İŞTE İSTANBUL’DAN EV ALAN YABANCILAR

MİLLİYET – 20 MART 2017 PAZARTESİ  –  ALİCE

İşadamı Ali Ağaoğlu, her kış medya mensuplarıyla sohbet toplantıları yapıyor Uludağ’daki Ağaoğlu My Mountain Otel’de. Bu yıl ilk kez gittim bu toplantıya. Oturduğu kırmızı koltukta onlarca basın mensubunun sorularını yanıtlayan Ağaoğlu, “Referandumun sonucu ne olur?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Ben partili değil, işadamıyım. Referandum tahminim yüzde 65 ‘Evet’, yüzde 35 ‘Hayır’ olur dedim ve 10 kişiyle takım elbisesine iddiaya girdim.”

Ağaoğlu, 100 milyon dolar yatırım yaptığı Uludağ için şunları söyledi: Okumaya devam et

YILBAŞINDA HANGİ ŞARKICI NEREDE?

MİLLİYET CADDE – 11 ARALIK 2016 PAZAR  –  ALİCE

Yaşadığımız bir dizi acı nedeniyle çoğu kez müziğin bile sustuğu 2016’nın son günleri… Yeni umutlarla “Merhaba” demeye hazırlandığımız 2017’ye ise sayılı günler var artık… Yıl boyunca konserleri iptal edilen ya da kıyıda köşede unutulan şarkıcıların neredeyse tümü, 2017’yi sahnede karşılayacak. Müzik dünyasının ünlüleri İstanbulAnkaraİzmirAntalya, AfyonKayseri ve Sapanca gibi şehirlerin yanı sıra KıbrısAzerbaycanBulgaristanAlmanya ve Hollanda’da sahne alacak. “Bir şey nasıl başlarsa öyle gider” derler. Umarım 2017, başladığı gibi müziğin susmadığı bir yıl olur. Okumaya devam et

GÖĞSÜMÜZÜ KABARTAN DEVŞİRME SPORCULAR

MİLLİYET – 11 TEMMUZ 2016 PAZARTESİ  –  ALİCE

Futbolla yatıp futbolla kalkan, o yüzden sporun diğer branşlarıyla pek ilgilenmeyen bir milletiz. O yüzden 15 yaşındaki jimnastikçi Ayşe Begüm Onbaşı’nın Güney Kore’deki 14. Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası’nda, 15-17 yaş kategorisinde altın madalya kazandığını bir hafta sonra öğrendi Türkiye… O da sosyal medya sayesinde…

Okumaya devam et

TARKAN’IN BAŞUCU KİTABI VE GÖZLÜĞÜ

MİLLİYET CADDE – 31 ARALIK 2013 SALI  –  ALİCE

Tarkan’ın Facebok ve Twitter’dan “ Astana dönüşü” başlığıyla paylaştığı uçaktaki iki fotoğrafından iki ilginç ayrıntı dikkatimi çekti…

1011553_684564108233350_1529928947_n Okumaya devam et

BU NASIL ‘BİRLİK’?

MİLLİYET CADDE – 24 TEMMUZ 2013 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

Kulüpler Birliği Vakfı’nın son Genel Kurulu’ndan sonra Trabzonspor, Kayserispor ve Fenerbahçe futbol kulüplerinin başkanları arasındaki kavganın Türk futboluna ne gibi yararı var, bilen varsa bana da anlatsın…

Nasıl bir ‘birlik’tir bu? ‘Birlik’ değil sanki, futbol kulüpleriyle taraftarların arasını açma merkezi!
İlhan Cavcav’ın başkan seçildikten sonra yaptığı ilk açıklamaya bakar mısınız?
“Bazı arkadaşlarımız karşılıklı olarak, hiç olmayacak şekilde münakaşa etti. Bu Kulüpler Birliği olarak bize hiç yakışmıyor.”
Genel Kurul’da ne oldu  da, iş bu noktaya geldi?
Spor medyasından takip edebildiğim kadarıyla işin   özeti şu:
Kayserispor Başkanı Recep Mamur, tartıştığı Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na, “Sen Trabzonluysan, ben de Kayseriliyim. Adam kere adamım” dedi. Hacıosmanoğlu da ona, “Türkiye’de gömecek yer bulamam seni” diyerek karşılık verdi.
19 Temmuz’da görsel ve sosyal medyaya, 20 Temmuz’da da yazılı medyaya yansıyan haberler bu yöndeydi.
Kamuoyunda günlerce tartışıldı bu mevzu…
22 Temmuz Pazartesi günü Trabzonspor Başkanı Hacıosmanoğlu, kulübün internet sitesinden Kayseri-spor Başkanı için öyle bir laf etmediğini duyurdu.
Aynı gün Kayserispor Başkanı Recep Mamur’dan şöyle bir açıklama geldi:
“Bu sözü kimse Recep Mamur’a söyleyemez. Söylemiş gibi davranmak üçüncü sınıf mafya tavrıdır.”
Madem Hacıosmanoğlu  öyle bir laf etmedi, madem  Mamur’un yüzüne böyle bir lafı söyleyecek birinci sınıf mafya yok kulüp başkanları arasında, iyi de dört gün sonra mı geldi aklınıza bu?
O zaman yok yere niye gerdiniz ortamı?
Fenerbahçe yönetimi de, kendilerine hedef alan sözleri nedeniyle Trabzonspor Başkanı hakkında zehir zemberek bir açıklama yaptı.
O açıklamadaki ‘kısa süreli başkan’ vurgusuna itirazım var.
Bir Trabzonlu ve Trabzonsporlu olarak, Hacıosmanoğlu’nun bazı söylemlerinden ben de rahatsızım.
Ama bu, ne bana, ne de FB yönetimine, Trabzonspor Kulübü’nün başkanına ‘ömür biçme’ hakkı verir.
Çünkü sadece Trabzonspor Kulübü üyelerinin elinde olan bir haktır bu…

