EYLÜL’ÜN BİRİNCİSİ STAR TV

MİLLİYET CADDE – 2 EKİM 2013 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

Yeni yayın döneminin ilk ayı geride kaldı. TNS’nin verilerine göre Türkiye, eylül ayında en çok  Star TV’yi izledi. Dört kategoride de eylülün birincisi olan Star TV, bazı kulvarlarda kıl payı, bazılarındaysa açık ara birinci… Okumaya devam et

OKTOBERFEST, AMA TÜRK İŞİ!

MİLLİYET CADDE – 30 EYLÜL 2013 PAZARTESİ  –  ALİCE

Münih’teki Oktoberfest’le Antalya’dakinin farkı: Konsepti hemen hemen aynı ama ruhları farklı. “Türk’e kural işler mi”? Tabii ki işlemez… Okumaya devam et

TNS İLE SBT’NİN SÜRPRİZ İŞBİRLİĞİ

MİLLİYET CADDE – 16 EYLÜL 2013 PAZARTESİ   –   ALİCE

Günün bomba haberini TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin verdi. Şahin, reyting ölçümü yapan iki ayrı kuruluş SBT’yle TNS’nin birlikte çalışma kararı aldığını açıkladı…

Televizyonların reytingleriyle ilgilenenler bilir TRT’nin reytinglerini ölçen SBT ile TİAK’ın yaptığı ihaleyi alıp diğer kanalların ölçümünü yapan TNS’nin ne olduğunu…
Bilmeyenler için biraz bilgilendirme yapayım.
Türkiye’de yıllarca reyting ölçümünü AGB yaptı.
Reytinglere şaibe karışınca TRT sistemden ayrılıp, Ankara’da kurulan SBT’ye ölçümlerini yaptırmaya başladı.
Ancak reklam ve TV sektörü SBT’nin verilerini başta ciddiye almadı.
TİAK’ın AGB’nin sözleşmesini feshedip, işi TNS’ye verinceye kadar geçen sürede bazı kuruluşlar SBT’ye abone olup, verilerini kullanmaya başladı.
TNS ölçümlere başlayınca SBT yine gözden düştü ve sektörde “TRT’nin reyting kuruluşu” diye anılır oldu.
Sonra TNS’ye SBT’yi satın alması için baskı yapıldığı söylentileri çıktı ve ben de birkaç kez dile getirdim bu konuyu…
Günün bomba haberini TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin verdi. Denizli’de sohbet ettiğimiz Şahin, SBT ile TNS’nin “şirket evliliği” olmasa bile “nişan” sayılabilecek birlikte çalışma kararı aldıklarını açıkladı. İşte Şahin’in söyledikleri:
“SBT, iki ay kadar önce TNS ile yapacakları işbirliği konusunda izin istedi, biz de verdik.
SBT, anlık reyting verebiliyordu, ama TNS’nin böyle bir hizmeti yoktu. İki şirket birlikte çalışma kararı aldı. TNS, anlık reyting hizmetini SBT’den alıp, abonelerine verecek. Bildiğim kadarıyla SBT 2.684, TNS de 3.000 civarında hanede reyting ölçümü yapıyor. Yakında günlük reyting raporlarını da iki datayı birleştirip yayınlamaya başlayacaklar. TNS, bundan böyle yurt dışında gireceği reyting ihalelerinde de SBT’yi ortak alacak. Böylece televizyon dünyasında ilk kez bir Türk şirketi yurtdışında reyting ölçümü yapacak.”
TNS ile SBT’nin bu işbirliği benim için sürpriz değil.
Ancak şimdiye kadar televizyon ve reklam sektöründen SBT’nin reytinglerine burun kıvırarak bakan yöneticiler vardı, onlar için “şok haber” bu…
Gel de merak etme şimdi, düne kadar SBT’nin verilerini “ciddiye almayan”ların iki
şirketin işbirliği karşısında ne diyeceklerini ya da ne yapacaklarını?

