SİNEMANIN GERÇEKLERİ

MİLLİYET CADDE – 17 NİSAN 2013 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

18’inci Sadri Alışık Tiyatro-Sinema Oyuncu Ödülleri’ne aday gösterilenler açıklandı. Adaylar arasında iki film ve iki başrol oyuncusu dikkatimi çekti. Erden Kıral, Çolpan İlhan, Filiz Akın, Fehmi Yaşar, Burak Göral, Burçak Evren, Tülin Özen ve Prof. Dr. Bülent Vardar’dan oluşan Sinema Seçici Kurulu, Sinema Kadın Oyuncu kategorisinde şu oyuncuları aday gösterdi:
Neslihan Atagül/Araf
Devin Özgür Çınar/Geriye Kalan
Nihal Erdönmez/Gözetleme Kulesi
Selen Uçer/Can…
Normal mi?
Değil…
‘Araf’la ‘Gözetleme Kulesi’ni izlemedim ama ‘Geriye Kalan’ ve ‘Can’ı seyrettim. Ne zaman mı? İki sene önce yarıştıkları Antalya’da… Üstelik o yıl yani 2011’de 48. Antalya Altın Portakal’dan ödülle döndü bu filmler. Behlül Dal Jüri Özel Ödülü ve Antalya Kent Konseyi Seyirci Ödülü ‘Can’a verildi, Devin Özgür Çınar da ‘Geriye Kalan’daki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu seçildi.
2011’de ‘Geriye Kalan’daki rolüyle Altın Portakal kazanmış Devin Özgür Çınar’la iki sene önce Antalya’dan iki ödülle dönen ‘Can’ın başrol oyuncusunun bu rollerle 2013’te yarıştırılması normal mi? Değil… Normalde iki oyuncu da Sadri Alışık’ta geçen sene yarıştırılmalıydı. Ama öyle olmadı, olamadı… Çünkü Antalya’dan ödülle dönen iki film de zamanında vizyona giremedi. Festivallerde ödül kazanan filmler, hazır gündemdeyken sıcağı sıcağına vizyona girmesi gerekir ki, iyi olsun gişesi… Ama gel gör ki, bir yıl sonra bile olsa kıyıda, köşede birkaç salon bulup, ödüllü filmlerini gösterime sokabilenler, şanslı sayıyor kendini.
Normal koşullarda 17’nci Sadri Alışık Ödülleri’ne aday olması gereken Çınar ve Uçer’in bu yıl aday gösterilmesinin altında yatan gerçek budur. Sinemaseverler, 49’uncu Altın Portakal’da En İyi Film seçilen ‘Güzelliğin On P’ar Etmez’i izleyebildi mi?
Hayır… Niye? Vizyona giremedi de ondan… Geçenlerde ünlü bir film yapımcısı söyledi de oradan biliyorum, Antalya Altın Portakal’da En İyi Film seçilen ‘Güzelliğin On P’ar Etmez’in yapımcısı, filmini vizyona sokabilmek için ondan destek istedi.
Ortaya çıkan tablonun suçlusu kim sizce? Vizyona bile girme şansı olmayan filmlere ödül veren jüriler mi, bu filmleri yapanlar mı, yoksa sistemin bizzat kendisi mi? Karar sizin…

KAMERA ARKASINDA NE OYUNLAR OYNANIYOR?

Aslında olay somut… Dizi yapımcısının, çekilen dizinin, oyuncuların kimler olduğu belli ama yazmayacağım hiçbirinin ismini… Birincisi kolay kolay ayıklanacak gibi değil bu pirincin taşı! İkincisi de televizyon dünyasında ilk kez de olmuyor bu… Son yıllarda paralarını alamadıkları için dizi yapımcıları hakkında o kadar çok dava açan var ki! Sadece isimlerini yazmaya kalksam Milliyet CADDE’de bana ayrılan yer yetmez… O yüzden genelleme yaparak anlatmak istiyorum son skandalı…
Türkiye çapında tanınmasa da, sinema ve televizyon dünyasının bildiği bir oyuncu ve yazar, günün birinde, “Şöyle bir dizi yapacağım. Kanalla da 13 bölüm anlaşma yaptım” deyip, başlıyor dizinin ekibini oluşturmaya. Önce tanınan, bilinen bir yönetmenle anlaşıyor, sonra dizinin kadrosu oluşturuluyor. Yapımcı, dizide oynatacağı isimleri sokaktan falan da bulmuyor.
Türkiye’nin sayılı cast ajanslarıyla yapıyor oyuncu seçimini ve her birine içinde şöyle bir madde olan sözleşme imzalatıyor:
“Yapımcı, oyuncuya bölüm ücretini, yayın gününden sonra öder. Oyuncu bölüm yayınlanmadan para talep edemez.”
Çekimler başlıyor, günler su gibi akıp gidiyor. Dizinin beş bölümü çekildikten sonra yapımcının, “Şu kadar bölüm anlaşma yaptık” deyip, sette pasta keserek kutladığı kanalın, diziyi baştan reddettiği ortaya çıkıyor. O güne kadar bir kuruş para almayan önce oyuncular, ardından tüm ekip işi bırakıyor. Yapımcı da boş durmuyor. O da sözleşmeye aykırı hareket edenler hakkında dava açmak için sete noter getirtip, gelmeyenlere dair tutanak tutturuyor. 70 kadar dizi çalışanından bir kısmı yapımcı hakkında suç duyurusunda bulunurken, bir kısmı da alacak davası açıyor. Türkiye’de adaletin geç tecelli ettiğini bilen kamera şirketinin sahibi, “Para yoksa, görüntü de yok” deyip, çekilen görüntülere el koyuyor.
Buraya kadar yazdıklarımdan da anlaşılacağı gibi, dizi dünyasında hep iyi şeyler olmuyor. Kameranın önü gibi, arkası da her türlü oyuna açık bir zemin.

GÜNÜN SÖZÜ

Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır. (Dostoyevski)

İlginizi çekecek diğer haberler