KILIÇ: DİZİ OLMAYINCA ŞARKICILIĞA BAŞLADIM

31 MART 2019 PAZAR  –  MİLLİYET VATAN  –  ALİCE

Yıllarca ‘Seksenler’ dizisinde Ergun Plak olarak izlediğimiz Serhat Kılıç, Etiler’in popüler et restoranlarından Scarlet’in ikinci yılı nedeniyle şarkıcı olarak sahnedeydi. Oyuncunun ne yapacağını merak edip mekana gittiğimde, en ön masada Nazan Şorayı gördüm. Şoray, “Kılıç’ı bir defa sahnede izledim, bayıldım. Burada çıkacağını öğrenince onu dinlemeye geldim” deyince merakım daha da arttı. 

22.30 gibi performansına başlayan Kılıç’ın ilk sözü, “Oyuncuyum, şarkıcıyı oynuyorum ve haddimi biliyorum” oldu. Beş müzisyenin eşlik ettiği konserine, blues söyleyerek başladı. Repertuvarına aldığı blues ve jaz parçalarla dinleyicilerini coşturan Kılıç, Adnan Şenses’in bir eserini önce Bob Marley, sonra Hande Yener ve Serdar Ortaç’ın Çeşme versiyonu’ gibi yorumladı.

Aleyna’ya gönderme 
Şarkıcı, yabancı eserlerin yanı sıra Mirkelam’ın ‘Her Gece’, Cem Karaca’nın ‘Islak Islak’, Zeki Müren’in ‘Gitme Sana Muhtacım’ eserlerini söyledikten sonra isim vermeden Aleyna Tilki’ye gönderme yaptı:

“Eski parçalar ölümsüz. Şimdi müzik bitti. Yeni bir şarkı yok. Ne o öyle ‘Sen Olsan Bari?’ Bu kıza ‘O kadar para verdik, bir söz yaz bari’ diyecek biri yok mu?”
İki saati aşkın sahne şovunda iki kez gömleği sırılsıklam ter olan Kılıç’ın, şu sözleri ise tek işi dizi oyunculuğu olanların içinde bulunduğu durumun özeti gibiydi:
“Dizi sektörü çok kötü. ‘Seksenler’ dizisinin ha bire tekrarları yayınlandığı için insanlar beni çalışıyor sanıyor, ama iki yıldır dizi çekemiyorum. Bu yüzden ben de şarkıcı olmaya karar verdim. Yedi aydır şarkıcı olarak sahnelerdeyim.”

Evinde televizyonu olmadığını, oynadığı ‘Seksenler’ ve ‘Söz’ün sadece birer bölümlerini izlediğini açıklayan oyuncu, kendisini dinlemeye gelen Şoray’ı sahneye davet ederek, onunla birlikte ‘Hal Hal’ı söyledi.
Scarlet’in sahibi Süleyman Dilek, müşterilerinin gösterdiği ilgi karşısında Kılıç’a haftada bir program yaptırma kararı aldı.

STAR OYUNCULARIN GELDİKLERİ NOKTA 

Hayli zamandır ısrarla yazıyorum, “Dizi sektöründe hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diye…
Dünyada yayınlanan projeleriyle yılda 350 milyon dolar kazanan Türkiye’de deniz henüz bitmedi, ama suyu bayağı çekildi.
Birçok sebebi var bunun… Birincisi; 2006 yılında 5 saat 8 dakika olan TV izleme süresi, 2018’de 3 saat 34 dakikaya düştü.
İkincisi, televizyonların reklam pastasından aldığı pay küçüldü. Hal böyle olunca TV kanalları, kaşesi yüksek oyuncuların rol aldığı yüksek bütçeli yapımlar yerine, düşük bütçeli işlere yöneldi.
O yüzdendir ki bugün, oynadıkları projeler dünyada izlenme rekorları kıran, Türkiye’ye yılda 350 milyon dolar kazandıran ‘star oyuncular’ın çoğu gizli işsiz…
Türkiye’nin en popüler kadın yıldızlarından Bergüzar Korel’in “Çok yoruldum” deyip dizi oyunculuğunu bırakması, Serhat Kılıç’ın şarkıcılığa başlaması oyuncuların bireysel kararları gibi görünebilir, ama resmin geneline baktığınızda tablo şudur:
Dizi sektörü, yıldızlarını maddi ve manevi olarak besleyemez hale geldi.
Bu nedenle birçok ekran starı, ya beklemede ya da kariyerlerini sahnede sürdürmenin peşinde.

ROL ARKADAŞLARINI ‘İSİMSİZ’ BULUŞTURDU

 
Televizyon izleyicilerinin ‘Asmalı Konak’ dizisindeki Salih karakteriyle tanıdığı Burak Altay’la aynı dizinin Zeynep’i Eylem Yıldız, 17 yıl sonra bu kez tiyatro sahnesinde buluştu.

Alman yazar Tilla Lindenberg’in oyununu, Yücel Erten’in çevirisiyle sahneye taşıyan ikili, ‘İsimsiz’in ikinci gösterisini Dolmabahçe’deki Toy’da yaptı.  Yapımcılığını Kavim Tiyatro’nun üstlendiği projeyi izlemeye gittiğimde, tanıdık isimlerle karşılaştım.

Kısa bir süre önce sevgilisi Kanat Atkaya ile evlenen Şebnem Bozoklu, Rıza Kocaoğlu, konservatuvar arkadaşlarına destek için tiyatrodaydı. Yıldız ve Altay, tek perdelik dramda ayrı dünyaların insanlarını başarıyla canlandırdı.

GÜNÜN SÖZÜ
“Ayrıldıktan sonra, kalbini bir müddet ilişkiye kapatmak; yalnızlığı değil, asilliği gösterir.” (Marlynn Longston)