TARiHi MEKANDA TÜRKÇE FESTiVALi

Bir şeye layık olduğu değeri verebilmenin altın kuralı nedir?
Kıymetini bilmek…
Şayet elinizdekinin kıymetini bilmezseniz, talip olanın biçtiği fiyatı, gerçek değeri zannedersiniz.
Hafta sonu Denizli’deydim.
TRT, Denizli Belediyesi ve Denizli Valiliği’nin ortaklaşa düzenlediği Türkçe sözlü müzik festivali olarak adlandırabileceğimiz Türkçevizyon’un 4’üncüsü vardı Pamukkale’de…
Tam 21 ülkeden az ya da çok tanınan, ama hepsi de profesyonel şarkıcı geldi Pamukkale’ye Türkçe şarkı söylemeye…
TRT Müzik, TRT Avaz ve TRT HD’nin yanı sıra 6 ülke canlı yayınladı 1.800 yıllık tiyatrodaki müzik ziyafetini… 8 ülke de festivalin “bant yayın hakkı”nı aldı…
TRT ekibi tiyatroya öyle bir ışık yaptı, yönetmen Rabia Bıçakçı öyle nefis görüntüler ekrana getirdi ki, bilmeyen bu tarihi mekanın Pamukkale değil, Roma’da olduğunu sanır.
“Türkçevizyon”un Denizli ve Türkiye için müthiş bir tanıtım fırsatı olduğunu, TRT’nin bu festivali bundan böyle tematik kanallarından değil, TRT 1’den naklen yayınlaması gerektiği, topu topu 500 bin liralık bir bütçeyle yapılan bu etkinliğin, küçük dokunuşlarla Türkçe’nin konuşulduğu evrende merakla beklenen bir iş olacağı kanaatindeyim.

GÜNÜN SÖZÜ
“Hayatımızın ilk yarısını anne-babamız, ikinci yarısını da çocuklarımız mahveder.” (Clarence Darrow)

8 TELEVİZYONUN ‘TEKRAR’ KARNESİ

MİLLİYET TELEVİZYON – 20 TEMMUZ 2013 CUMARTESİ  –  ALİCE

Geçen hafta, “Kanal sayısı arttı, ama seçenekler azaldı” başlığıyla her yaz televizyonlarda nükseden ‘tekrar’ hastalığına yer vermiştim bu sütunlarda…
Televizyon izleyicilerinden gelen şikayetler üzerine girmiştim bu konuya…
Maalesef her ‘yaz ekranı’nda tablo bu…
Olayın daha iyi anlaşılması için bir çalışma daha hazırladım.
TİAK’ın açtığı ihaleyle Türkiye’de televizyonların reyting ölçüm ihalesini alan TNS’nin her gün açıkladığı ‘En çok izlenen ilk 100 program’ listelerini tarayarak yaptığım bu çalışmanın, bir kez daha gözler önüne serdiği tablo şu:
Her gün ‘En çok izlenen 100 program’dan ortalama 40’ı daha önce yayınlanan programların ‘tekrar’ı…
Televizyonların yazın yayınladığı yerli ve yabancı filmlerle, TV filmleri daha önce defalarca ekrana gelmiş yapımlar…
Onları da kattığınız zaman bu sayıya, televizyonların ‘yaz ekranı’nda yayınladıkları 100 programdan 50’den fazlası ‘eski’…
İşin bir diğer ilginç yanı da şu:
Televizyon eleştirmenlerini “Bıktık bu tekrarlardan” diye mail yağmuruna tutanlar nedense deli gibi izliyor bu ‘tekrar’ları…
Öyle olmasadizi ve filmlerin bilmem kaçıncı tekrarlarının günün en çok izlenen 10 yapım arasına girmesi mümkün mü?
Seyirci, şikayetçi olduğu ‘dizi tekrarları’na bu denli ilgi gösterdiği sürece de devam eder bu….
Galiba biraz, “Gelin hem ağlar,hem gider” durumu söz konusu…

 

