MADENCİ BAYRAM VE KREDİLİ ESARET!

MİLLİYET – 16 MAYIS 2014 CUMA  –  ALİCE

Madencilik tarihimizin en büyük acılarından birinin yaşandığı Soma’da NTV muhabiri soruyor, kameraman da kaydediyor:
“Bayram Bey, çok üzücü bir kaza. Bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz? Yeniden girecek misiniz madene?”
Önce derin bir iç çekiyor madenci…
Sonra da şu yanıtı veriyor:
“Yeniden girmemiz lazım, çünkü yapacak başka bir şeyimiz yok. Kredim var… Kredi ödüyorum bankaya… Soma’da yapacak başka bir şeyimiz yok yani.”
İnsan niye bankadan kredi kullanır?
Başını sokacak bir ev, ayağını yerden kesecek bir otomobil sahibi olmak ya da değişik nedenlerle ekonomik olarak hayata tutunmanın başka yolu kalmadığı için…
Ödemeleri nakit yapamadığımız her dakika sözde imdadımıza yetişen “kredi kartları”ndan alınan her provizyonun aslında celladımızın boynumuza doladığı yeni bir halka olduğunu bile bile teslim olmak da var kaderde…
Milyonlarca “kredi esiri”nden biri olan Somalı madenci Bayram’a bu hayatta verilen rol, çoğu insandan daha riskli…
Yaşamak için her gün ölümü göze almak zorunda…
Aslında o da birileri gibi “uçan bir tekme” atmak isterdi yaşadığı kadere…
Ne o atabilir kadere bir tekme ne de onun gibi milyonlarca “kredi ve kredi kartı esirleri”…
Eli kolu bağlı, iki büklüm durumdaki insanın değil “kadere uçan tekme” atması, kıpraşması, sisteme baş kaldırması bile eşyanın tabiatına aykırı!

SOMA MADEN İŞ’E KAYITLI ÜYE 13.500 OY KULLANAN 161

Halk TV’de Ayşenur Arslan’ın “Medya Mahallesi”ne konuk olan Hürriyet yazarı Yalçın Doğan, Soma’yla ilgili ilginç bir konuya dikkat çekti:
“Geçen cumartesi günü Soma’da Maden İş’in genel kurulu vardı. Soma’da Maden İş’e kayıtlı işçi sayısı 13.500, genel kurula katılıp oy kullanan üye sayısı ise sadece 161… Katılım oranı neredeyse yüzde 1… Seçim sonunda özel sektörden 4 işçi (Onlardan 2’si Soma’da yangın çıkan maden ocağı işçisi), kamudan da 1 işçi yönetime girdi. Bu maden ocağıyla ilgili ‘Geliyorum’ diyen bir tehlike olup olmadığı konuşuldu mu diye öğrenmek için o genel kurulun tutanaklarına ulaşmak istedim, ama henüz ulaşamadım.”
Nüfusu 102 bin 224 olan ve bunlardan 15 bininin yer altında çalıştığı Soma’da Maden İş’e kayıtlı 13.500 kişiden sadece 161’inin genel kurula gidip oy kullanması elbette ki önemli bir ayrıntı…
Peki, sadece Somalı madencilere özgü bir durum mudur sendika, dernek ya da vakıf seçimlerine ilgisizlik?
Maalesef “Sendika ağalığı” ve “Sarı sendika” diye gerçekleri var bu ülkenin…
Değil fazlası, ödediği aidat kadar faydasını görmediği sendikanın genel kuruluna niye gitsin?
Niye kendisine bir kuruşluk yararı olmayan sendikanın yeni yöneticilerini seçmek için gününü heba etsin?
Çünkü gelinen noktada tablo şudur:
İster sendikalı olsun ister sendikasız, yıllar içinde öylesine hak kaybına uğradı ki çalışanlar, artık günü ve canlarını kurtarmanın savaşındalar…

GÜNÜN SÖZÜ
Hayat nasıl gidiyor mu dedin? Bilmiyorum; yaşayan birine sorun!”