları önemli pozisyonlara getirmek için nasıl kullandığınızı… Bence sen açıkla, yoksa medyadaki cevval üçlünün bütün koordinatlarını deşifre etmeye doğru gidiyor mesele bilesin… (Ben sana Cihangir Susam ve vefat etmiş bir abinin eski eşi diyeyim, ötesini sen anla kardeşim…)

    Altı – Medyada da günlerce haber olan Samsung cep telefonu olayında faturayı çıkarıp herkesi susturmuştun. Şimdi ben sana soruyorum. O telefon TV8’de çalıştığın dönemde herkesin önünde sana hediye edilmedi mi? Gösterdiğin fatura Faik’in daha önce kendine kredi kartı ile aldığı başka bir cep telefonuna ait değil mi? İnsanları başkasına ait faturayla kandırmak gazetecilik ahlakına yakışır mı?

    Yedi – Hürriyet’ten kaç para maaş aldığını biliyorum, yalanlamaya kalkarsan bordronu yayınlarım. Şimdi soruyorum, memleketin ekonomisi bu kadar sıkıntı yaşarken, kazandığın o orta düze maaşla bu inanılmaz serveti nasıl elde ettin kardeşim? Bindiğin pahalı araba ve Cihangir’deki astronomik daireyi maaşınla mı aldın? Yok, değilse nasıl, kimlerden gelen paralarla? Ve kimin üzerine kaydettirdin? Eşinin ve senin evlendikten sonraki mal beyanındaki artışı açıklamaya yüreğin var mı?

    Sekiz – Yine bugünkü yazında “Çalgı Çengi’yi haber yaparız. Ne Ahmet’le Murat’tan para aldığımız kalır, ne gizli saklı çevirdiğimiz dolaplar…” demişsin. Soruyorum, ‘Çalgı Çengi’ filminin de basın PR işini Filiz Hanım yapmadı mı?

    Dokuz – Daha çevrilmeye başladığı günden itibaren gazetende haber olan Şahan Gökbakar’ın filmi ‘Recep İvedik’ de Filiz Öcal’ın şirketi Deep İletişim’le çalışmıyor mu?

    On – Sosyal medya hesaplarından takip ediyoruz. Maşallah Evliya Çelebi gibi olmuşsun. Bu seyahatlerin kaçının parasını cebinden ödedin? Kaçını seni seyahate götüren dostların karşıladı? Bu seyahatlerden sonra kaç tanesiyle ilgili haber yaptın ve yaptırdın gazetende?

    On bir – Gazetenin yazarlarının dünyanın dört bir tarafına yaptığı astronomik ballı seyahatleri, senin haber kaynağın olan sanatçılara satılan şarkı sözlerini ve buralardan kazanılan paraları etik buluyor musun?

    On iki – BKM’nin filmi ‘Dedemin Fişi’ ile ilgili yazdığım eleştiri yazısının Kelebek’ten çıkarıldığı gün, senin aynı filmle ilgili muazzam bir övgü yazısı döşenmiş olman tesadüf mü? Benim gibi senin de aklına ‘Bu işte bir Çapanoğlu var’ sorusu gelmiyor mu?

    Ve son soru: Dürüstlüğünden kimsenin şüphesi olmayan okur temsilciniz Faruk Bildirici’nin Kelebek’i eleştirdiği Trump Tower haberini köşesinden akşam yedide çıkarttırdığınız gün kutlama yaptınız mı, yapmadınız mı? ‘Fincanı taştan oyarlar’ diye tempo tuttunuz mu, tutmadınız mı? Sizinle aynı gazetede çalışan namuslu bir kalemin yazısını dolaylı yoldan sansürlemeyi etik buluyor musunuz?

    PS: Gözlerinden öperim, adamsan tez vakitte cevabını bekliyorum… Nys sn mşglsn glb, kib by!
    saygılar

Yorumlar kapalı.