FERHAT GÖÇER’LE MUHTEŞEM AÇILIŞ

5 AĞUSTOS 2018 PAZAR  –  MİLLİYET CADDE  – ALİCE

Cuma’dan bu yana Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Festivali için Kırşehir’deyim. Festivalin ilkine gelmemiştim, ama bu yıl ilk kez Cumhurbaşkanlığı’nın himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Kırşehir Belediyesi iş birliğiyle yapılan festivalin Neşet Ertaş adına yakışan bir etkinlik olduğunu belirteyim. Üç günlük festivalin konserleri Cacabey Meydanı’ndaydı.

İlk gün Ahmet Yazkan, Fındık Buse Katılmış, Aytuğ Özdemir, Elif Buse Doğan ve Ferhat Göçer sahne aldı.

Demirören Medya sponsorluğundaki festivalin ikinci akşamında Erkut Özkan, Yudum, Bop Beer (Saz çalan Neşet Ertaş’ın Amerikalı hayranı), Alp Kardeşler ve Kibariye konser verdi.

Bugün; Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Erol Parlak, Neşet Ertaş’ı anlattıktan sonra bağlama çalıp düet yapacak. Akşam ise, Hulusi Gökmeşe, Deniz Toprak, Hollandalı Grup Makas, Hasan Meral ve Zara konserleri olacak.

Belediyelerin  düzenlediği festival konserlerinde malum, sahnenin önüne dizili koltuklarda protokol oturur, vatandaşlar da onların arkasında durur.

Kırşehir’de de öyleydi. Ferhat Göçer, sahneye çıkınca, protokol yok oldu. Çünkü Göçer, protokole “Şayet izniniz olursa şarkılarımı Kırşehirlilerle birlikte söylemek istiyorum” dedi. O saatten sonra protokolün “Olmaz” demesi mümkün mü? İzin çıkınca, yüzlerce insan protokolü aşıp, sahnenin önüne akın edince konser iyice şenlendi.

Şarkılarını dinleyicilerle birlikte seslendiren Göçer, sosyal medyasından canlı yayın yapmayı, Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’yle sahnede selfie çektirmeyi de ihmal etmedi.

ADİSYONA 50 TL MÜZİK BEDELİ VE TELİF SOYGUNU

Alaçatı’da bir meyhanede adisyona kişi başı yansıtılan 50 TL ‘müzik bedeli’, telifi gerekçe göstererek, soygundan başka bir şey değildir. Böylesine iddialı bir söz sarf etmemin dayanağını merak edenler olabilir, hemen açıklayayım: Müzik meslek birliklerinin yöneticileri…

Bu mevzu üzerine kalem oynatanların bilgi sahibi olmadan fikir beyan ederek kamuoyunu yanılttıklarını görünce işin aslını öğrenmek için MESAM, MÜYORBİR, MÜYAP ve MSG’den yöneticilerle konuştum.

Baştan şunu söyleyeyim…

Dünyanın tüm medeni ülkelerinde müzik yayını yapan ticari kuruluşlar, bunun için telif öder…

Bu da demektir ki, işletmelerin Türkiye’de kişi başına yıllık ödedikleri telif 1.5 TL…

TV, radyo, akıllı telefon, gece kulübü, bar, diskotek, otel ve insanların müzik dinlediği tüm mecralardan ödedikleri telif ücretleri dahil bu rakama… Hal böyleyken, Alaçatı’da bir mekan şayet kişi başı 50 TL müzik bedeli alıyorsa, önce müzik meslek birlikleri ‘telif’ adı altında soygun yapanların yakasına yapışmalı… Sanatçıların emeği, hak etmeyenlerin sömürü aracı olmamalı.

Türkiye’de maalesef hâlâ 10 işletmeden biri 1’i telif ödüyor. Onlar da meslek birliklerinin belirlediği tarife üzerinden yüzde 60-70 indirim yaparak.

Sezonluk işletmelerin olduğu Çeşme, Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Antalya gibi yerlerdeki eğlence mekanlarının bir yılda ödedikleri telif bedeli 55
ile 4 bin 500 TL arasında.

Alaçatı’da yılda 20 bin TL ödeyen üç işletme var, onlar da binlerce kişiyi ağırlayan beach club’lar…

Görüştüğüm MÜYAP’ın eski başkanlarından müzik yapımcısı Bülent Forta’nın şu sözü, telif meselesinin nasıl da sulandırıldığının göstergesi:

“Türkiye’de eğlence mekanlarından kişi başı 50 TL müzik bedeli alınsa, şimdi seninle bu telefon konuşmasını özel uçağımdan yapmış olurdum.”

GÜNÜN SÖZÜ

İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür. (İbn Haldun)

İlginizi çekecek diğer haberler