ŞEZLONGA HAVLUDA BİZİ BİLE SOLLADILAR

MİLLİYET – 11 AĞUSTOS 2014 PAZARTESİ  –  ALİCE

Ekran Resmi 2014-08-08 10.52.53 AMEkran Resmi 2014-08-08 10.53.09 AMBir süredir Alman ve İngiliz medyası arasında acayip bir savaş var. Bild, Cambridge Düşesi Kate Middleton’ın poposunun göründüğü fotoğrafı satın alıp basınca kızışan savaşta son hamle yine Almanlardan geldi.
“İspanya” href=”http://www.milliyet.com.tr/ispanya/” target=”_blank”>İspanya’da bir otelin havuz başında çekilmiş iki fotoğrafı kullandı.
Saat 7.36’da aynı açıdan çekilen fotoğrafta bomboş bir havuz ve etrafına dizilmiş şezlonglar var.
Saat 9.21’de çekilen ikinci fotoğrafta ise sayısı artan şezlongların tümü havluyla kaplı. Havuzda yüzen insan sayısı ise iki.
Bild, bu fotoğrafları “Havlu savaşlarına fotoğraflı kanıt. İngilizler havlu savaşları konusunda en kötü millet” diye yayımlayınca, Daily Mail’den karşı atak gecikmedi.
Daily Mail, İspanya’nın Costra Brava bölgesindeki otelin müşterileriyle konuşup Bild’in haberini yalanladı. Otel müşterileri arasında Almanların da olduğunu yazan Daily Mail, bir hamle daha yaptı ve Almanların Side’deki bir aqua parkta şezlong kapmak için kapıda nasıl kuyruk olduklarını, zorladıkları demir parmaklıklar açılınca içerine nasıl daldıklarının videosunu yayınladı.
Taraflardan kim haklı, kim haksız bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var ki bu haber sayesinde bir “şehir efsanesi” daha bitti.
Bugüne kadar hep ne deniyordu? “Bir tatil köyünde sabahın köründe biri şezlonga havlu atıyorsa bilin ki o Türk’tür.”
Demek ki neymiş?
Havlu atarak şezlong kapatmak sadece Türklere özgü bir şey değilmiş, evrensel bir hastalıkmış!

DROGBA’YA YAPILAN

Cuma akşamı Türkiye’de bir ilk gerçekleşti. Soma’da kaybettiğimiz 301 madencinin ailesine yardım amacıyla Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda Fenerbahçe, Beşiktaş ve Chelsea arasında üçlü turnuva düzenlendi.
Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün PR ajansı İdea’nın davetlisi olarak Beşiktaş yöneticilerine ayırılan tribünden izledim. Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarının maçları yan yana izlemesi, hayli zamandır özlemini duyduğumuz bir görüntüydü.
Tribünlerin, Fenerbahçe ile Beşiktaş maç yaparken ısınmak için sahaya çıkan Chelsea’yi alkışlaması güzeldi.
Teknik heyetin ısınmaya gönderdiği Fenerbahçeli Emre Belözoğlu, maça girmek için yedek kulübesine gelirken yanından geçtiği Chelsea’nin Teknik Direktörü Mourinho’nun ona “çak” yapıp, tebrik etmesi de öyle…
Aynı şekilde Galatasaray’dan eski takımına transfer olan Didier Drogba’nın, maça girmek için saha kenarına geldiğinde gördüğü Beşiktaş Teknik Direktörü Biliç’le kucaklaşması da…
Türkiye’nin iki büyük futbol takımının yanı sıra Chelsea gibi bir dünya devini Soma için bir araya getiren turnuvada stadyumun dolmaması, her topla buluştuğunda tribünlerin Galatasaray’ın eski futbolcusu Drogba’ya “Yuh” çekmesi üzücü ve düşündürücü.

TUĞBA’NIN YENİ HALİ

HT Pazar’ın kapağında geniş bir yer işgal eden fotoğrafın altında ismini yazmasa tanımakta güçlük çekerdim Tuğba Altıntop’u…
Saroz’daki yazlığında torunuyla oynarken düşüp burnunu kıran, kırılan bardak yüzünden vücudunda kesikler oluşan Altıntop’un yaptırdığı estetik sonrası tanımakta güçlük çeken sadece ben değilmişim.
“Aile bireylerim bile tanımıyormuş gibi bakıyor, fakat onlar da alışacak” dediğine göre anlayın Altıntop’taki değişimi. “Yaptırmışken onu da yaptırayım” diyerek burun estetiğinin yanı sıra sadece cam kesiklerinin olduğu yerlere değil, dudaklarına da yağ enjekte ektiren Altıntop, ameliyat masasına yatınca şöyle demiş doktoruna:
“Ne yaparsan yap yüzümü düzelt.”
Ya doktoru onu yanlış anladı ya da ameliyat masasında söyledikleri Altıntop’un aklında yanlış kaldı. Yeni haline bakınca Altıntop, doktoruna sanki şöyle dedi:
“Ne yaparsan yap, beni de estetikli, botokslu kadınlardan biri yap.”

GÜNÜN SÖZÜ
“Hiçbir süs edep kadar güzel değildir.” (Hz. Ali)