OYUNCULUĞUN ŞEREF MADALYASI

MİLLİYET CADDE – 1 NİSAN 2013 PAZARTESİ  –  ALİCE

Bu yıl 50’nci yapılacak “Altın Portakal”da, festivalin başladığı yıl oyunculuk yapanlar ve halen aynı mesleği sürdürenler, ‘Türk Sineması Şeref Ödülü’, ‘Altın Portakal Şeref Ödülü’ ya da ‘Altın Portakal Şeref Madalyası’ gibi çok özel bir ödülle taçlandırılsa güzel olmaz mı?

Hafta sonu Antalya’daydım. Çünkü kurucularından olduğum Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) Genel Kurulu vardı.
İki dönemdir AKSAV’da Denetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyordum. Sağ olsun Kurucular Kurulu, oybirliğiyle yeniden aynı göreve layık gördüler beni. Mevcut Yönetim Kurulu da aynı şekilde Genel Kurul’da güven tazeledi.
SODER adına Genel Kurul’a katılmak için Antalya’ya gelen Yusuf Sezgin ve AKSAV’ın üyelerinden Sümer Tilmaç’la akşam yemeğinde bu yıl 50’ncisi gerçekleştirilecek ‘Altın Portakal’a dair fikir jimnastiği yaptık.
Türkiye gibi sinemanın sektör olamadığı, kamu yararına iş yapanları işlerinden soğutmayı maharet sayanların cirit attığı bir ülkede bir film festivalini yarım asır yaşatabilmek maharet. O yüzden ilk günden bu yana ‘Altın Portakal’da emeği olanlara gönülden teşekkür etmek gerek.

50 yıl zirvede kalabilmek
Bu ülkede 50 yıl oyuncu olarak zirvede kalabilmek de çok önemli bir meziyet. O nedenle “50. Altın Portakal’da, festivalin başladığından bu yana oyunculuk yapanlar ‘Türk Sineması Şeref Ödülü’, ‘Altın Portakal Şeref Ödülü’ ya da ‘Altın Portakal Şeref Madalyası’ gibi çok özel bir ödülle taçlandırılmalı” dedim. Fikrime, “Vallahi çok iyi düşünmüşsün” diyerek destek veren Sezgin ve Tilmaç’la başladık bu ödüle layık oyuncuları saymaya:
Ahmet Mekin, Aydemir Akbaş, Bülent Kayabaş, Eşref Kolçak, Fatma Girik, Fikret Hakan, Halit Akçatepe, Hülya Koçyiğit, Kuzey Vargın, Salih Güney, Sevda Ferdağ, Süleyman Turan, Sümer Tilmaç, Tanju Gürsu, Türkan Şoray ve Yusuf Sezgin…
Belki bizim aklımıza gelmeyen birkaç isim daha…
Hepsi bu…
Sinemaya 50 yıl önce başlayıp, halen hayatta olan başka oyuncular da var…
Ama bizim kriterimiz, ‘50 yıl önce olduğu gibi bugün de hâlâ kamera karşısında olan oyuncular’dı… Hayatta olan, ama yıllardır oyunculuk yapmayanları dikkate almadık.
‘50. Altın Portakal’a yakışır bir organizasyon için şimdiden kolları sıvayan AKSAV yönetimi fikrimizi benimser mi, başka bir proje mi geliştirir bilemem…
Sinemada 50 yıl oyunculuk yaparak ayakta kalmayı başaranlara sadece ‘Şeref Ödülü’ ya da ‘Şeref Madalyası’ vermek  yetmez, heykelleri de dikilmeli…

Sinema aşkı bambaşka
Son günlerde üç oyuncunun sinemaya dair söyledikleri bu fikrimi daha da pekiştirdi.
68 yaşındaki Türkan Şoray ve 66 yaşındaki Hülya Koçyiğit’in bu yıl içinde çekecekleri sinema filmlerini anlatırken kullandıkları cümleler, iki oyuncunun sinemaya olan aşklarını, tutkularını bir kez daha gözler önüne serdi.
Hande Ataizi, ‘Mum Kokulu Kadınlar’la ‘Altın Portakal’ kazandığında 23 yaşındaydı.
Ataizi, aradan geçen 17 yılda topu topu 4 film çekti. Ataizi, altı yıldır film, beş yıldır dizi çekememesinin sebebini, “Doğru projeyi ve cast’ı bekliyorum” diyerek açıkladı.
Hande Ataizi gibi 23 yaşında ‘Altın Portakal’ kazanmış bir oyuncunun yıllarca film ve dizi çekmediği ya da çekemediği bir ülkede oyuncu olarak 50 yıl ayakta kalmak, başarıdan öte ‘mucize’ olsa gerek.

BU ÖZELLiKLER KiMLERDE VAR?

6 Nisan’da Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da (TİM) konser verecek şarkıcının gazetedeki ilanındaki şu vurgu dikkatimi çekti:
“Milyonların sevgilisi, sahnelerimizin büyük ses yıldızı…”
Onlarca şarkıcı var böyle, sesi güçlü ve milyonların gözdesi…
İlandaki o şarkıcının ismini ve fotoğrafını çıkar, onlarınkini koy, cuk oturur…
Yazılan metin öylesine genel ki, hiçbir özel yanı yok çünkü…
Şayet bir kişiye uygun gördüğünüz bir sıfat, o kişinin ismi zikredilmeden kim olduğunu anlatıyorsa mesele yok.
İlandaki gibi “Milyonların sevgilisi, sahnelerimizin büyük ses yıldızı” denildiğinde akla gelen tek isim Sibel Can olamayacağına göre mesele şudur:
“Süperstar” denildiğinde akıllara Ajda Pekkan, “Megastar” dendiğinde Tarkan, “Sultan” denilince Türkan Şoray geliyor. Bu da bu sanatçıların alanlarında tek olduğunu gösterir.
Sibel Can denince insanların aklına şarkıcıdan başka bir şey gelmiyorsa, bu demektir ki kamuoyu henüz bir sıfat verip, alanında tek ilan etmedi onu…

GÜNÜN SÖZÜ

Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır. Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır. (Peyami Safa)

İlginizi çekecek diğer haberler