EKONOMİK ÖZGÜRLÜK YOKSA EDİTÖRYAL ÖZGÜRLÜK OLMAZ!

Azerbaycan basınının  138. kuruluş yıldönümünde hükümet, 150 gazeteciye ev hediye etti. Bu olay kadar Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, evlerin anahtar teslim töreninde söyledikleri dikkat çekici:
“Ev yaparak basın mensuplarına hediye eden tek devletiz dünyada. Öneri bana basın mensuplarından geldi. Ben de bunu kabul edip, derhal gerçekleştirilmesi için talimat verdim. Evler dağıtılırken hiçbir siyasi görüş ve fikir farklılığı dikkate alınmadı. Evlerin dağıtımında da şeffaf bir seçim yapıldı. Biz gazetecilere destek vermeye devam edeceğiz. Evi olmayanlar için yeni binalar inşa edeceğiz.”
Ekonomik özgürlüğü olmayan basının, editöryal özgürlüğü olabilir mi?
Olmaz, olamaz…
Devletin hediye ettiği evde oturan gazetecinin devlet memurundan farkı kalır mı?
Kalmaz…
İşin bir başka tuhaf   yanı da şu:
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, törende, Azerbaycan’da hiçbir konuda ayrımcılık yapılmadığını, herkese eşit davranıldığını söyledi.
Ne yaman çelişkidir bu?
Bari, devletin yaptırdığı evleri gazetecilere hediye ettiğin törende söyleme bunu…

TANJU ÇOLAK, HANGİ ARA URLALI OLDU?

“Urla’yı çok sevdim.  Urla’nın bir parçası olmayı arzu ediyorum, kısmet olursa Urla’ya yerleşmeyi planlıyorum. Bu anlamda bir Urlalı olarak üzerime ne düşüyorsa ve ne görev verilirse her zaman hazırım.”
AKP Urla İlçe Başkanı Tarkan Bakırlı’dan aldığı belediye başkan adaylığı teklifi karşısında Tanju Çolak’ın sarf ettiği sözler bunlar…
Oku da şaşırma?
52 yıllık ömrümün 20 yılını Trabzon’da, 32 yılını İstanbul’da geçirdim.
Buna rağmen hâlâ “İstanbulluyum” diyemiyorum, ama Tanju Çolak, ikamet etmediği, iftar daveti için gittiği Urla’da ‘40 yıllık Urlalı’ hissedebiliyor kendini…
AKP, ‘Avrupa’nın   eski gol kralı’nı aday gösterir mi, Urlalılar onu başkan   seçer mi?
Bunu şimdiden kestirmek zor, ama şunu değil.
“Bu anlamda bir Urlalı olarak” söylemiyle Tanju Çolak, benim gözümde artık profesyonel bir siyasetçidir.

GÜNÜN SÖZÜ
Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır. (Bernard Shaw)

“MUSTİ” KAFASI!

MİLLİYET CADDE – 3 TEMMUZ 2013 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

İnsan Hakları Örgütü, Türkmenistan’da insanların ifade ve örgütlenme özgürlüğüne getirilen katı yasaklardan bahsediyor, Mustafa Sandal konser vereceği sahnenin bizim standartlarımıza uygun olup olmadığına bakıyor

