Kabahat hep gidende mi?

MİLLİYET CADDE – 25 Aralık 2012 Salı ALİCE

Trabzonspor Kulubü Başkanı Sadri Şener’in yaptığı açıklamaları aklım almıyor… Kongrelerde karşısına güçlü bir rakip çıkmamasının getirdiği özgüvenden mi kaynaklanıyor bu, yoksa bir ‘akıl tutulması’ mı söz konusu, bilmiyorum.

Sebebi ne olursa olsun Trabzonspor’a zarar veriyor bu… Trabzonspor düne kadar ‘futbol sınıfı’nın ‘asi’, ‘devrimci’ yanı ve de başarılarıyla adından söz ettiren kulübüydü. Şener ve arkadaşları sayesinde Trabzonspor hem ‘sıradan bir Anadolu takımı gibi’ oldu hem de sürekli parmak kaldırıp yaramazlık yapanları öğretmene şikayet eden öğrenci durumuna düştü.
Yeri geliyor öğretmen de kesmiyor, müdür, disiplin kurulu, müfettiş, bakanlık diye gidiyor şikayet zinciri… Şener’in PFDK’nın 12 maç ceza verdiği FB’li Raul Meireles için söylediklerine bakar mısınız? “Saç stiline ve dövmelerine bakınca aldığı ceza doğal.” Bu nasıl bir zihniyettir? TS Başkanı, futbolculara ‘kılık kıyafet ve davranış’tan puan veren TFF yetkilisi oldu da bizim mi haberimiz yok bundan?

Üslup farkına dikkat!

Pazar akşamı Avni Aker’de büyük tepki vardı eski Trabzonsporlu, yeni Galatasaraylı Burak Yılmaz’a. Sadece kötü tezahürat yoktu Burak’a. Demir para, su, hatta ses bombası bile atıldı futbolcuya… TS Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Burak, Selçuk ve Umut’un takımdan ayrılmasına ben de üzüldüm. Ancak taraftarlarımızın tepkisi bu olmamalıydı. Bunları aşarsak en büyük taraftar, en büyük takım olacağız” derken Trabzonspor Başkanı Şener, şunları söyledi: “Burak’a atılan maddeleri tasvip etmiyorum ama futbolda böyle tepkilerin olması normal! Burak dediği gibi 5 milyon euro kazandırdı ancak daha farklı olabilirdi. Zorla tutacak değildik. Bize konuştuğu gibi davranmadı.”
Her açıdan yanlış bir beyan… Bir kere Selçuk ve Egemen, sözleşme yenilemedikleri için Trabzonspor’a bir kuruş bonservis bedeli ödemeden gitti. Burak Yılmaz, onlar gibi yapmadı, aksine yıldızının parladığı yıl sözleşme uzattı kulüple…
Şayet yönetim, Şenol Güneş’i dinleyip, sözleşmeye “5 milyon euro getirirse gider” yerine, “Kulüp izin vermeden gidemez” maddesi koysaydı Burak Yılmaz hâlâ Trabzonspor’daydı.

Geleni tutamıyorsanız…

“Galatasaray’la dosttuk. Trabzon halkı Galatasaray’ı severdi ama bundan sonraki yıllarda illişkilerimizin iyi olacağını sanmıyorum” diyen Şener’e gel de şu soruyu sorma: “Trabzonspor, kimin zamanında Galatasaray’ın ‘pilot takımı’ olarak anılır oldu?”

Kabahat hep ‘gidenler’de mi?

Transfer ettiğiniz futbolcuları Trabzonsporlu yapamıyorsanız, kabahati hep başkalarında aramayın. ‘Kiracı dayanmayan ev sahipleri’ne benzeyip benzemediğinizi anlamak için ara sıra dönüp bakın aynaya. “2010-2011 futbol sezonunun gerçek şampiyonu Trabzonspor’dur” diyen bir camia, attığı gollerle bu başarıyı sağlayan Burak Yılmaz’a bunu yapıyorsa, bilin ki sayenizde oluyor bu.

 

EDA TAŞPINAR’IN ŞEZLONG SEVDASI!

“İflah olmaz moda aşığının küçüklükten başlayan serüvenleri! Baksanıza şezlong sevdam taaa o zamanlardan başlamış.”
Bu Tweet’in sahibi kim biliyor musunuz? Türkiye’de şezlong ve Bodrum denince akıllara gelen 2-3 isimden biri olan Eda Taşpınar… ‘İkoncan’ın şezlong sevdasının başlangıç fotoğrafı kendisinden, sonuncusuysa arşivden. Fotoğraflar anlatıyor her şeyi, benim ayrıca bir şey yazmama gerek var mı?

POLAT İÇİN TAZİYE İLANI MI? BOŞ YERE KEKLEMEYİN BİZİ!

İşadamının biri, ‘Kurtlar Vadisi Pusu’da öldüğü söylenen ‘Polat Alemdar’ için tam sayfa ilan vermiş Urfa’da, yerel bir gazeteye. 500 TL’ymiş o gazetenin tam sayfa ilanı. Aynı dizideki ‘Çakır’ için verilen taziye ilanından sonra bu ikinci!
Ciddiye aldınız mı bunu? Ben almadım. Belli ki ‘Kurtlar Vadisi’ ve ‘Polat’ üzerinden reklam yapmak amacı. ‘Sazanlar’ sayesinde de amacına ulaştı. Bu kişi gerçekten işadamı ve ‘Kurtlar Vadisi’ hayranıysa ‘Polat’ın ölmemesi gereken dokuz canlı bir kahraman olduğunu bilir, Necati Şaşmaz balayına çıktığı için senaristlerin ona böyle bir güzellik yaptığından haberdar olurdu. KVP sürdükçe Polat ölmez, boşuna kandırmayalım birbirimizi.

GÜNÜN SÖZÜ
Temizlik hastalığına tutuldum, hayatımdaki bütün mikropları temizliyorum.