SİNEMA ÖDÜLLERİNDE HAYALLER VE GERÇEK

4 EYLÜL 2018 SALI  –  MİLLİYET CADDE  –  ALİCE

Türkiye’de ‘Yerli Oscar diye lanse edilen ödül töreni çok, Oscar gibi saygın ve uzun soluklu olan yok…

Birçok sebebi var bunun. Onlar bir yana, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in önümüzdeki yıl Uluslararası Antalya Film Festivali bünyesinde Oscar gibi bir yarışma yapacaklarını açıklaması önemli. Çünkü, “Uluslararası ile birleştirerek ulusal film yarışmasını bitirdi” diye eleştirilen Türel, yaptı bu açıklamayı: Okumaya devam et

‘KURTLAR VADİSİ’ TRT’YE GEÇTİ Mİ?

MİLLİYET – 6 MART 2017 PAZARTESİ  –  ALİCE

2007 yılında Show TV’de başlayan, Star TV, TNT, ATV (iki kez) ve son olarak 2016’da Kanal D’de yayınlanan “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin akıbeti ne? Okumaya devam et

DİZİLERİ BİRİNCİ YAPAN ‘BAHTSIZ ÇOCUK’ KLİŞESİ

MİLLİYET – 26 ARALIK 2014 CUMA  –  ALİCE Okumaya devam et

“KILIÇ” YARASI!

MİLLİYET TV – 25 OCAK 2014 CUMARTESİ  –  ALİCE

Tiyatrocu Atilla Olgaç, “Kötü adam imajı öyle bir yapıştı ki üzerime, Bulgarlar bile mafya rolü için aradılar beni” dedi…

fft16_mf3996172Kehkeşan dergisinde Atilla Olgaç’la yapılmış bir söyleşi okudum, hem üzüldüm, hem şaşırdım. Çünkü Olgaç’ın söyleşiyi yapan Yusuf Bülbül’e söyledikleri ilginçti.
“Kötü roller de bir yere kadar, hiç iyi olduğunuz proje denk gelmiyor mu?” sorusuna Olgaç’ın verdiği yanıta dikkat lütfen:
“Öyle bir proje yok, olmadı da. 5-6 yıldır adam gibi bir şey de çıkmıyor. Neden çıkmadığını ve sebebini bilmiyorum. Ben yurtdışında olsam Robert De Niro gibi olurdum herhalde. Ama burada maalesef bir şey yapışıyor senin sırtına. Dört yıl “Kurtlar Vadisi”nde oynadım, aynı şekilde bir gün arayla “Hayat Bilgisi”nde “Hidayet Hoca”yı canlandırdım. Biri mafya, biri komedi. Böyle olduğu halde iki yıl boş kaldım. Kimse arayıp, sormadı. Şimdi bunu anlayıp, çözmek benim elimde değil. Ben anlamıyorum.
Seni bir şekle sokuyorlar ve insanların kafasında kalıyorsun. O gömlekten kurtulamıyorsun. Bulgaristan’da gösterilen bir mafya dizisinden teklif geldi bana. Düşünebiliyor musunuz? Orada bile böyle bir algı var. Bir mafya projesi olduğu zaman akla Atilla Olgaç geliyor.”
Olgaç’ın, “Bulgaristan’dan arıyorlar, ama Türkiye’den teklif gelmiyor, ilginç değil mi?” sorusuna verdiği yanıt şöyle:
“45 yıllık sanatçıyım. Almadığım ödül kalmadı. Bu meslekte hizmet veren biri olarak ben bu sorunun cevabını bulamadım.
Herhalde seçenler bir gömlek giydiriyorlar, onu üzerinden çıkartamıyorsun. Hep sit-com’da oynamak isterim, bayılırım. Tiyatroda da oynarım. Komedi olsa yerlere yatar millet. Kimse düşünmüyor, seçmiyor. Tiyatroda da 15 yıl kötü adam oynadım. Oysa kötü adam değilim. Evimde köpek besleyen biriyim. İnsanlara karşı güler yüzlüyüm. Demek ki tip olarak değerlendiriliyorum.”
Atilla Olgaç, işsiz kaldığı dönemde yaşadığı manevi sıkıntıları bu şekilde dile getirdiği söyleşide çalışmayınca yaşadığı maddi zorlukları ise şöyle anlattı:
“Sıfıra iniyorsun. İş olmadığı dönemde aldığın maaş seni geçindirmeye yetmiyor.”
Attila Olgaç gibi konservatuvar mezunu, hayatı tiyatroda geçmiş bir oyuncunun bu durumda olması hem üzücü, hem düşündürücü.
Üzücü, çünkü; bizde böyle yürüyor işler… “İşe göre adam” değil, “adama göre iş” vardır bu ülkede…
Düşündürücü, çünkü; suç, samur kürk bile olsa kimse almıyor üstüne… Kimse özeleştiri yapmıyor. Atilla Olgaç, yıllarca iş teklifi almamasının sebeplerinden birinin Ocak 2009’da “2. Sayfa” programında, “Katıldığım Kıbrıs Savaşı’nda biri esir, 10 Rum’u öldürdüm” demesinin rolü olabileceğini hiç hesap etmiyor.
Katıldığın canlı yayında “Kurtlar Vadisi”nde canlandırdığın “Kılıç” gibi konuşursan, bedeline de katlanacaksın.

