OYUNCU VE ODUNCU MU?

MİLLİYET CADDE – 26 NİSAN 2013 CUMA  –  ALİCE

ABD’li kariyer planlama şirketi Career Cast’ın 25’incisini yaptığı ‘Yılın Mesleği’ araştırmasının sonuçları ilginç. Mesleklerin ‘ortam’, ‘gelir’, ‘stres’ ve ‘görünüm’ gibi kriterlerle değerlendirildiği araştırmaya göre 2013’ün en iyi mesleği, ‘aktüerlik’!
Finansal risk değerlendirme ve çözüm uzmanlığının ‘Yılın Mesleği’ seçilmesinin nedeni ‘tamamen duygusal’…
Çünkü yılda ortalama 91 bin dolar kazanıyor Amerika’da bu işi yapanlar.
Bu işin ardından yıllık kazançları birkaç bin dolar daha düşük olan biyomedikal             mühendisliği ve yazılım mühendisliği geliyor…
Şimdi geliyorum işin en ‘bomba’ tarafına…
Aynı araştırmaya göre Amerika’da ‘en kötü meslek’ gazete muhabirliği…
Çünkü yıllık kazançları  35 bin dolar…
İşte 2013’ün en kötü
meslekleri:
1. Gazete muhabirliği
2. Odunculuk
3. Sözleşmeli askeri personel
4. Oyunculuk
5. Sayaç okuyuculuğu
6. Petrol sondaj işçiliği
7. Postacılık
8. Hosteslik
9. Mandıra çiftçiliği
Bizde yapılsa benzer   araştırma, acaba nasıl bir   sonuç çıkar karşımıza?
Mesela Amerika’daki gibi ‘oyunculuk’la ‘odunculuk’ aynı listede olur muydu?
“Ne oyuncusu, odunun teki o? Odunu koysalardı, daha iyi oynardı” gibi benzetmeler yapılır bizde, ama değil 25, 1025 defa bile yapılsa Türkiye’de bu araştırma, ‘odunculuk’la ‘oyunculuk’ işini yan yana getirmek gelmez kimsenin aklına?
İşin bir diğer ilginç yanı da, Hollywood gibi sinema dünyasına yön veren bir gücü elinde bulunduran Amerika’da  oyunculuğun bu denli gözden düşmüş olması…

TOP MODELİN SİLAH AŞKI!

3,c=0,h=554.bild-1

3,c=0,h=554.bildBoston Maratonu’nda bombalar patlıyor, üç masum insan ölüyor, 180 kişi yaralanıyor… Polis, maratonu kana bulayarak ülkelerinde 11 Eylül korkusunu hortlatan bombacıların peşine düşüyor…
Av uzun sürmüyor, polis bombacı kardeşlerden büyüğünü ölü, küçüğünü ağır   yaralı ele geçiriyor…
Amerikalılar sokağa çıkıp, tehlikenin geçmesini kutluyor.. Bütün bunlar Victoria’s Secret’ın meleği top model  Karolina Kurkova’nın   umurunda olmuyor…
Giymiş her tarafı otomatik silah fotoğraflarıyla süslü siyah beyaz kıyafetini çıkmış sokağa…
Kurkova’nın 11 Eylül’den bu yana terör korkusundan bir türlü kurtulamayan Amerika sokaklarında böyle bir kıyafetle üstelik de paparazzilerin cirit attığı yerlerde dolaşmasını ‘sarışın güzel’in saflığına bağlayan yorumlar var.
Aynı görüşte değilim.
Sarışınlıkla, saflıkla alakası yok bu kıyafetin… Bal gibi cinliktir bunun adı…
“Sarışın”, “Güzel”, “Saf” ve “Safa yatan cin”,  “Gündemden beslenenler”  derken nedense birden aklıma onlar geldi.
Banu Alkan ve Hilal Cebeci’den haberi olan var mı?

TRABZONSPOR’U ALLAH KORUMUŞ

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, kendini ne kadar başarılı bulursa bulsun, sportif açıdan tablo ortada…
‘Karadeniz Fırtınası’,   tarihinde ilk kez ligden düşme korkusunu bu denli uzun   soluklu yaşadı…
Başkan Sadri Şener’in Lig TV’ye yaptığı açıklamalar, Trabzonspor’u Allah’ın koruduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Allah aşkına bakar mısınız Trabzonspor Kulübü Başkanı’nın yaptığı şu açıklamalara:
“Yurt dışından alınan  oyuncular çok kötü. Hepsi   hocanın ve bazı hocaların tavsiyesiyle alınmıştır. O zaman  bende aramayın sorunu,   hocalara soracaksınız.
Bamba var mesela, bomba! İngiltere İkinci Lig’de oynuyordu. İngilizler göremedi, biz  hemen gördük ve aldık onu!
Bazı oyuncuları oynatıyorlar, hayret ediyorum. Herhalde ben anlamıyorum deyip,   kendimi teselli ediyorum.
Bir Sivas maçı seyrediyorsun, evlere şenlik. Adam alıyor topu, sürüyor. Sonra biraz hızlanıyor. Bizimkiler bakıyor, geri çekiliyor. Adam geliyor, golü atıp gidiyor. Böyle bir şey yok. ‘Bizim takımda birisi mutlaka onu durdurur’ ya da ‘Bizim takım o kadar büyük ki o top bizim kaleye girmez’ diyorlar. Giriyor işte bir tuhaflık var.
Futbolcuların arabaları, evleri, otobüsleri bile var. O yüzden benim aklıma şu geliyor. Bu futbolcular ya Trabzon şehrini sevmiyor, ya Trabzonspor’u,  ya da yönetimi veya beni…”

GÜNÜN SÖZÜ
El üstünde tutulmak için illa tabuta mı girmek lazım?