AYSEVER’LE ÖDEN’İN ‘SANSÜR’ KAVGASI!

MİLLİYET – 6 EKİM 2014 PAZARTESİ  –  ALİCE Okumaya devam et

CNN TÜRK FARK ATTI

MİLLİYET TV – 22 ŞUBAT 2014 CUMARTESİ  –  ALİCE

Gezi’den sonra adı “Penguen Kanalı”na çıkmıştı, ama son günlerde gündemi belirleyen kanal oldu

Türkiye’de “Haber kanalı” denince hangileri gelir akıllara?
TRT Haber, NTV, CNN Türk, Habertürk, Halk TV, 24, Ulusal Kanal, Bugün TV, TGRT Haber, Ülke TV, A Haber, tv Net, 360… 13 kanal arasında özellikle CNN Türk’ün ayrı bir durumu var.
Çünkü Gezi Parkı olaylarından sonra “Penguan kanalı” denilince ilk CNN Türk geliyor akıllara.
Habercilik anlamında eksik ya da hatalı bir şey yaptığında CNN Türk’ü haklı olarak hedef tahtasına yerleştiriyorsanız, kanal iyi bir şey yaptığında da alkışlamak şart. Aksi halde adil ve hakkaniyetli olmaz yapılan.
Geçen haftaya televizyonculuk açısından damga vuran iki olay vardı, ikisini de yapan CNN Türk…
fft16_mf4084602Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, çalıştığı grubun Show TV, Habertürk ve Bloomberg HT gibi üç kanalı varken gündemdeki konuları yanıtlamak için CNN Türk’te yayınlanan Cüneyt Özdemir’in programı “5N1K”yı seçti.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım da, konuşmak için CNN Türk’ü tercih etti. Yıldırım, Ahmet Hakan Coşkun’un “Tarafsız Bölgesi”ne çıktı. Aziz Yıldırım’dan sonra Trabzonspo’un Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve ekibi de kendilerini ifade edebilecekleri arena olarak CNN Türk’ün “Tarafsız Bölgesi”ni seçti.
Hürriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu da medyada bir hayli tartışılan açıklamalarını CNN Türk’te canlı yayınlanan “Aykırı Sorular”ı hazırlayıp sunan Enver Aysever’e yaptı.
Onca “haber kanalı” arasından “kış uykusu”ndan erken kurtulup, bahar atağına kalkan tek kanal olan CNN Türk’ün yöneticilerini Cüneyt Özdemir’i, Ahmet Hakan Coşkun’u ve Enver Aysever’i kutlamak gerekmez mi şimdi?
Ben kendi adıma, bu yazıyla yerine getiriyorum bu vatandaşlık görevimi.
Aynı şekilde Haziran ayından bu yana “Geziciler”in hakaret ve saldırısına uğrayıp – uğramadığı tartışılan başörtülü kadının görüntülerini yayınlayan Kanal D’nin de hakkını teslim etmek lazım. Onca “haber kanalı” varken, bir “eğlence kanalı” yaptı, son ayların en iyi televizyon haberini…

MESCİTTE CUMA, SETTE FİNAL

Kavacık’ta park yeri ararken baktım oyuncu Mehmet Aslan geçiyor. Camı açıp, selamlaştım. “Hayrola ne yapıyorsun burada dedim?” Aslan, “Mescitten geliyorum. Allah’ın izniyle Cuma namazını kıldık, şimdi ‘Asayiş BerkKemal’in ‘erken final’ sahnesinin çekimi için sete gidiyorum” dedi.

İYİ
Beyoğlu Ağa Camii’nin restore edilip yeniden ibadete açılmasına dair haberi birçok televizyon kanalında seyrettim. Televizyon kanallarının hepsi caminin özel bir şirket tarafından restore edildiği bilgisini verdi, o şirketin ismini söylemedi. Sadece Ülke TV,     caminin restorasyonunu yapanın Demirören Holdig olduğu bilgisini izleyicileriyle paylaştı.