“KIZILELMA” DİZİYİ YENİ “KURTLAR VADİSİ” Mİ?

Kizilelma-Dizisi-Tek-Parca-720p-HD-izleOsman Sınav’ın TRT 1 için çektiği “Kızılelma”yı merakla izledim. Dizinin ilk bölümünün reytingini ve sıralamasını beğenmeyenler veya yetersiz bulanlar olabilir, ama ben aynı görüşte değilim.
“Muhteşem Yüzyıl” gibi kemik izleyicisi olan fenomen bir dizi ve Galatasaray ile Tokat arasındaki Ziraat Kupası maçının karşısında aldığı 4.37 reyting bence iyi bir başlangıç. Bu reytingin gittikçe daha da yükseleceği ve “Kızılelma”nın fenomen bir dizi olacağı kanaatindeyim.
Bir kere dizinin ana aksı “Kurtlar Vadisi”nin aynısı, baş kahraman MİT’in elemanı. Üstelik “Kurtlar Vadisi” full aksiyondu, “Kızılelma”da komedi de var.

TEBRİKLER TANEM SİVAR

tanemsivar-4Tanem Sivar’ın CNN Türk’teki “İki Kahve Arası” programı başlayalı aylar oldu, ama ben daha yeni izledim onu. İstanbul’un gözden kaçan güzelliklerini su yüzüne çıkaran programda Sivar, Osmanlı’dan günümüze kahve kültürünü tanıttı, Türkiye’nin en eski şekercisini ve şapkacısını ekrana getirdi. Sivar’ın kıyafetleri, sohbeti ve konuk seçimi çok başarılıydı.

YILDA 846 BİN TELGRAF

Elektronik posta, internet, SMS, Facebook ve Twitter gibi hızlı iletişim araçlarının Türkiye’de telgrafı tahtından edemediğini biliyor musunuz? İnsanların hâlâ düğünlere kutlama mesajlarını telgrafla bildirdiğinin ve yılda 846 bin telgraf çekildiğinden haberiniz var mı?

NE NAZAR, NE HIÇKIRIK BU!

MİLLİYET CADDE – 19 EKİM 2013 PERŞEMBE  –  ALİCE

Türkiye’nin üzerinde dolaşan karabulutların nedeni her neyse devasını bulmak lazım. Nazarsa kurşun döktürelim, hıçkırıksa su içelim ya da öksürükse şurubunu alalım…

Tarih, 12 Haziran 2013…
11 yıldır “Kurtlar Vadisi” dizisinde “Polat Alemdar”ı oynayan Necati Şaşmaz, arkadaşı ve meslektaşı Hasan Kaçan’la birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyarete gitti.
Şaşmaz’ın o toplantıdan çıkışta “Gezi Parkı” açıklamalarına dair akıllarımızda iz bırakan sözlerinden biri şuydu:
“Türkiyemiz bunu hak etmiyor demekten başka bir şey söyleyemiyorum. Sanırım bize nazar değdi”
Tarih, 18 Eylül 2013…
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Gezi Parkı olaylarının ardından ilk kez konuştu. Koç, Holding’in Nakkaştepe’deki merkezinde bir araya geldiği ekonomi gazetecilerine “Gezi Parkı”na dair şöyle bir açıklamada bulundu:
“Mayısın ortasına kadar baktığınızda Türkiye’de her şey hakikaten gıpta edilecek durumdaydı. Mayıs başı Londra’ya gittiğimizde ne kadar kapı çaldıysak herkes Türkiye’den övgüyle bahsediyordu. Hıçkırık mı, öksürük mü tuttu diyeyim artık?”

