KAYIT CİHAZLARI YALAN SÖYLEMEZ

MİLLİYET TV – 17 OCAK 2015 CUMARTESİ  –  ALİCE

“Uzun yıllardır magazin gazeteciliği yapıyorsunuz. 1983’ten bugüne çok şey yaptınız, çok şey yaşadınız. Araştırma haberciliğine de giriyor yaptığınız. Kendinizi nerede görüyorsunuz?”
Amacım magazinin, popüler kültürün kaynak kişisi olabilmek.  O yüzden haber yaparken de yazı yazarken de adı geçenlerden görüş almaya çok önem veririm. Yöneticilik yaptığım dönemde altını çizdiğim bir şey var; tırnak içinde yer vereceğimiz görüşlerin elimizde bant kaydı mutlaka olmalı. Şov dünyası öyle bir mecra ki söylediklerini inkar edebiliyor! insanlar. O yüzden elinizde kanıt olmalı. Günümüz teknolojisi de buna müsait. Söylediklerini kaydettiğiniz halde “öyle demek istemedim” diyenler olabiliyor.
Yukarıdaki soruyu soran gazeteciler.com’dan Sayım Çınar, yanıtlayan da benim…
Bu söyleşinin yayın tarihi 9 Ocak 2015…
Tarih 12 Ocak 2015… Oyuncu Hande Doğandemir, arkadaşımız Senem Aydın’la yaptığı söyleşinin Milliyet Cadde’de yayınlandığı gün şöyle bir tweet attı:
“Film için röportaja gelip, özel hayatı sormak, söylemediğim şeyi başlığa çekmek… Tiraj kaygınıza, hayal gücünüze, işinize saygınıza sağlık.”
Doğandemir’e bir tweet attım, kastettiğiniz söyleşi Milliyet Cadde’dekiyse bileyim, ona göre yanıt vereyim. Aradan onca zaman geçti Doğandemir’den bir yanıt gelmedi.
Doğandemir, vizyondaki filmlerinin PR’ı kapsamında aynı gün birkaç söyleşi verdi medyaya. Hepsi de peş peşe çıktı.
Doğandemir’in söylemediklerini söylemiş gibi başlığa çıkaranın kim olduğunu bilmiyorum, ama şunu biliyorum.
Doğandemir’in Milliyet Cadde’de çıkan söyleşisindeki sözlerin tümü Senem Aydın’ın cep telefonunda kayıtlı.
Çünkü biz, bildiğiniz magazincilerden değiliz!
Söyleşileri sadece kaydetmeyiz, aynı zamanda muhafaza ederiz. Gazeteciler.com’da 9 Ocak 2015’te yayınlanan söyleşide vurguladığım gibi şov dünyası, yapılan söyleşinin kaydedildiğini bile bile, “Ben öyle demedim” diyebilenlerin olduğu bir yerdir.

Her alanda ‘uzman’ yorumcular

CHP’de Şişli Belediyesi krizi mi var?
Çıkar muhataplarını televizyona, Deniz Baykal’dan daha tecrübeli CHP’li gibi başlar konuşmaya…
Şırnak’ta PKK’lılar iş makineleriyle yollarda hendek mi açtı?
Saat 20.00’de otursun kamera karşısına tuvalet molası bile vermeden 24 saat aralıksız anlatır bu çukurların “Çözüm süreci”ne verdiği tahribatı…
Kemal Kılıçdaroğlu, “Hülya Avşar kim? Sanatçı mı? Yalakadan sanatçı olmaz” mı dedi?
CHP’nin kuruluşundan başlar, liderler için beste yapanlardan çıkar…
Fransa’nın 11 Eylül’ü mü patlak verdi?
Oturt onu stüdyoya, mizah dergisi Charlie Hebdo’da savunmasız     12 insanı katleden canilerin ruh halini de anlatır izleyenlere, Paris’teki yürüyüşe Obama’nın niye gitmediğini de!
Diyeceksiniz ki, “Yok artık daha neler? Bir insanın bu kadar geniş yelpazede bilgi ve fikir sahibi olması mümkün mü?”
“Bilgi”den emin değilim, ama her konuda “fikri” olanlardan geçilmiyor ekranlarda.

Yarışmalara dönüş başladı

TV kanallarında yavaş yavaş şov ağırlıklı yarışma programlarına dönüş başladı. ATV’nin jürisinde Nihat Doğan, Burak Kut gibi isimlerin yer aldığı yarışmasının dışında Show TV, “Türkiye’nin Yıldızları”nı yeniden yapmanın hazırlığında. FOX’un da benzer bir yarışma için anlaşma yaptığını biliyorum. Star TV’de yakında iki yarışma birden başlayacak. Dizilerin esir aldığı kanalların yarışmalara kapı açmalarının altında TV8’in yarışma programlarıyla AB kategorisinde elde ettiği reyting başarısının payı olabilir mi?