FARUK BAYHAN’IN TELEVİZYON ANILARI

Uzunca süre TRT’de çalıştıktan sonra özel sektöre geçen ve yıllarca Show TV, Kanal D, Star TV’de genel müdürlük yapan Türkiye’nin duayen televizyoncularından Faruk Bayhan, ‘İkonoskop’ adlı bir kitap çıkardı.
Bayhan, 424 sayfalık kitapta adından da anlaşılacağı gibi ağırlıklı olarak Bloomberg TV’de konuk ettiği ünlülerle yaptığı sohbetlere yer verdi.
Bayhan’ın kitabında sadece yaptığı söyleşiler yok.
Bayhan, ‘İkonoskop-Televizyon Dünyam ve Sevgili Dostlarım’ kitabının  63 sayfasını televizyon anılarına ayırdı.
Bayhan’ın bu bölümde anlattıkları aslında Türkiye’de özel televizyonculuğun tarihi…
Bayhan’ın televizyon ve şov dünyasından   120 civarında ünlüyle yaptığı söyleşiler de oldukça renkli. Neler mi var bu söyleşilerde?
İşte onlardan birkaçı:
Reha Muhtar’la baş etmek neden çok zor?
Okan Bayülgen, neden hiç fıkra anlatmaz?
Şansal Büyüka’nın gerçek soyadı ne?
Acun Ilıcalı neden hep geç kalır?
Fatih Altaylı nerede günlerce ölümle burun buruna yaşadı?
Doğan Kitap’tan çıkan ve 31 TL’den satılan ‘İkonoskop’, televizyon ve şov dünyasından bir yığın anekdotla dolu…

FİLMCİLERİN YENİ GÖZDESİ BOYÜZÜK

IMG_0613-e1374147989987-1024x582Hafta başında Muğla’nın Bozüyük beldesindeki ‘Sürgün İnek’ filminin setindeydim… Senaryosunu Serkan Öztürk’ün yazdığı, yönetmenliğini Ayhan Özen’in yaptığı, Hasan Kaçan, Şebnem Sönmez, Fırat Tanış, Cezmi Baskın, Necip Memili, Tarık Pabuçcuoğlu, Serkan Öztürk, Burak Satıbol, Vildan Atasever, Tolga Güleç, Erdal Cindoruk, Hüseyin Soysalan, Yılmaz Gruda, Eşref Kolçak ve Köksal Engür gibi ünlülerin rol aldığı filmin yapım ekibinden Fırat Paşayiğit’e, mekan olarak neden burayı seçtiklerini sordum.

Aynı zamanda filmin oyuncularından olan Paşayiğit, “Çok rahat çekim yapılan bir yer burası… Yöre halkı, ‘Baba Ocağı’ dizisi, ‘Dabbe’ filmi gibi yapımlar, Kanal 7’nin birçok TV filmi burada çekildiği için çok aşinalar filmcilere… Evlerini, işyerlerini set ekiplerine kiralayarak, film ve dizilerde oynayarak iyi para kazanıyorlar” dedi.
Büyükşehir yapılan iller arasına Muğla da katılınca ‘belde’ olarak son günlerini yaşayan Bozüyüklülerle sohbet ettim, Atatürk Meydanı’nda film çekimi yapılırken…
Yaşadıkları yerde çekilen film ve dizilerin, beldenin ekonomisine ciddi katkıları olduğunu belirten Bozüyüklüler, şunları söyledi:
Eskiden tütüncülük yaparak geçiniyorduk, durumumuz iyiydi. Tütüncülük yasaklandıktan sonra zeytinciliğe başladık ama para yok o işte. Burada dizi ve film çekimi olduğu zaman çiftçilikten kazandıklarından daha iyi para kazanıyor insanlar.
 Kimi evini, işyerini kiraya veriyor filmcilere, kimi günlüğü  40 TL yevmiyeyle oyunculuk yapıyor. Ayrıca şimdiye kadar filmlerde ya da televizyonlarda gördüğümüz ünlüler burada her gün kanlı canlı olarak karşımızda. Sohbet etme imkanımız oluyor onlarla. Hem maddi, hem manevi olarak kazançtayız. İnşallah hep böyle devam eder bu.
Geçenlerde bir ekip geldi, ağustos ayından sonra uzun soluklu bir dizinin çekimini burada yapmak istediklerini söyledi. İnşallah olur!”
 

RAMAZAN BEREKETİ!

