Spartacus’ün finalinde Türkçe ağıt

MİLLİYET CADDE – 6 Nisan 2012 tarihli ALİCE

Yabancı dizileri delicesine takip eden arkadaşlarımdan biri telefon açtı ve “Maillerine baktın mı, Spartacus’le ilgili bir şey attım sana” dedi.
Maillerime baktım, ondan gelen ‘Spartacus: Vengeance 10. Bölüm’ linki var. Başından beri izlemediğim bir diziye sondan başlayacak halim yok. Hemen telefon açıp sordum ne var Spartacus’un bu bölümünde beni ilgilendiren diye.
“Spartacus: Vengeance’nin sezon finali Türkçe bir ağıtla bitti” diye yanıt vermesin mi?
Hemen dizinin videosunu açıp, bölüm sonuna geldim.
İzleyince gördüm ki gerçekten de savaş ve sevişme sahneleriyle ünlü ‘Spartacus: Vengeance’ dizisinin sezon finali, Türkçe bir ağıtla bitti. Lucretia, yıllar önce kaybettiği çocuğunun yerine koyduğu bebekle atlarken uçuruma, fonda kullanılan ağıt ‘Eledim Eledim Höllük Eledim’di, ama söyleyeni çıkartamadım. Bu konuda başvuracağım ilk adres Kalan Müzik’ti.
Dizideki sahneyi izleyen Kalan Müzik’ten Kutsal Özer, “Türküyü söyleyen Aysun Gültekin” dedi.
Diziyi çeken şirketin Gültekin’le temasa geçip geçmediğini, telif ödeyip ödemediğini bilmiyorum.

‘KUZEY GÜNEY’ YOK, ÇÜNKÜ
AY YAPIM BAŞVURU YAPMADI

Rahşan Gülşan’ın Habertürk’teki dünkü yazısının başlığı şöyleydi:
“Kuzey’siz, Kıvanç’sız ödül olur mu?”
Yazıyı okuduğunuzda da şöyle bir sonuç çıkıyor ortaya:
Antalya Televizyon Ödülleri’nin adaylarını belirleyenler, “Ödüllerini almaya gelmezler” düşüncesiyle Ay Yapım’ın hiçbir dizisini aday göstermediler.
3’üncü Antalya Televizyon Ödülleri’nin ön jürisinde görev yapanlardan biriyim, yarışmayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’yle düzenleyen AKSAV’ın Denetim Kurulu Üyesi’yim.
O nedenle bir yanlışı düzeltmek ve Rahşan Gülşan’a doğru adresi göstermek isterim.
Ödül değerlendirmeleri iki türlü yapılır. Bir kısmı sadece başvuru yapanlar arasında değerlendirme yapar, kimi başvuruya bakmaksızın kendi seçer adayları.
Tercih meselesi bu.
Antalya Televizyon Ödülleri’yse sadece başvuranların yarıştığı bir arena. Ön jüri, başvuran yapımlar arasından yapar değerlendirmesini.
Ay Yapım’ın hiçbir dizisinin aday gösterilmemesinin sebebi, şirketin patronudur.
“Geçen sene çok ödül aldık, bu sene katılmayalım da başkaları alsın” deyip başvurmadı Ay Yapım’ın patronu.
O nedenle “Kuzey’siz, Kıvanç’sız ödül olur mu?” sorusunun muhatabı Antalya Televizyon Ödülleri’ni düzenleyenler ya da aday sayısını beşe indiren ön jüri üyeleri değil Ekrem Çatay’la oğlu Kerem Çatay’dır.
Diyeceğin bir şey varsa, onlara söyle.
‘ESERiN BÜTÜNLÜĞÜ’NÜ
BUZLANMA BOZMAZ MI?

Okurlarımızdan biri, “TV Dünyasına Telif Bombası” başlıklı yazımı okuduktan sonra aklına takılan bir konuyu mail olarak gönderdi. Adı bende saklı okurumuzun dile getirdiği şu konu gerçekten de önemli:
“Merhaba Ali Bey;
Bugünkü köşe yazınızda bahsettiğiniz ‘TV Dünyasına Telif Bombası’ yazınızı okuduktan sonra size bu maili atmaya karar verdim. Verdiğiniz haber hem izleyici hem de eser sahipleri açısından güzel bir haber. Lakin bu kanun değişikliğinde ‘birileri’ bu kanunu işlerine geldiği gibi değiştiriyor diye düşünüyorum. Yazınızdan bir parça kopyalayarak konuyu biraz daha açayım:
Artık ‘eser bütünlüğü esas’ kabul edilecek ve sahipleri izin vermedikçe-ister ‘yapımcı’ olsun ister ‘yayıncı’-eserler üzerinde en küçük bir değişiklik yapamayacak.
Peki biz izleyicileri artık çıldırtma noktasına getiren TV’den soğutan, dizi ve filmlerdeki neredeyse her şeyin RTÜK tarafından kesilmesi, buzlanması, sansürlenmesi ne olacak? RTÜK bunu yaparak eserin marka değerine zarar vermiş olmuyor mu? Bir senarist senaryosunu yazarken acaba sansürlenir mi endişesiyle hayal gücüne koyduğu sınırın, bir senaryonun çekilip TV’ye teslim edildikten sonra, yayınlanmadan önce veya sonra RTÜK korkusuyla sansürlenip makaslanması, buzlanmasının eserin marka değerine verdiği zarar ne olacak? Elleri değmişken işlerine gelmese de şunlara da bir el atsınlar. Çocukları koruma bahanesi altında çocuk kandırdığını sananlar artık senaristlerin ve izleyicinin özgür iradesinden sansürcü zihniyetlerini çeksinler.”
Okurumuz haklı.
Madem ki ‘eserin bütünlüğü esas’, o zaman gerekçe ne olursa olsun hiçbir kişi ve kurum, sahibinden izin almadan ona dokunmamalı. Buzlanma da, RTÜK korkusuyla makas da olmamalı.