Osmanlı dürbünü!

MİLLİYET CADDE – 21 Kasım 2012 Çarşamba  ALİCE

‘Bir Zamanlar Osmanlı’da  teleskopla yapılan gözetlemede, ekranda yuvarlak görüntü olması gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Teleskop yerine dürbünden yansıyan klasik görüntü ekrana geldi. Dizinin geçtiği dönemde dürbün henüz icat edilmemişti.

“Dürbün, 1894 yılında Carl Zeiss tarafından icat edilmiştir, fakat dürbün üzerine bilinen ilk uygulamayı yapan kişi teleskopun da mucidi olan Hollandalı optisyen Hans Lippershey olduğundan kendisi günümüzde dürbünün mucidi olarak bilinmektedir. Lippershey, dürbün  konusundaki ilk çalışmalarını  1608 yılında yapmıştır. Hans Lippershey, (1570 Eylül-1619) Almanya’da doğup Hollanda’da yaşamını devam ettirmiştir. Teleskobu  bulan kişi olarak kabul edilir.”
Teleskop ve dürbüne dair yaptığım araştırmadan aldığım notlar bunlar. Niye böyle bir çalışma  yaptığıma gelince, sebebi şu:
TRT 1’de yayınlanan ‘Bir Zamanlar Osmanlı’nın pazartesi akşamı ekrana gelen bölümünde iki kişinin çalılıklar arasında birilerini gözetlediği bir sahne vardı.
Gözetleme yapanların elinde teleskop vardı.
Daha sonra ekrana onların gözünden gördükleri yansıdı.
Ancak ekrana yansıyan görüntüyle, gözetleyenlerin gördükleri arasında şekil olarak fark vardı.
Çünkü o kişiler gözetlemeyi teleskopla yaptıkları için ekranda bir yuvarlak görüntü olması lazımdı.
Ama öyle olmadı, sayfada  temsili fotoğrafını gördüğünüz  gibi dürbünden yansıyan   klasik görüntü vardı.
Bu da diziyi izleyen arkadaşımın dikkatinden kaçmadı. O benimle paylaştı, ben de sizlerle.
Biliyorum, diziye sınıf atlattığına inandığım ve bunu da yazdığım yönetmen Abdullah Oğuz, bunu gündeme getirdiğim için kızacak, bozulacak bana, ama olsun.
Biliyorum Abdullah Oğuz,  “Zamana karşı yarışırken bazı şeyler kaçıyor gözden. O kadar kusur kadı kızında da olur” diye sitem edecektir bana.
Düşük bütçeli bir sinema  filmi bile bir aydan önce çekilmezken, sinema filmlerinden bile uzun bölümlerin bir haftada çekilmesinin ne denli zor olduğunu   elbette ki biliyorum.
Dönem dizisi çekenlerin işi  daha da zor.
‘Bir Zamanlar Osmanlı’nın  geçtiği dönemde dürbün henüz  icat edilmediği halde, dürbün görüntüsünün kullanılmasının dikkatli seyircilerin dikkatinden kaçmadığını yazmak da benim işim.

TEMEL’İN GALASI BU AKŞAM TRABZON’DA

Sinemada 1 milyon 731 bin 519 kişinin izlediği ‘Sümela’nın Şifresi Temel’in yeni macerası ‘Moskova’nın Şifresi Temel’,  23 Kasım’da vizyonda olacak.
Senaryosunu Yılmaz Okumuş’un yazdığı, Adem Kılıç’ın yönettiği ‘Sümela’nın Şifresi  Temel’in galası, çekildiği   Trabzon’da yapılmıştı.
Başrollerinde Alper Kul, Aslıhan Güner, Salih Kalyon ve Ruhi Sarı’nın oynadığı filme, Trabzon’da gala uğurlu geldiği için yönetmeni ve yapımcısı Adem Kılıç, ‘Moskova’nın Şifresi Temel’in galasını da Trabzon’da yapmaya karar verdi.
‘Moskova’nın Şifresi Temel’in galası, Trabzon Forum’da yapılacak. Gala için önce 8 sinemadan 4’ünü rezerve eden yapımcı, talep fazla olunca 8 salonu da kiraladı.
Trabzon’da film galası olur da, gitmem mi?
İlkinde olduğu gibi bu galada da Trabzon’dayım.
Yönetmen yardımcısı ve filmin Trabzon prodüksiyon sorumlusu Emin Albayrak, galaya katılacaklar arasında Orduspor’u evinde yenen Trabzonsporlu futbolcuların da olacağını söyledi.
‘Moskova’nın Şifresi Temel’e dair görüşlerimi de filmi izledikten sonra yazacağım.

ŞENOL GÜNEŞ, BURASI TÜRKiYE!

Trabzonspor, evinde yenilmeyen Orduspor’u evinde yenmiş.
Üstelik Trabzonspor, uzunca bir süre sonra taraftarın ‘tribün şov’ yaptığı 61. dakikada gol  atarak, başarmış bunu.
Böyle bir takımın teknik direktörünün maçtan sonra basın toplantısının gündeminin ‘isyan ve sitem’ olmasını bekler misiniz?
Ama Şenol Güneş yaptı bunu.
Çünkü dertli. Çünkü dolu.
O yüzden de Güneş, “Fırat  Aydınus bir oyuncuyu attı diye  isyan ediyorlar. Aynı hakem  beni de atmıştı, ama o zaman  kimsenin sesi çıkmamıştı” dedi.
İlahi Şenol Güneş, bilmez  misin ki burası Türkiye, burada  böyle. Allah aşkına Türkiye’den başka nerede olur bu?
Orduspor taraftarları, Trabzonspor otobüsü sanıp, kendi takımını taşıyan otobüsü taşladı. Atılan taşlardan biri Ordusporlu futbolculardan Monje’nin başını yardı. Futbolcuya üç dikiş atıldı.
Bu da medyaya ‘trajikomik  saldırı’ olarak yansıdı.
Ordulular, Trabzonspor’un otobüsünü taşlasaydı normal  sayılacaktı yani.

GÜNÜN SÖZÜ
Unutma; senin için başkasından vazgeçen, bir gün başkası için senden vazgeçer. (Hz. Mevlana)