İtirazım var bu karara!

MİLLİYET CADDE – 16 Nisan 2012 Pazartesi  ALİCE

S.E. adlı kişi “Arka cebimdeki 19 santimlik çakıyı kapalı halde kimseyi hedef almadan sahaya fırlattım. Kimseyi yaralamak gibi bir düşüncem yoktu. Olayı önceden planlamadım” dedi, savcı da serbest bıraktı onu. Savcı bıraktı, ama Trabzonspor yönetimi bu işin peşini bırakmamalı

Trabzon Emniyeti’ni kutluyorum.   Çünkü Trabzonspor Fenerbahçe maçını izlemek için Avni Aker’e gelen binlerce seyirci arasından sahaya o çakıyı atanı bulup, yargı karşısına çıkardılar.
Peki sonra ne oldu?
S. E. adlı kişi “Arka cebimdeki  19 santimlik çakıyı kapalı halde kimseyi hedef almadan sahaya fırlattım. Kimseyi yaralamak gibi bir düşüncem yoktu. Olayı önceden planlamadım” dedi, savcı da serbest bıraktı onu.
Olacak şey mi bu?
Trabzonspor’a ‘seyircisiz iki maç cezası’ verilmesinin en büyük sebebi S.E.’nin sahaya attığı o çakı.
TFF Disiplin Kurulu, Trabzonspor’a Fenerbahçe maçı yüzünden 200 bin TL ceza verdi.
Trabzonspor Fair Play Lig’nde 3’üncü sıradaydı. Ligi böyle tamamlaması halinde 1 milyon TL para alacaktı, o olay yüzünden bu para güme gitti.
Neymiş?
19 santimlik o çakıyı atarken kimseyi yaralamak gibi bir düşüncesi yokmuş!
FB kalecisi Volkan Demirel, o çakıyı aldı, ağzını açtı ve o halde hakeme kadar götürdü. Ekranlara yansıyan bu görüntü Trabzonspor’a milyonlarca lira zarar verdi.
Sahaya attığı çakıyla bir camiaya bu denli zarar veren biri nasıl serbest kalır?
Boynunda poşu, cebince yumurta bulunan üniversite öğrencilerine aylarca hapis yattıran hukuk sistemi, Futbol’da Şiddet Yasası’na rağmen bir kulübü bu denli zarara uğratan bir insanı nasıl serbest bıraktı, aklım almadı.
Savcı bıraktı, ama Trabzonspor yönetimi bu işin peşini bırakmamalı.
Trabzonspor yönetimi, S. E. hakkında kulübü maddi ve manevi zarara uğratmaktan davacı olmalı.
Yönetim ayrıca, S. E.’nin girdiği trübüne girişte üst araması yapanlar hakkında da, görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmalı.

 

BANDERAS’LA DOUGLAS, GINA’YA NASIL SOS OLDU?

Gina Carano, Ewan McGregor, Michael Fassbender, Michael Angarano, Channing Tatum, Debby Lynn Ross, Michael Douglas, Antonio Banderas, Julian Alcaraz ve Eddie J. Fernandez.
Cuma günü vizyona giren filmlerden biri olan ‘Çapraz Ateş’in afişinde Michael Douglas ve Antanio Banderas’ın isimlerini ve kocaman fotoğraflarını görünce bir bilet aldım girdim Tepe Nautilus’un sinemasına.
Aksiyonu sevmeme, filmde de bolca aksiyon olmasına rağmen kandırılmış hissettim kendimi sinemadan çıkarken.
Çünkü afişte koca koca fotoğrafları kullanılan Douglas ve Banderas, başrolde değil resmen ‘misafir oyuncu’ydu filmde.
93 dakikalık filmde toplasan 10 dakikayı bulmaz rolleri.
‘Çapraz Ateş’ aslında bir Gina Carano filmi, ama yapımcı, Michael Douglas ve Antonia Banderas’ı, resmen seyirciye ‘gel gel’ yapmak için katmış işin içine.
Amacına da ulaştı bence!
Douglas ve Banderas’ın ismi olmasaydı afişte gider miydim ‘Çapraz Ateş’e?
Hayır.
İki usta oyuncunun ismini görüp gittiğime göre filme, klasik Hollywood numarasını yedim ben de.
Gina Carano, kick-boksçu olarak tanınan biri, ama oyunculukta yeni.
‘Çapraz Ateş’ filminde onu başrolde oynatan yapımcısının amacı belli:
1982 doğumlu, boyu 1.73, kilosu 65 olan Gina Carano’dan seksi bir aksiyon yıldızı yaratmak ve onunla daha çoook sinema filmi çekmek.
Banderas ve Douglas’a filmde düşen roller konusunda hayal kırıklığına uğrasam da ‘Çapraz Ateş’te izlediğim Gina Carano’da gelecek var gibi geldi bana.

 

SEVDA DEMiREL, O iSiMLERi AÇIKLAMALI

Geçen hafta katıldığı tv8’deki ‘Böyle Bir Şey Var Mı?’ programında, bazı gazetecilerin kendisiyle beraber olmak istediğini itiraf eden Sevda Demirel’le karşılaştım ‘Çapraz Ateş’ten çıkışta Tepe Nautilus’ta.
tv8’de, “Gazeteciler benimle birlikte olmak için şanslarını deniyordu. Ben kapılarımı kapatıyordum çünkü onları kardeş gibi görüyordum. Kabul etmeyince kalemlerini çok acımasızca kullanıyorlardı” diyen Demirel’i görünce karşımda, sormadan edemedim o isimleri.
Demirel vermek istemedi o isimleri.
Herkesi töhmet altında bırakma, açıkla o kalemini çapkınlık için kullanan gazetecileri (!) diye ısrar edince Demirel, “Gazetelerde çalışmıyorlar, sanal alemde hepsi” dedi, ama yine isim vermedi.
Hafızam beni yanıltmıyorsa hayatımda ilk kez ayaküstü de olsa sohbet ettiğim Demirel’i, o isimleri açıklaması için biraz daha sıkıştıracaktım ki şarkıcı Çelik geldi. Oğluyla alışverişe çıkan Çelik’le selamlaşıp, ayaküstü sohbet edince mecburen konu değişti.
Ancak bu tür konularda fikrim sabit benim.
Hiçbir kötülük yapanın yanında kalmamalı. O yüzden Demirel, o isimleri açıklamalı.