TÜRKİYE BU KİTAPTA

MİLLİYET CADDE – 18 ŞUBAT 2013 PAZARTESİ  –  ALİCE

Doğan Kitap’tan çıkan ‘Dostlarının Kaleminden Yılmaz Ulusoy’ adlı kitapta işadamından bürokratına, sanatçısından siyasetçisine, gazeteciden öğretim üyesine hepsi birbirinden ünlü, hepsi birbirinden değerli 300’den fazla ‘dostu’ yazmış Yılmaz Ulusoy’u.

İşadamı Yılmaz Ulusoy, 72’nci yaş günü ve iş hayatındaki 55’inci yılını yüzlerce dostunun katıldığı davetle kutladı.
Beşiktaş Four Seasons Otel’deki davette çocuklarının doğum günü sürprizi olarak hazırladıkları ‘Dostlarının Kaleminden Yılmaz Ulusoy’ kitabının da tanıtımı yapıldı.
Ulusoy, kitap sürpriziyle     ilgili duygularını şöyle dile getirdi:
“İki kitap yazmıştım. Üçüncü kitaba başlamışken bu bana gerçekten de sürpriz oldu. Kutluyorum bu mutluluğu bana yaşatan çocuklarımı. Seneye doğum günüm olan 14 Şubat’ta, şayet o tarihe yetiştiremezsem eşimin doğum günü ve 45’inci evlilik yıldönümüz olan 25 Mayıs 2014’te bir kitap daha çıkaracağım. Çünkü yazdığımız kitaplar, diktiğimiz ağaçlar, yaptığımız eserler kalıcı, diğerleri gelip geçici.”
‘Dostlarının Kaleminden Yılmaz Ulusoy’u okurken bir zamanlar en yaygın haberleşme aracı olan mektuplar geldi aklıma.
Kalıplaşmış klasik girişleri olurdu mektupların.
“Mektubuma başlamadan önce selam eder, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim” girişinden sonra anlatırdı insanlar meramını.
Ulusoy ‘dostları’nın çoğu da o mektuplardaki basma kalıp şeyleri yazdı.
Ama bazıları da var ki, makale tadında yazdıkları.
Örneğin Metin Akpınar.
Sanatçı, “Baba, arkadaş, dost, başkan, adam, eş, okuyan, yazan, dinleyen ve aydın” olarak değerlendirdiği Ulusoy yazısını şöyle noktaladı:
“Oflu Ofli: Da başka, bi şe demağa gerek var mı kadaşım?”
Serap Ulusoy da 44 yıllık eşini, “Sessiz ev, misafirsiz sofra, paylaşılmayan yemek, yalnız çıkılan seyahat Yılmaz’a verilecek en büyük cezadır” diye anlattı.

ÜLKENiN ÖNDE GELENLERi YAZDI

Doğan Kitap’tan çıkan ‘Dostlarının Kaleminden Yılmaz Ulusoy’u normal bir kitap gibi düşünmeyin.
Tabloid gazete boyutunda, kuşe kağıda basılı ve ağırlığı iki kilonun üzerinde 338 sayfalık katalog gibi bir şey bu.
İşadamından bürokratına, sanatçısından siyasetçisine, gazeteciden öğretim üyesine hepsi birbirinden ünlü, hepsi birbirinden değerli 300’den fazla ‘dostu’ yazmış Yılmaz Ulusoy’u.
O isimleri sıralasam bu sütunlar yetmez.
Ama isimlere yer vermeden de “Yılmaz Ulusoy’un dostları” derken aslında kastedilenin Türkiye olduğunu anlatmak olanaksız.
O yüzden potpori yapar gibi sadece 100 isme yer vereceğim, umarım isimlerini yazamadığım 200’den fazla insan bana darılmaz:
Abdülkadir Aksu, Adnan Şenses, Ahmet Özhan, Ahmet Nazif Zorlu, Ahmet Vefik Alp, Ajda Pekkan, Alaaddin Yüksel, Ali Coşkun, Ali Gümüş, Ali Şen, Ali Tanrıyar, Altan Öymen, Altemur Kılıç, Asım Kocabıyık, Atalay Şahinoğlu, Aydın Doğan, Aziz Kocaoğlu, Binali Yıldırım, Burhan Kuzu, Bülent Arınç, Bülent Eczacıbaşı, Cavit Çağlar, Cüneyt Arkın, Cüneyt Zapsu, Ediz Hun, Emel Sayın, Enver Yücel, Eray Kapıcıoğlu, Erdoğan Demirören, Erol Evgin, Ersin Özince, Ertuğrul Günay, Faruk Ilgaz, Faruk N. Özak, Faruk Süren, Fatih Terim, Ferdi Tayfur, Ferhan Şensoy, Göksel Arsoy, Güler Sabancı, Gündüz Gedikoğlu, Haldun Dormen, Halit Kıvanç, Hayri Kozakçıoğlu, Hülya Avşar, Hülya Koçyiğit, Hüsamettin Özkan, Hüseyin Avni Mutlu, Hüsnü Özyeğin, İbrahim Polat, İbrahim Bodur, İbrahim Tatlıses, İshak Haleva, İsmet Sezgin, İzzet Günay, Jak Kamhi, Kadir İnanır, Kadir Topbaş, Kemal Alemdaroğlu, Kemal Unakıtan, Kutlu Aktaş, Mehmet Ali Yılmaz, Mehmet Keçeciler, Metin Akpınar, Muammer Güler, Mustafa Denizli, Mustafa Koç, Mustafa Sarıgül, Müjdat Gezen, Müjde Ar, Namık Kemal Şentürk, Necdet Ulucan, Necdet Üruğ, Nevzat Ayaz, Nevzat Yalçıntaş, Oğuz Kaan Köksal, Oktay Ekşi, Orhan Gencebay, Orhan Keçeli, Rahmi Koç, Rifat Hisarcıklıoğlu, Sinan Genim, Süleyman Demirel, Sümer Oral, Şenes Erzik, Şenol Güneş, Tanju Gürsu, Timur Savcı, Tuncel Kurtiz, Turgay Şeren, Türkan Şoray, Türker İnanoğlu, Ümit Tokcan, Ünal Erkan, Volkan Konak, Vural Beyazıt, Yalım Erez, Yaşar Okuyan, Zafer Çağlayan, Zeynel Abidin Erdem.
Böylesi bir çalışmayı sahibine imzalatmadan eve götürmek olmazdı. Yılmaz Ulusoy, o gece ilk imzayı benim için attı.

GÜNÜN SÖZÜ

Kadının huyu para yokken, erkeğin huyu para çokken anlaşılır.