Sahi bize ne oldu?
Necati Şaşmaz’ın dediği gibi “Nazar mı değdi”, yoksa Mustafa Koç’un teşhisi gibi “hıçkırık” ya da “öksürük” mü tuttu bizi?
Bir karar verin de ona göre tedbirimizi alalım.“Nazar”sa nefesi güçlü birine okunmak ya da kurşun döktürmek lazım…
“Hıçkırık”sa “su iç geçer” derler, “öksürük”se şurubu var ama bunların hiçbiri değil de Gezi Parkı eylemleri “tamamen sosyolojik bir vaka” gibi geliyor bana…

HER ŞEYi BiLENLERDEN NE ÇEKTiN BE TÜRKiYE

Türkiye kadar, herkesin her şeyi bildiği başka ülke var mıdır acaba yeryüzünde? Konu “Futbolda şike” mi? Türkiye’nin ilk kez karşılaştığı bir durum bu ama olsun… Onlar “Spor hukukçuları”ndan daha bilgililer bu konuda… “Futbolda şike skandalı”yla “Taksim Meydanı’nın yayalaştırma projesi” arasında bir illiyet bağı kurmak mümkün mü? Değil… Alakasız iki konu… Her şeyi bilen yazar ve yorumcuların bu konuda da fikirleri var, iyi mi?
Mimar değiller, Google’a bakmadan peyzajcı bile doğru yazamazlar ama çevre düzenlemesi onlardan sorulur… Proje daha tamamlanmadan, “Taksim Meydanı çok kötü olmuş, her taraf beton. Hiç yeşil yok ortada” diye fikir beyan edenler ya da yazanları, “Halep oradaysa, arşın burada” deyip, çıkaracaksın canlı yayına… Vereceksin ellerine gerekli kırtasiye malzemelerini, diyeceksin ki, “Madem ki uzmanından daha iyi biliyorsunuz bu işi, çizin projelerinizi de millet görsün maharetinizi.”

Konu “Ergenekon” veya “Balyoz” mu?
Onlara göre kafadan belli, kimlerin “suçlu”, kimlerin “masum” olduğu… O yüzden gerek yok binlerce sayfalık dava dosyalarını okumaya… Bir yerde karşılaştıklarında yanındakine “Kim bu?” diye soracak kadar uzak olduğu bir ünlü hakkında mı mevzu?
“Tanımıyorum, o yüzden bir fikir beyan etmem doğru değil” demez, başlarlar atıp tutmaya… Sorsan, “En büyük çevreci”dirler ama kapalı alanda sigara içip, içmeyenleri zehirlemekten çekinmezler.

“PRESTİJ” BUDUR!

878728_detayEsenyurt’ta başladığı Prestij Park projesini Bursa’da da yapma kararı alan BakYapı, Erman Toroğlu ile Yılmaz Vural’ı yeni reklam yüzü yapmış. Bu amaçla düzenlenen basın toplantısına “kırmızı noktalı espriler” damgasını vurmuş. Daha önce boru reklamında oynadığını hatırlatan Erman Toroğlu, “Beşiktaşlılar maçta, ‘Bu boru, başka boru, Erman’a g… boru’ diye bağırıyorlardı. Bu proje bitmezse benim işim kötü olur” deyince Yılmaz Vural da altta kalmamış, o da şu espriyi patlatmış:
“Riski paylaştık. 1+1’ler bana 3+1’ler sana artık.”

GÜNÜN SÖZÜ
Hayat, Twitter ya da Facebook’a benzemez, arkadan yorum yaparlar bildirim de gelmez.”

BİTMEZ BU İTİFARLAR

MİLLİYET CADDE – 10 MAYIS 2013 CUMA  –  ALİCE

Dinç Bilgin’in, ülkede başbakanlık yapmış Mesut Yılmaz’a “Mesut” diye hitap etmesini, bir medya patronunun hükümetlerle ilişkilerini önemsemeyebilirsiniz ama Özdemir Sabancı konusunda söyledikleri yeni ve çarpıcı.
Bu da mı ilgilendirmiyor kimseyi? Okumaya devam et

KANLA YAZILAN DESTANIN FİLMİ

MİLLİYET CADDE – 13 MART 2013 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

‘Çanakkale: Yolun Sonu’ şimdiye kadar izlediğim yerli filmler arasında çatışma ve vurulma sahnelerinin en sahici olduğu yapım…

url Okumaya devam et