Hangi “Temel” daha güzel?

MİLLİYET CADDE – 23 Kasım 2012 Cuma  ALİCE

Bana göre ‘Sümela’nın Şifresi Temel’ baştan sona komediydi, ‘Moskova’nın Şifresi Temel’de hem komedi var, hem tutkulu bir aşk. ‘Sümela’nın Şifresi Temel’, Vakfıkebir tereyağıyla yapılmış pilavsa, ikincisi yine Vakfıkebir tereyağıyla yapılmış pilav üstü döner.

Devam filmi çekmenin avantajları kadar, kendine özgü riskleri de var. Bir kere seyircilerin çoğu, bir öncekiyle mukayese eder izlediğini.
Millet olarak şöyle de bir özelliğimiz var. Elimizdeyken kıymetini bilmediğimiz ya da bilemediğimiz değerleri, nedense hep gittikten sonra fark ederiz.
‘Nostalji aşkı’mız depreşir.

Yaşarken hakkını teslim etmediğimiz her şey, nedense uçup gittikten sonra güzelleşir.
‘Sümela’nın Şifresi Temel’ gişede iyi iş yapınca, ikincisi çekildi.
Senaristinden yapımcısına, yönetmeninden oyuncu kadrosuna aynı ekip bu kez ‘Moskova’nın     Şifresi Temel’i çekti.

İlki gibi senaryosunu Yılmaz Okumuş’un yazdığı, yönetmenliğini Adem Kılıç’ın yaptığı başrollerinde Alper Kul, Aslıhan Güner, Ruhi Sarı ve Salih Kalyon’un oynadığı ‘Moskova’nın Şifresi Temel’i Trabzon Forum’daki galasında izledim.

Herkesin sorusu aynı
Çıkışta herkesin sorduğu soru aynıydı: “İlki mi daha komikti, ikincisi mi?”
Her insanın espri ve ‘iyi film’ anlayışı farklı.
Birinin kahkahalarla güldüğüne, bir başkası sadece tebessüm eder, kimi hiç gülmez. Bazen de yapılan espriden çok, karşı tarafın modu da belirler     sonucu. Yani demem o ki o denli     göreceli bir konu bu.
İlkindeki gibi ikincisinde de eğlendim. Birincisinde daha çok gülmüştüm, ikincisinde daha az.
Çünkü bana göre ilki baştan sona komediydi, ikincisinde hem komedi var, hem tutkulu bir aşk.
‘Sümela’nın Şifresi Temel’, Vakfıkebir tereyağıyla yapılmış pilavsa, ikincisi yine Vakfıkebir tereyağıyla yapılmış pilav üstü döner.

Müzikleri aklımda kaldı
‘Sümela’nın Şifresi Temel’de oyuncular üstlendikleri rollere iyi nüfuz edememişti, ama ‘Moskova’nın Şifresi Temel’de roller oyuncuların üzerine ısmarlama  kıyafet gibi cuk oturdu.
Alper Kul ve Aslıhan Güner, ‘Moskova’nın Şifresi Temel’de bana eski Türk filmlerinin tutkulu aşıklarını hatırlattı.
‘Sümela’nın Şifresi Temel’de hiçbir müzik iz bırakmamıştı bende, ama ‘Moskova’nın Şifresi     Temel’de bıraktı.
Kemal Sahir Gürel’in yaptığı müziklere, Marsis’in ‘Kolbastı’sına, ‘Kızlar Horonu’na, ‘Kapıya Sandalye’sine özellikle de ‘Marsis  Dağı’na bayıldım.
Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş’in yanı sıra takımın yerli futbolcuları; Mustafa Yumlu, Giray Kaçar, Tolga Zengin, Halil Altıntop, Soner Aydoğdu, Olcan Adın, Zeki Yavru, Emre Güral ve Yasin Öztekin‘in de katıldığı galada izlediğim ‘Moskova’nın Şifresi Temel’in ilki kadar olmasa bile gişede başarılı olacağını düşünüyorum.

MAHSUN, ZORU BAŞARDI

Başkaları ne der bilemem, bana göre Mahsun Kırmızıgül’ün ATV’de yayınlanan yeni dizisi ‘Benim İçin Üzülme’nin üçüncü bölümde Kanal D’nin fenomen dizisi ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’yi reytingte geçmesi alkışlanacak     bir başarı.
Çünkü şimdiye kadar TRT 1’de ekrana gelen ‘Seksenler’ dışında hiçbir dizi tutunamamıştı ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’nin karşısında.
Rakip kanalların karşısına koyduğu her diziyi bitirdi.
Ancak bu sezon gerek  ‘metal yorgunluğu’, gerek         ‘Ali Kaptan’ın gidişi, gerekse yeni reyting sistemi nedeniyle eski gücünde değildi.
Önce Birol Güven, ardından Mahsun Kırmızıgül, zoru başardı.
Malum TRT 1, TNS’nin reyting ölçümlerinde yok.
O yüzden SBT ölçümlerine göre ‘Seksenler’in, ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’nin karşısında bugüne kadar elde ettiği başarıyı görmezden gelenler olabilir, ama ‘Benim İçin Üzülme’nin TNS reytinglerinde birinci çıkması önemli bir gelişme.
Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.
‘Benim İçin Üzülme’nin ilk iki bölümde elde ettiği reytingle ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’yi tahtından edeceğinin habercisiydi.
Kırmızıgül’ün dizisi üçüncü haftada zirveye yerleşti.
Trabzon’da karşılaştığım herkesin söylediği şuydu:
“Mahsun Kırmızıgül’ü gördüğünde kutla bizim adımıza. Çünkü şahane bir dizi yaptı.”
Trabzon’dan İstanbul’a döner dönmez ‘Piyano Festivali’ndeki Gülsin Onay ve Buika’nın konserlerini dinlemek için Antalya’ya gideceğim, üzerimde yük kalmasın yazdım bu yazıyı!
Şaka bir yana, gerçekten kutluyorum Mahsun’u.

GÜNÜN SÖZÜ
Yazılı olmayan kanunların en büyük sorunu, sildirmek için başvuracak kimsenin olmamasıdır.