HERKES YAPTI, BENİM ADIM “PENALTICI” KALDI

MİLLİYET CADDE – 29 Eylül 30212 Cumartesi

ALİ EYÜBOĞLU İLE CADDE SOHBETLERİ

 

Milli Takım ve Galatasaray’ın formasını giydiği günler çoktan geride kaldı. Futbola veda ettikten sonra teknik direktörlük yaptı… Teknik direktörlüğü ara verip, TRT Spor’daki ‘Futbol Ateşi’nde yorumculuğa başladı…
Derenin altından çok sular akmasına rağmen hâlâ ‘penaltıcı’ olarak akıllarda. Son olarak yeni Galatasaray’lı Burak Yılmaz’ın tartışmalı bir pozisyonla  takımına kazandırdığı penaltıyı bile yorumcular ondan kalan bir miras  gibi yorumladı. Bu konuda ne düşündüğünü öğrenmek için Arif Erdem’le bir Cadde Sohbeti yapmak farz oldu. Yeşilköy’de buluştuk eski milli futbolcu, yeni futbol yorumcusu Arif’le… Arif Erdem, kendisiyle  barışık biri. O nedenle de çok keyifli geçti Cadde Sohbeti…

Futbol oynadın, teknik direktörlük yaptın, şimdi yorumcusun. Hangisi daha iyi, hangisi keyifli, hangisi zor? 
Tabii ki en güzel futbol oynamak. Futbolculuk yapılacak en güzel meslek. Sonuçta kendinden sorumlusun sadece. Kimseden emir almıyorsun, kimseye bağlı yaşamıyorsun. Tabii belli sorumlulukları var. Teknik patronu dinlemek zorundasın ama sen iyiysen, sonuçta herkes seninle iyidir. Kötüysen de kulübede oturmasını, tribüne çıkmasını bileceksin.Futbol yorumculuğuna dair yakın çevrenden aldığın eleştiriler nasıl?
Güzel şeyler de duyuyorum. Eksikliklerim yok mu? Var. Daha yeniyim. Gün geçtikçe daha iyi olduğumu düşünüyorum ve öyle de yorumlar alıyorum. Ben yapacağım işin en iyisini yapma taraftarıyım. Hangi iş olursa olsun. Hayatımda hep böyle oldu. Yapabilir miyim? Zaman gösterecek? Teknik direktörlük defterini kapattın mı?
Hayır. Şu an ara verdim. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan ayrıldıktan sonra kendime bir sene zaman tanımak istiyordum. O süreci de böyle bir programla tamamlamak istedim. En azından futboldan kopmamak ve ekrandan uzaklaşmama adına yaptım bunu. Siz daha iyi bilirsiniz bu işleri, bir nebze uzaklaştın mı, camia senden uzaklaşıyor zaten.
Arif Erdem unutulmuyor ama. Burak Yılmaz’ın tartışmalı penaltı olayından sonra bütün yorumcular “Arif Erdem’e özendi” dedi. Kendini atıp, kazandığın kaç penaltı var? 
Bir tane oldu, o da İstanbul B.Ş. Belediye maçının son dakikasında. Benim penaltı yaptırmakla alakam yoktu. Saliselik karar veriyorsun. Orada bir stres altındasın. Gayri ihtiyari refleksler oluşuyor. Bir de çok çabuk ama korkak futbolcuydum. Sakatlanmaktan korkardım. Bir kere kaşım patlayınca, gözüm kapanmıştı. Ondan sonra bir daha kafa topuna çıkmadım. Boşsam çıkıyordum, ama rakiple kafa kafaya geleceksem, tırsardım hep. O maçta da penaltı yaptırmakla uzak yakın alakam yok. 93. dakika mıydı, neydi, soldan bir top kestiler. Orta hepimizi aştı. Ben de topun peşinden koşayım da belki karambol yaratır, bir gol atarız dedim. Maç 2-2 ve o sene Beşiktaş’la çekişiyoruz. Tam koşarken İstanbulspor’da Engin vardı, ayağını bayağı kaldırdı. Ona çarpmayayım derken sendeleyip, düştüm. Elimin başparmağı çime takıldı. Anında dirseğimden cart diye bir ses geldi.  O acıyla kendimi yere attım ki hakem 30 metreden cart diye düdüğü çalıp, penaltı vermiş. Ben buna ne diyebilirim şimdi? Olmadı desen, nasıl diyeceksin?“Bunların hepsi geyik!”

Topu topu bir taneyse tartışmalı olan, niye sadece senin adın çıktı penaltıcıya?
Bu o kadar önemli yerde bir penaltıydı ki. İki hafta kalmıştı şampiyonluğun belirlenmesine. Ve o kadar kafalara kazındı ki! Arif Erdem penaltıcı! 15 senelik kariyerimi inceledin mi abi?

İnceledim, hatta Zeytinburnu’nda oynadığın dönemde antremandan sonra bir saat tek başına düşme çalıştığını bile okudum.

(Gülüyor) Bunların hepsi geyik ya! Bu kadar olur mu? Ülke insanımızın icatları bunlar. Yok anasını satayım, şey yapıyordum; dur sen burda ben takacağım kendimi. Ya abi Allah aşkına ya.  15 senelik futbol kariyerim var. Yedi şampiyonluk yaşamış, UEFA Kupası kaldırmış, iki Avrupa Şampiyonası’nda ve 2002 Dünya Kupası’nda oynamış, öyle veya böyle Avrupa’ya İspanya’ya gitmiş kaç tane futbolcu var? 10 kişi yoktur böyle. Bunların hepsi penaltıyla mı oldu?