KIZILELMA-Kamera Arkasi (16)KÖTÜ

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü, iki yıla yakındır TV dizilerini mercek altına aldı.
Oluşturulan özel birimin izlediği dizilerdeki trafik ihlalleri her ay rapor olarak hazırlanıp, medya ile paylaşılıyor.
Emniyet ayrıca hangi dizide ne kadar trafik ihlali olduğunun raporunu TV yöneticileri ve yapımcılarla paylaşıyor.
Amaç, dizilerle halkta oluşacak yanlış algının önüne geçmek ve trafik ihlallerini azaltmak… Hal böyleyken TRT 1’de yayınlanan ve Osman Sınav gibi usta bir ismin çektiği “Kızılelma”da başrol oyuncusu, ötmesin diye emniyet kemeri şoförün arkasından bağlanmış şekilde dakikalarca otomobil kullandı.

umutsuz ev kadinlari(1)ÇİRKİN

FOX’ta ekrana gelen “Umutsuz Ev Kadınları” dizisinin bir sahnesinde önce Özge Özder peş peşe iki kez, ardından Songül Öden bir defa, benim en fazla “yellenme” olarak yumuşatabileceğim o sözcüğü telaffuz etti. “O” ile başlayan o sözcüğü yapımcı bip’lemedi, yayıncı kanalda atladı, bakalım RTÜK de atlayacak mı?

ATIL İNANÇ’IN “DAİRE” FİLMİ

MİLLİYET – 5 ŞUBAT 2014 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

20650554
Babası ölünce, ondan miras kalanları satıp rahat bir hayat sürmenin hayalini kuran, ama kurduğu hayallere kar yağan bir adam…
Bir ilçede tiyatroculuk yaparak, iki çocuğuyla ayakta kalmanın savaşını veren bir kadın… Belediye çalıştığı tiyatroyu düğün salonu yapmak için kapatınca başlar yeni bir iş arayışına… “Ölü yıkayıcılığı” tek seçenek olarak çıkar karşısına. Önce belediyenin açtığı kursa gider. Kurs bitip, iş başı yaptığı gün yıkayacağı ilk kişi olarak kızını çıkarır karşısına kader
Okumaya devam et

ÜNLÜLERE GEZİ PARKI FİŞLEMESİ!

MİLLİYET CADDE – 29 EKİM 2013 SALI  –  ALİCE

Düne kadar Twitter’da “Gezi Parkı Arşivi” diye bir oluşumdan haberim yoktu, dizi yapımcısı bir arkadaşım söyleyince, haberim oldu. Hesapta yazılanları okuyunca şoke oldum.

fft81_mf3728030 Okumaya devam et

TV’LERİN YASAKLI SANATÇI LİSTESİ

MİLLİYET CADDE – 14 EKİM 2013 PAZARTESİ  –  ALİCE

Kanalların elinde iktidar tarafından hazırlanan bir “kara liste” olabilir mi?  Bazı kanalların da bazı ünlülerle çalışmadığını biliyordum, ama bunu ilk kez duydum. Okumaya devam et

HA NECATİ ŞAŞMAZ, HA FAHRİYE EVCEN

MİLLİYET CADDE – 1 EKİM 2013 SALI  –  ALİCE

Normal şartlarda gazetecilere değil söyleşi vermek, telefonlarına bile çıkmayan bazı ünlüler, yeni dizileri ekrana gelmeye başlayınca ya da filmleri vizyona girince bülbül kesiliyor nedense…

fahriye_evcen_dudaklar_mavi_gözHaftalık, aylık dergiler, sektörel yayınlar, günlük eklerde bolca söyleşileri çıkar şov dünyasının yıldızlarının…
Çünkü reyting ve gişeye ihtiyaç duydukları dönemdir bu… Bu söyleşilerde ünlülerin bazen öyle beyanları çıkar ki, ne demek istediğini anlamak için rehbere ihtiyaç duyarsınız.
İşte size bir örnek:
Yeni “Çalıkuşu”, Kanal D’de yayınlanmaya başladı ya, “InStyle” dergisi bir söyleşi yaptı dizinin yıldızı Fahriye Evcen’le… Söyleşide Almanya’da zor geçen çocukluk günlerini, oturdukları Solingen’de Neo-Nazi’lerin Türklere yönelik şiddet hareketlerini anlatan Evcen’in, “O dönem sizin hayata bakışınızı, hatta kişiliğinizi bile etkilemiş olmalı” sorusuna verdiği yanıt şu: “Mutlaka etkilemiştir. Çünkü bilinçaltına yerleşiyor. Mesela Gezi Parkı olayları da çok üzücü, hakikaten böyle şeylerin hiçbir ülkede, hiçbir ideoloji tarafından yaşatılmasını ve yaşanmasını istemiyorum, herkese göre daha soğukkanlıydım sanırım. Yaşananlar benim için çok tanıdıktı. O yüzden sağlam kafayla doğru düşünüp nasıl engellenebilir, nasıl  şiddete dönüşmez, onun   yollarını aramak lazım diye düşündüm.”