Jennifer Lopez gibi bir dünya starı, ülkesinde ifade ve örgütlenme özgürlüğüne getirdiği katı yasaklar nedeniyle İnsan Hakları Örgütü’nün ‘kara listesi’ndeki Türkmenistan Devlet Başkanı’nın 56’ncı doğum gününde konser verdiği için özür dilerken, aynı partide sahneye çıkan Mustafa Sandal’ın Milliyet’e yaptığı açıklamaya ne demeli? İşte Musti’nin dün Cadde’nin birinci sayfasındaki açıklaması:
“Ben Azerbaycan, Özbekistan, Dubai ve Türkmenistan gibi ülkelerde Türkiye ve Türk pop müziğinin tanıtım elçiliğini yapıyorum. Konser verdiğim ülkenin iç siyaseti beni ilgilendiren bir durum değildir. Beni işin sanatsal yönü ve sahne şartlarının bizim standartımıza uygun olması ilgilendirir.”
İnsan Hakları Örgütü, Türkmenistan’da insanların ifade ve örgütlenme özgürlüğüne getirilen katı yasaklardan bahsediyor, sen; konser vereceği sahnenin bizim standartlarımıza uygun olup  olmadığına bakıyorsun.
Bu neyin kafası Musti?
Değiştir şu bakış açını…
Anla artık!
İç siyasetin ötesinde, insan haklarıyla ilgili bir durumdur bu…
Üstelik; iktidar muhalefet ayrımı yapmadan, dünya insanından önce bizi ilgilendirir Türkmenistan’daki soydaşlar…

KİTLE İLETİŞİM VE ETKİLEŞİM MERKEZİ   

Bugün insanları şu şekilde ikiye ayırmak mümkün…
Sosyal medyanın gücüne inananlar ve sosyal medyayı hala ‘hava cıva’ sananlar…
Bugün sosyal medya kitle iletişimin en hızlı ve en güçlü aracı olmanın yanı sıra kitleleri etkilemede de çok önemli bir yer edindi kendine…
Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen’i sallayan ‘Arap Baharı’yla gördü bunu dünya…
Sosyal medya, öylesine kitle iletişim ve etkileşim merkezi haline geldi ki, dün sayesinde Mısır’a Cumhurbaşkanı olan Nursi’nin karşısına geçti.
Tahrir’deki Nursi karşıtı gösteriler orduyu da gaza getirdi. Çözüm için Nursi’ye 48 saat süre verdiği söylenen Mısır Genelkurmayı, hedeflerinin Cumhurbaşkanı olmadığı açıklamasını nerede yaptı biliyor musunuz?
Facebook’ta; yani sosyal medyada…
Jennifer Lopez, Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov’un doğum günü partisinde sahneye çıkıp, söyledi.
Jennifer Lopez, Türkmenistan’dan Amerika’ya dönüp, konserden kazandığı 2 milyon doların bir centini bile yiyemeden, sosyal medyada aleyhinde kampanya başladı.
Lopez, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kara listesindeki bir lidere verdiği dolaylı destek için kamuoyundan özür dilemek zorunda kaldı.

SPOR HABERLERİNİN DİLİ

Spor gazetelerinden bir kısmının ligler bitmesiyle yeniden başlaması arasında geçen sürede daha çok satmasının bir sebebi var; o da transfer  haberleri…
Demek ki futbolseverler, gerçeklerden daha çok kısmen ‘gerçek olma ihtimali az’ da olsa, palavra transfer haberlerini okumaya meyilli…
Tuttuğu takımın hafta sonu nasıl bir maç çıkardığı, nasıl yendiği, yenildiği ya da berabere kaldığını televizyondan izleyen, radyodan dinleyen taraftarlar, ertesi gün spor gazetesi almaya ihtiyaç duymayabiliyor…
Aynı taraftar, transfer sezonunda medyanın dünyanın bütün ünlü futbolcularının takımlarına transfer etmesinden hoşlanıyor…
Bu haberleri (!) verenler de alanlar da memnun olunca, gazeteciliğin evrensel kuralları ve kalıplarına oturmayan bir dil çıktı ortaya…
Dünyada ne kadar ünlü futbolcu varsa Türkiye’ye transfer eden bu haberler neden hep şöyle biter:
“Belirtildi”, “Dile getirildi”, “İddia edildi”…
İyi de “dile getiren”, “belirten” ya da “iddia eden” kim?
Kim olacak?
Sarı çizmeli Mehmet Ağa…
Yani palavra…
Bari ‘pembe haber’ veya ‘pembe yalanlar’ şeklinde logo koyun bunlara ki gerçekleri anlatanlarla gerçeküstü haberler karışmasın birbirine…

SEYİRCİ KİMDEN ALACAK BU BİLGİYİ?

“Lice’deki olaylarda bir gencin öldürülmesi Hakkari’de protesto edildi.
Göstericiler, bir derneğe ait üç katlı binayı ateşe verdi…”
Ülke TV’den Habertürk’e birçok kanalda izledim bu haberi…
Televizyon kanalları bu tür haberleri ajanslardan aldıkları için, bir haberin her kanalda aynı görüntüler ve aynı metinle ekrana getirilmesine eyvallah…
İyi de onca haber televizyonunun haber merkezinde, “İzleyenler merak ederler bu derneğin ne olduğunu?” deyip, o  derneğin adını haber metnine ekleyecek meraklı bir haberci yok mu?

GÜNÜN SÖZÜ
İnsanların hisleri bilgileriyle ters orantılıdır. Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle müdafaa edersiniz.