“Herkes yaptı, benim adım çıktı”

Kaç penaltı yaptırdın profesyonel futbol yaşamında?
Taş çatlasın 15 tanedir.

Penaltı kazanmaktaki hünerini, penaltı atmada kullanamayan bir futbolcuydun aynı zamanda.
Çok doğru bir eleştiri bu. 2000’de Portekiz maçında, çeyrek final. Kendim yaptırdım penaltıyı, ama atamadım. Futbolda bu da var.

Düşmeye çalıştığın kadar atmaya da çalışsaydın keşke?
(Kahkahalar) Var ya… Düşmeye hiç çalışmadım, atmaya çalıştım ama atamadım. Rıdvan Abi yapmıyor muydu? Bir milli maçta baktım, beş metreden attı kendini? Kimler kimler yaptı ama benim adım çıktı.

“İdol olan tek yorumcu Rıdvan”

 Futbol yorumculuğu yapıp TV yıldızı olanlar da var Türkiye’de… Futbolcuların bile maç sonunda tartışmalı pozisyonlar için adres gösterdiği isimler bunlar… Futbolcuların pozisyonu nasıl değerlendireceğini merak    ettiği bir yorumcu olma hayalin var mı?
Ben pozisyondan ziyade futbolun içeriğini yorumlamak isterim. Futbolun içindeki o güzel hareketleri, arzulanan oyun şablonunu ve oyunun kendisini yorumlamak isterim. Bir dönem Erman Toroğlu, Şansal Abi’yle program yaparken futbolcular tartışmalı pozisyonlar için Erman Hoca’nın ne diyeceğini merak ediyordu. Günümüzde yorumcu olarak kim var idol olan? Seviyesi, çizgisi düzgün? “Rıdvan Dilmen” deniliyor. O da yıllardır bu işin içinde, televizyonlarda. Baktığın zaman Rıdvan da ilk başlarda dinlenilen, takip edilen biri değildi. Yıllar geçtikçe kendi üslubunu, arkadaş çevresinde yorum yapar gibi anlatımıyla insanlara kendini sevdirdi. Şu an Rıdvan Hoca’nın haricinde öyle çok ön plana çıkan birisi var mı? ‘Futbol Ateşi’nde ben yorum yapıyorum, Lig TV’de Hakan Şükür’le Tümer Metin yapıyor. Yorumcu olarak Rıdvan’ın popülaritesine ulaşır mıyız? Bence hayır. Daha çok yolumuz var.

“Her alanda yatırım yaptım hepsinden ceketi alıp çıktım”

Futboldan kazandığın parayı nereye yatırıp, değerlendirdin?
Eşe dosta yatırdım herhalde… Eşe dosta demeyeyim de bizim dönemimizde etrafımızda hep işadamı hüviyetle insanlar olurdu; “Gel bu işi yapalım, gel burada bu var” diyen… Allah’a şükürler olsun, kimseye muhtaç değilim, ama o insanlar sayesinde batırdığım çok paralar var.

Ne kadar para var böyle batırdığın?
Çok fazla para kazandığımı söyleyemem. Çoğu mesleklere göre iyi para kazandım, bunu da inkar edemem. Ama şimdiki gibi 2-3 milyon eurolar yoktu bizim dönemimizde. 1 milyon doları hiç görmedim ben Galatasaray’da. En fazla gördüğüm 600 bin dolardır, o da iki yıllık sözleşme karşılığında. 1 milyonu görmek için İspanya’ya gittim, orada da altı ay durabildim, geri geldim. Kazandıklarımızın bir kısmını gayrimenkule yatırdım. Keşke hepsini öyle yapsaydım. Neden? Başında durmadığın iş, senin işin değilmiş. En yakın arkadaşın da olsa para işin içine girdi mi insanlar farklılaşıyormuş.

Hangi işlerde para batırdın?
İnşaat, tekstil, hastane, yiyecek-içecek… Ne ararsan. Hepsinden de ceketi alıp çıktık. (Kahkahalar) Çok şükür Allah’a kimseye muhtaç değilim. Bir de lüks yaşayan biri değilim. Mütevazı bir hayatım var. Evliyim, iki çocuğum var. Her akşam bir yere giden biri değilim.

ARiF ERDEM’iN ‘EN’LERi

Renk?
Beyaz
Yemek?
Türlü
İçecek?
Gazoz
Şehir?
İstanbul
Tatil yeri?
Antalya
Yazar?
Elif Şafak
Film?
Cesur Yürek
Şarkı?
Ben Sende Tutuklu Kaldım/Sezen Aksu
Takım?
Galatasaray
Lider?
Recep Tayyip Erdoğan

10 iSMiN ÇAĞRIŞTIRDIĞI

ABDULLAH AVCI
Milli Takım hocası
FATİH TERİM
Lider
BÜNYAMİN GEZER
Yorumcu
HAKAN ŞÜKÜR
Milletvekili
ERMAN TOROĞLU
Eski hakem
AHMET ÇAKAR
Eski doktor
RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Başbakan
HINCAL ULUÇ
Bilirkişi
SERGEN YALÇIN
İyi bir futbolcu
BURAK YILMAZ
Faal Futbolcu