Laf olsun torba dolsun
Fahriye Evcen’in Almanya’da Neo-Nazi’lerin Türklere yaptıklarıyla Gezi Parkı olayları arasındaki bağlantıyı nasıl kurduğunu anlayan var mı? Onu geçtim “Çalıkuşu güzeli”nin Gezi Parkı için düşünmekten başka ne yaptığını, soğukkanlılığını korumasa ne yapabileceğini kestiren var mı? “Laf olsun, torba dolsun” derler ya, Fahriye Evcen’in de yaptığı budur!
Bu söyleşiyi okuyana kadar Necati Şaşmaz’la Fahriye Evcen arasında ilinti kurmak aklımın ucundan bile geçmezdi. An itibarıyla düşüncem değişti… Artık Fahriye Evcen benim için, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmenin ardından Gezi Parkı’na dair söyledikleriyle hepimizi dumura uğratan Necati Şaşmaz’la birlikte “Ne dediği anlaşılmayan yıldızlar” arasındaki yerini törenle almıştır!

BU GERÇEK OLABİLİR Mİ?

Konsensüs’ün Habertürk için yaptığı kamuoyu araştırmasına katılanların “Hayatınızdan memnun musunuz?” yanıtına verdikleri cevap şoke etti beni… Çünkü ankete katılanlardan yüzde 63.1’i bu soruya “Evet”, yüzde 13.7’si “Hayır” yanıtını verirken “Ne memnunum ne değil” diyenlerin oranı yüzde 23.2’i çıktı.
“Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Okuduğumda benim de ilk tepkim bu oldu. Normalde bir insan yaşadığı hayattan ya memnundur ya da değildir. “Ne memnunum, ne değil” ne demek? Senin yerine başkaları mı karar verecek?
İnsanların seçimde hangi partiye oy verecekleri konusunda yaşadıkları kararsızlığı anlarım, ama bunu anlamayı da kimse beklemesin benden.
Yaşadıkları hayattan memnun olup olmadıkları konusunda karar veremeyen bu insanlar yarın sandık başına gidecek ve kullandıkları oylarla ülkenin kaderini belirleyecek. Az bir oran değil yüzde 23.2… 2011 yılındaki son genel seçimlerde AK Parti’nin aldığı oy oranının yüzde 49.83, CHP’nin 25.98, MHP’nin 13.01 olduğunu hatırlatayım ki, anlayın tablonun vehametini.

GÜNÜN SÖZÜ
İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.” (Özdemir Asaf)

NE NAZAR, NE HIÇKIRIK BU!

MİLLİYET CADDE – 19 EKİM 2013 PERŞEMBE  –  ALİCE

Türkiye’nin üzerinde dolaşan karabulutların nedeni her neyse devasını bulmak lazım. Nazarsa kurşun döktürelim, hıçkırıksa su içelim ya da öksürükse şurubunu alalım…

Tarih, 12 Haziran 2013…
11 yıldır “Kurtlar Vadisi” dizisinde “Polat Alemdar”ı oynayan Necati Şaşmaz, arkadaşı ve meslektaşı Hasan Kaçan’la birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyarete gitti.
Şaşmaz’ın o toplantıdan çıkışta “Gezi Parkı” açıklamalarına dair akıllarımızda iz bırakan sözlerinden biri şuydu:
“Türkiyemiz bunu hak etmiyor demekten başka bir şey söyleyemiyorum. Sanırım bize nazar değdi”
Tarih, 18 Eylül 2013…
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Gezi Parkı olaylarının ardından ilk kez konuştu. Koç, Holding’in Nakkaştepe’deki merkezinde bir araya geldiği ekonomi gazetecilerine “Gezi Parkı”na dair şöyle bir açıklamada bulundu:
“Mayısın ortasına kadar baktığınızda Türkiye’de her şey hakikaten gıpta edilecek durumdaydı. Mayıs başı Londra’ya gittiğimizde ne kadar kapı çaldıysak herkes Türkiye’den övgüyle bahsediyordu. Hıçkırık mı, öksürük mü tuttu diyeyim artık?”