Televizyonların ‘yaz reytingleri’ni analiz ederken bir şey dikkatimi çekti.
Eskiden reyting sıralamasında bu kadar yukarılarda yer almıyordu TRT 1’in Ana Haber’i…
Son günlerde TRT 1’in Ana Haber Bülteni, AB Grubu’nda en çok izlenen yapım oldu.
TRT 1’in haberleri ‘Tüm Seyirciler’ grubunda da Ramazan’la birlikte üst sıralara yükseldi.
Bunun da sebebi şu:
Eskiden TRT 1’in Ana Haber Bülteni’nin önünde yayınlanan işler, yüksek reytingli yapımlar değildi.
TRT Haber ve Spor Dairesi Başkanı Ahmet Çavuşoğlu ve ekibinin hazırladığı Ana Haber Bülteni reytingi 0.20’lerden alıp, yukarı çıkarıyordu ama birinci olmaya yetmiyordu bu.
Ne zaman ki Ramazan geldi ve TRT 1, Ana Haberler’in önüne ‘Ramazan Sevinci’ adlı programı koymaya başladı işler değişti.
‘Ramazan Sevinci’nin önceki programlara oranla iyi reyting alması haliyle TRT 1’in Ana Haber’ine yaradı.
Seyircinin gösterdiği ilgi  TRT 1 Ana Haber’i reytingin zirvesine taşıdı.

YENİ PUSULA SOSYAL MEDYA

MİLLİYET TELEVİZYON – 29 HAZİRAN 2013 CUMARTESİ  – ALİCE

Gazeteci William Engdahl’ın, Amerikalıların genetiği değiştirilmiş organizmalarla dünyayı nasıl kendine bağımlı hale getirdiğini bilimsel kanıtlarla ortaya koyduğu ‘Ölüm Tohumları’ adlı bir kitabı var.
Engdahl, kitabında Amerika’nın bunu niye yaptığını, ABD’nin efsane Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın şu meşhur sözüne atıfta bulunarak anlatır:
“Eğer petrolü kontrol edersen, bütün bölgeleri ve kıtaları, gıdayı kontrol edersen bütün insanlığı kontrol edersin.”
Amerika’nın Henry Kissinger’ın izinde gidip gitmediği ortada…
21’inci asırda yepyeni bir güç çıktı ortaya:
Sosyal medya
Bilişim ve iletişim teknolojisinin geldiği son nokta, petrol ve gıda kadar olmasa bile sosyal medya datasının ne denli önemli olduğunu gösterdi.
Pazarın lideri olmak isteyen her kişi ve kuruluş muhtaç bu dataya…
Çünkü artık güç orada…
Nasıl mı?
Doğuş Holding’in patronu Ferit Şahenk’in Nusret’i ya da başka restoranları satın almasını, kişisel zevkine bağlayanlar olabilir.
Ama işin aslı öyle değil.
Garanti Bankası, geliştirdiği yazılım sayesinde müşterilerinin tüketim alışkanlıklarını düzenli olarak raporluyor.

Çünkü müşterileri orada
Bankasının en paralı müşterilerinin en çok nerede yemek yediğini gören Ferit Şahenk de, haklı olarak akıllı bir tercihte bulunuyor ve oraları satın alıyor.
Koskoca Doğuş Holding’in bu küçük şirketleri satın almasının sebebi Ferit Şahenk’in kişisel zevki olabilir mi?
Satın almada ‘A’ şirketi yerine ‘B’ şirketini tercih etmesinde etken olabilir bu…
Ancak aldığım bilgi o ki, Garanti Bankası kartlarıyla yapılan harcamaların toplandığı havuzdaki bilgidir  ‘tamamen duygusal’ yapan…
Gezi Parkı eylemleri sayesinde sosyal medyanın nasıl bir güç olduğunu gördü herkes…
Peki bu güçten nasıl yararlanacak insanlar ve şirketler?
ODTÜ mezunu üç bilgisayar mühendisi; Ali Durmuş, Aslan Doğan ve Serdar Dağdelen’in kurduğu Etiya adlı şirket, bugün hepsi üniversite mezunu 350 çalışanıyla veriyor bu hizmeti…
Nasıl mı?

