Hayattan rengi alınca…

MİLLİYET CADDE  – 16 Ağustos 2012 Perşembe  ALİCE

Filli Boya’nın ‘Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki’ diye bir reklamı var. O reklamı hazırlayanlar; körleri, özellikle de renk körlerini bunalıma sokabileceklerini hiç mi düşünmedi acaba? Engellileri rencide etmeden, bunalıma sokmadan renklerin reklamını yapmanın başka yolu yok mu?”

Ekranlarda sıkça yayınlanan bir reklam bu. Fahir Atakoğlu’nun piyano çaldığı, her reklamda şov dünyasından bir başka ünlünün “Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki” dediği Filli Boya reklamı.
Eminim, “Aylardır bu reklam ekranda. Bu konuyu yazmak yeni mi geldi aklına?” diyenler olacaktır, yazıyı okuyunca.
Yerden göğe kadar haklıdır böyle düşünenler.
‘Adam&Eve’de ‘kör’ oldum’ başlıklı yazımı okuyan bir arkadaşım arayıp, dikkat çekmeseydi o konuya, belki de o açıdan hiç bakmayacaktım bu reklama.
Ne mi söyledi arkadaşım bana?
Dediği şu:
“Filli Boya’nın ‘Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki’ diye bir reklamı var. O reklamı hazırlayanlar; körleri, özellikle de renk körlerini bunalıma sokabileceklerini hiç mi düşünmedi acaba? ‘Adam&Eve’de ‘kör’ oldum’ yazın üzerine hatırlatmak istedim bu konuyu sana.
Yarım saat de olsa, o tecrübeyi yaşamış biri olarak daha iyi anlayabileceğini düşünüyorum bu konuyu. Görmüyor, ama duyuyor bu insanlar. Renk körü bir insanın yerine koy kendini. ‘Hayattan rengi alın, geriye ne kalır ki’ şeklinde bir sloganı duyduğun zaman nasıl hissedersin kendini? Engellileri rencide etmeden, bunalıma sokmadan renklerin reklamını yapmanın başka yolu yok mu?”
Olmaz olur mu?
Filli Boya, reklam ajansına, görme engellilerin moralini bozmayacak yeni bir reklam yaptırır herhalde!

DANIŞMA HATTI, AMA DANIŞACAK KiMSE YOK

Hepimizi yakından ilgilendiren ‘Tüketici Kanunu’nda, tüketiciler lehine birçok değişiklik düşünülüyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın İstanbul’da ekonomi gazetecilerine verdiği iftarda detaylarını anlattığı taslak olduğu gibi yasalaşırsa süper.
Her yurttaş gibi benim de temennim taslağın bu haliyle yasalaşması.
Ama burası Türkiye.
Lobi faaliyetleri devreye girer ve o taslak yolunmuş kuşa döner.
Taslağı hazırlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’dan küçücük bir ricam olacak, o da şu:
Bankalar gibi müşterisi çok olan kuruluşların-adına ister ‘danışma hattı’ ister ‘çağrı merkezi’ deyin-bir sorun olduğunda arayacağınız numaraları var.
Eskiden bu tür yerleri aradığınızda geç de olsa bir görevli çıkardı karşınıza.
Hâlâ Anadolu’nun muhtelif yerlerinde ‘çağrı merkezi’ kurup, bir yandan istihdam yaratırken diğer yandan tüketicisine adam gibi hizmet veren şirketler var.
Onlar gibi masrafa girmeden, bilgisayar yazılımıyla bu sorunu çözdüğünü sananlara sözüm.
Onların ‘danışma hattı’nı aradığınızda sadece bilgisayar programı çıkıyor karşınıza.
Sözüm ona adı ‘danışma hattı’, ama danışacak bir Allah’ın kulu yok karşınızda.
“Şunun için 1’e, bunun için 2’ye, ana mönüye dönmek için 0’a basın” gibi hiçbir işe yaramayan ‘çağrı merkezi’, ‘danışma hattı’ veya ‘müşteri hattı’ olur mu?
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, hazır ‘Tüketici Kanunu’ değiştirirken bu soruna da el atıp, bu hizmeti medeni bir standarta kavuştursa iyi olacak.
Aksi taktirde kedinin fareyle oynaması gibi oynuyorlar tüketiciyle.

TİYATRO AŞKI BUDUR!

29 günde Ardahan’dan Edirne’ye Türkiye’nin 29 ilini dolaşıp, ‘Muhteşem Yüzyıl’ adlı ortaoyununu sahnelediler.
Sümer Tilmaç’la Ateşböceği Ercan gibi 60’lı yaşlardaki iki sanatçının, yazın bunaltıcı sıcağında, tiyatro aşkı uğruna ortaya koydukları bu performansa saygı duymamak, hayran kalmamak mümkün mü?
Gönülden kutluyorum iki sanatçıyı.
Türk Traktör’ün geleneksel New Holland Ramazan Kumpanyası çerçevesinde ilk gösterilerini 19 Temmuz’da Ardahan’da sunan ‘Tiyatro Bir Heves’ ekibi, son gösterileriniyse yarın Edirne’de yapacak.
Türkiye’nin en doğusundaki Ardahan’dan yola çıkıp, en batısındaki ili Edirne’ye ulaşıncaya kadar geçtikleri her ilin köy meydanlarında insanlara ‘Muhteşem Yüzyıl’ ortaoyununu sergileyen Sümer
Tilmaç’la Ateşböceği Ercan, yaklaşık 40 bin kişiye ulaşmış olmanın mutluluğuyla tamamlayacak
turneyi..

GÜNÜN SÖZÜ

Bazı insanlar ‘kalem gibi’dir. Ne kadar ince, kibar ve renkli görünseler de hammaddeleri odundur!