Sahi bize ne oldu?
Necati Şaşmaz’ın dediği gibi “Nazar mı değdi”, yoksa Mustafa Koç’un teşhisi gibi “hıçkırık” ya da “öksürük” mü tuttu bizi?
Bir karar verin de ona göre tedbirimizi alalım.“Nazar”sa nefesi güçlü birine okunmak ya da kurşun döktürmek lazım…
“Hıçkırık”sa “su iç geçer” derler, “öksürük”se şurubu var ama bunların hiçbiri değil de Gezi Parkı eylemleri “tamamen sosyolojik bir vaka” gibi geliyor bana…

HER ŞEYi BiLENLERDEN NE ÇEKTiN BE TÜRKiYE

Türkiye kadar, herkesin her şeyi bildiği başka ülke var mıdır acaba yeryüzünde? Konu “Futbolda şike” mi? Türkiye’nin ilk kez karşılaştığı bir durum bu ama olsun… Onlar “Spor hukukçuları”ndan daha bilgililer bu konuda… “Futbolda şike skandalı”yla “Taksim Meydanı’nın yayalaştırma projesi” arasında bir illiyet bağı kurmak mümkün mü? Değil… Alakasız iki konu… Her şeyi bilen yazar ve yorumcuların bu konuda da fikirleri var, iyi mi?
Mimar değiller, Google’a bakmadan peyzajcı bile doğru yazamazlar ama çevre düzenlemesi onlardan sorulur… Proje daha tamamlanmadan, “Taksim Meydanı çok kötü olmuş, her taraf beton. Hiç yeşil yok ortada” diye fikir beyan edenler ya da yazanları, “Halep oradaysa, arşın burada” deyip, çıkaracaksın canlı yayına… Vereceksin ellerine gerekli kırtasiye malzemelerini, diyeceksin ki, “Madem ki uzmanından daha iyi biliyorsunuz bu işi, çizin projelerinizi de millet görsün maharetinizi.”

Konu “Ergenekon” veya “Balyoz” mu?
Onlara göre kafadan belli, kimlerin “suçlu”, kimlerin “masum” olduğu… O yüzden gerek yok binlerce sayfalık dava dosyalarını okumaya… Bir yerde karşılaştıklarında yanındakine “Kim bu?” diye soracak kadar uzak olduğu bir ünlü hakkında mı mevzu?
“Tanımıyorum, o yüzden bir fikir beyan etmem doğru değil” demez, başlarlar atıp tutmaya… Sorsan, “En büyük çevreci”dirler ama kapalı alanda sigara içip, içmeyenleri zehirlemekten çekinmezler.

“PRESTİJ” BUDUR!

878728_detayEsenyurt’ta başladığı Prestij Park projesini Bursa’da da yapma kararı alan BakYapı, Erman Toroğlu ile Yılmaz Vural’ı yeni reklam yüzü yapmış. Bu amaçla düzenlenen basın toplantısına “kırmızı noktalı espriler” damgasını vurmuş. Daha önce boru reklamında oynadığını hatırlatan Erman Toroğlu, “Beşiktaşlılar maçta, ‘Bu boru, başka boru, Erman’a g… boru’ diye bağırıyorlardı. Bu proje bitmezse benim işim kötü olur” deyince Yılmaz Vural da altta kalmamış, o da şu espriyi patlatmış:
“Riski paylaştık. 1+1’ler bana 3+1’ler sana artık.”

GÜNÜN SÖZÜ
Hayat, Twitter ya da Facebook’a benzemez, arkadan yorum yaparlar bildirim de gelmez.”

“LEYLA İLE MECNUN” BİTTİ, YENİSİ YOLDA

MİLLİYET CADDE – 4 EYLÜL 2013 SALI  –  ALİCE

Onur Ünlü, Ali Atay ve Serkan Keskin, yeni bir proje için Star TV ile anlaştı. Dizinin adı şimdilik, “Ben de Özledim” Okumaya devam et