Olumlu olumsuz her şey
Mikonos’tan dönüş yolunda Etiya’nın kurumsal danışmanlığını yapan Çetin Kımızzade’den dinledim, önümüzdeki süreçte çok müşterisi olan şirketler, televizyonlar, siyasetçiler ve şov yıldızlarının, bilişim ve iletişim teknolojisinden nasıl yararlanabileceğini…
Örneğin bir televizyon kanalı, ekrana getirdiği yeni bir projenin gerek yayını sırasında gerekse sonrasında sosyal medyada ne kadar konuşulduğunu anında öğrenmek istiyor.
Twitter’da hangi hashtag’in sıralamaya girdiği belli, ama ya ötesi?
O yapım hakkında Twitter, FacebookGoogle veya diğer mecralarda çıkan yorumlardan ne kadarı olumlu?
Ne kadar insan o işi beğenmedi?
Beğenenlerin yüzde kaçı kadın, ne kadarı erkek?
Yaş grupları ne?
Yaşadıkları   şehir neresi?

‘El yordamı’ yerine veri!
Veya büyük bir kuruluşun reklam kampanyasıyla birlikte piyasaya sürdüğü ürün hakkında tüketiciler sıcağı sıcağına ne dedi?
Etiya, ücreti karşılığında bu bilgilerin yer aldığı dataları veriyor müşterilerine…
Dünyanın en çok kazanan ve en güçlü kadınlarından biri olan televizyon yıldızı Oprah Winfrey, yıllardır Amerika’da bu hizmeti veren benzer bir kuruluştan aldığı raporlarla belirliyor rotasını…
Türkiye’de Avea, Türk Telekom, TTNet gibi büyük kuruluşlar da satın aldıkları sosyal medya datalarıyla çiziyorlar yol haritalarını…
Görünen o ki, televizyon kanallarının ekrana getirdikleri iddialı yapımları, şov dünyasının yıldızları, atacakları adımları belirlemek için eninde sonunda sosyal medya datasına muhtaç olacak.
Aynı şey Acun Ilıcalı’dan Gülben Ergen’e, Kenan İmirzalıoğlu’ndan Hülya Avşar’a bütün popüler kültür yıldızları için de geçerli.
Artık ‘el yordamı’yla değil, yaptıkları işler, attıkları adımlar hakkında insanların ne düşündüklerini ortaya koyan verilerle yol alma devri…

SHOW TV’DE YENİ DÖNEM

Show TV, Çukurova Grubu’ndan Ciner’e geçti…
Ciner Grubu, mevcut televizyon kanalları Habertürk ve Bloomberg’i Ayazağa Cendere Yolu’ndaki Show TV’nin binasına taşıyıp, Taksim’deki binayı otel yapacak.
İki kanalın Show TV’ye taşınması, üç kanalda tensikat demek. Çünkü işin doğası gereği bazı servisler birleşecek ve olan yine çalışanlara olacak.
İşsiz basın mensupları arasına 200, belki de 300 kişi daha katılacak.
Maalesef çalışanlar için her geçen yıl biraz daha küçülüyor medyada pazar…
Show TV’de kalanlar önlerini görebilecek mi peki?
Ciner Grubu’nun Show TV’yi nasıl bir kanal yapacağı konusunda bilgisi olan yok, ama haber merkezi ve bazı programlar için alınan kararlar, yeni yayın politikasının ipuçları gibi…
Yayından kaldırılan ilk program ‘Bugün Ne Giysem?’ oldu.
Saba Tümer’in programı normalde bu hafta ‘yaz tatili’ne girecekti ama malum daha erken bitti. Kanalın yeni yayın dönemi için Saba Tümer’le çalışıp çalışmayacağı ise meçhul.
Yeni yönetim, Show TV’nin üç magazin programını bitirdi. ‘Show Kulüp’, ‘Cumartesi Sürprizi’, ‘Pazar Sürprizi’, Show TV’nin adeta klasikleri gibiydi.
Ali Kırca ve ekibinin, ‘yasal izin’lerinin tamamını kullandıktan sonra dönüp, hiçbir şey olmamış gibi çalışma ihtimalleri yok.
Medyada maaşı yüksek olan çalışanları işten çıkarmadan önce başvurulan klasik yöntemlerden biri bu…
O nedenle genel beklenti, Ali Kırca ve ekibine izin dönüşlerinde, “Bugüne kadar verdiğiniz hizmetler için teşekkür ederiz” deyip, çıkışlarını verecekleri yönünde.
Haberde ekip yenileyen Show TV, dizilerini ‘yaz tatili’ne çıkarmayarak bir ilke daha imza attı. ‘Pis Yedili’, ‘Salih Kuşu’, ‘Aşk Emek İster’ ve ‘Her Şey Yolunda Merkez’ yaz boyunca yeni bölümleriyle Show TV  ekranında olacak.
Bu da önemli bir gelişme…
Yapımcıların düne kadar  “Acaba paramız batar mı?” korkusuyla iş yaptıkları ya da  “Para yok” diye proje vermedikleri bir kanaldı Show TV…
Ciner Grubu’nun satın aldığı Show TV, yapımcılar için sanki yeniden cazibe merkezi   olacak gibi…

TV8 REYTİNGTEN ÇIKTI

tv8 reyting sisteminden kısmen çıktı. Kanal yönetimi bundan böyle dakikalık ölçüm listesinden yani TNS’nin kamuoyuna açıkladığı listede olmayacak ama TNS’den 15’er dakikalık ölçümlerinin raporlarını alacak. Bir anlamda büyük iddialarla girdiği popüler kanallar kulvarından tematik kanallar kulvarına çekilmek demek bu… Bence yeni yönetim doğru olanı yaptı. Çünkü eskidentv8, ekranını sadece kaliteli isimlere ve işlere açan, kendi kulvarında prestijli bir kanaldı. Daha çok seyredilip, daha çok reklam alma uğruna yapılan yanlış hamlelerle kanalın prestiji bir hayli yara aldı. Ancak kanal yönetiminin, ekrana getirecekleri yeni ve kaliteli programlarla düzeltmeleri olası tv8’in bozulan imajını…

GEZİ PARKI’NDAN REKLAM PASTASI’NA…

MİLLİYET CADDE – 4 HAZİRAN 2013 SALI  –  ALİCE

Reklamverenlerden bir kısmının siyasi davranıp, dağılımı ona göre yaptığını düşünen Başbakan, bazı gazete ve televizyonlara reklam vermeyen aracı kuruluşları araştırdıklarını ve gerekeni yapacaklarını açıkladı.

teke-tek-ozel-recep-tayyip-erdogan-1-bolum Okumaya devam et

İBO, WSJ’DE 1 NUMARA

MİLLİYET CADDE – 9 MAYIS 2013 PERŞEMBE  –  ALİCE

WSJ, Türkiye’yle ilgili hazırladığı haberde, Ortadoğu, Avrupa ve Asya’dan Türkiye’ye bıyık ve saç nakli için gelenlerin çoğunlukla İbrahim Tatlıses’in dolgun bıyığını bazılarınınsa Kıvanç Tatlıtuğ’un fotoğrafını cerrahların önüne koyduğuna dikkat çekti. 

İBO Okumaya devam et

TNS’NİN GÜNDÜZ AB REYTİNGLERİ

MİLLİYET CADDE – 6 MART 2013 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

Reyting sisteminde ‘AB’ olarak tanımlananlar gündüz işyerine gidince, çoğu evde televizyonların uzaktan kumandaları çocuk bakıcılarının, yardımcı kadınların elinde. Bildiğim kadarıyla ‘people meeter’ın kumandasında yardımcı kadınlar için basacakları buton yok… Okumaya devam et

TRT, ÇIKTIĞI SİSTEME NEDEN DÖNDÜ?

MİLLİYET TELEVİZYON – 23 ŞUBAT 2013 CUMARTESİ  –  ALİCE

“Hangi illerde, kaç hanede ölçüm yapılıyor?” diye sorsan “Şey… Kem – küm”den başka laf edemeyeceklerin “reyting uzmanı” kesilip, yorum yaptığı bir ülkede yaşıyoruz.
Değerli fikirlerini(!) ziyan etmeden önce bi dur, araştır, TNS’nin paneli hakkında bilgi edin, ondan sonra TRT’nin sisteme niye dahil olduğu hakkında yorum yap…Bunları da beceremiyorsan ara TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’i sor ona, “Daha düne kadar SBT ile yolumuza devam edeceğiz diyordunuz, ne oldu da TNS’ye de girdiniz?” diye…
Onu yapma, bunu yapma, kulaktan dolma, yalan yanlış bilgilerle salla!
“Biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar” diyen atalarımız, keşke “bilmeden yazanlar” için de iki laf etseydi! Okumaya devam et