<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Eyüboğlu</title>
	<atom:link href="http://www.alieyuboglu.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alieyuboglu.com.tr</link>
	<description>&#34;Haber kutsal, yorum hürdür&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 18:05:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>‘ÇALIŞMAKTAN GÜZEL ŞEY VAR MI?’</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/calismaktan-guzel-sey-var-mi/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/calismaktan-guzel-sey-var-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 May 2012 18:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJLARIM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=354</guid>
		<description><![CDATA[Ali Eyüboğlu, ‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın yıldızı Türkan Şoray’la dizinin setinde görüştü. Şoray, “Çalışmaktan güzel şey var mı? Çok küçük yaşlarda çalışmaya başladım. İnsanın kendi emeğiyle hayatını idame ettirmesi dünyanın en güzel şeyi bence” diyor. ‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın setinde &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/calismaktan-guzel-sey-var-mi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ali Eyüboğlu, ‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın yıldızı Türkan Şoray’la dizinin setinde görüştü. Şoray, “Çalışmaktan güzel şey var mı? Çok küçük yaşlarda çalışmaya başladım. İnsanın kendi emeğiyle hayatını idame ettirmesi dünyanın en güzel şeyi bence” diyor.<span id="more-354"></span></p>
<p><img class="size-full wp-image-355 alignnone" title="fft16_mf2279623" src="http://www.alieyuboglu.com.tr/wp-content/uploads/2012/05/fft16_mf2279623.jpeg" alt="" width="300" height="214" /></p>
<p>‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın setinde ziyaret ettiğimiz Türkan Şoray, “Hayat şartları çok zorlaştı. Belli bir hayat standartını devam ettirmek zorundayım. Bu yüzden çalışmak zorundayım” diyor. Şoray, 40-45 yaş üzerindeki kadın oyuncuların iş bulmada güçlük çekmesinden de yakınıyor&#8230;</p>
<p>İzmit Sekapark’taki ‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın stüdyolarında Türkan Şoray’la set aralarında yaptığımız söyleşiyi tamamlayıp, teybi kapattım ki unuttuğum bir soru geldi aklıma. Kayıt cihazını yeniden uzattım ‘Sultan’a ve sordum, aşkı olup olmadığını. Tam o sırada telefonu çaldı. Arayan cep telefonuna ‘Aşkım 1’ olarak kayıtlı kişiydi.<br />
‘Sultan’, “İşte Aşkım arıyor” deyip, açtı telefonu.<br />
Görüşmesi bittikten sonra telefonu bana doğru uzattı ve “Gördüğünüz gibi benim aşkım kızım Yağmur” dedi.<br />
Türkan Şoray’ın uzattığı telefonun ekranında daha önce arayanlar ve onların arasında ‘Aşkım 2’ de vardı.</p>
<p>‘Aşkım 1’ Yağmur’sa peki bu ‘Aşkım 2’ kim?<br />
‘Sultan’ bu kez o numarayı çevirdi ve karşı taraf açar açmaz da bana verdi.<br />
Türkan Şoray’ın ‘Aşkım 2’si de kız kardeşi Nazan Şoray çıktı. Artık o saatten sonra, “Sadece ‘Aşkım’ diye kayıtlı biri var mı cep telefonunuzda?” diye soramadım; ayıp olurdu.<br />
Ama onun dışında birçok şeyi sordum Türkan Şoray’a.<br />
O da ilk kez kendini kasmadı ve ortaya keyifli bir söyleşi çıktı.</p>
<p>Çalış çalış nereye kadar?<br />
Çalışmaktan güzel bir şey var mı? Çalışmak, üretmek, bir şeyler ortaya çıkarmak güzeldir. Üstelik ben çok küçük yaşlarda çalışmaya başladım. İnsanın kendi emeğiyle hayatını idame ettirmesi dünyanın en güzel şeyi bence. Bir de mecburum da çalışmaya. Hayat devam ediyor bir yandan da.</p>
<p>Kendiniz için mi çalışmaya mecbursunuz kızınız Yağmur için mi?<br />
Belli bir hayat standardını devam ettirmek için çalışmak zorundasınız.</p>
<p>1960’dan beri film çeken Türkan Şoray’ın bankada kendini geçindirecek kadar faiz veren parası, kira getirecek malı mülkü yok mu? 51 yaşındayım, kendimi bildim bileli sinemanın ‘Sultan’ısınız ve hâlâ “Çalışmaya mecburum” diyorsunuz?<br />
Maalesef. Çünkü hayat şartları çok zorlaştı. Belli bir hayat standardını devam ettirmek zorundayım. Belki yaşantımı çok küçültebilirim, ama o da mümkün değil. Ben sade bir hayatı çok severim. Bir sahil kasabasında küçük bir evde yaşayabilirim. Öyle lüks tutkularım da yoktur. Şöyle yaşayayım, şunlarım da olsun diyenlerden değilim. Hayat şartları çok zor. Yetişemiyorsu-nuz bazı şeylere. Çünkü fazla birikimi-miz olmuyor bizim. Yıllar önce Allah’a şükür iyi kazancım oldu, ama o kazancı birikime çok zor dönüştürdüm.</p>
<p>“Aldığımın yarısı kostümlere”<br />
O yıllarda aldığım ücretin yarısını, hatta bazı filmlerde tümünü kostüme yatırıyordum. Geri kalanının yarısını da vergi olarak ödüyordum. Her yıl ya Zeki Müren birinci oluyordu, ya ben ikinci. Bazen de ben birinci, o ikinci. Oradan kalan gıdım gıdım biriktirdiklerimle de ileride kimseye muhtaç olmayayım diye bir bina yaptırdım. Çalışmadığım zamanlarda da oradan gelen parayla hayatımı sürdürdüm. Bir okul yaptırdım. Sonra bir evim olsun istedim, şükürler olsun ki 50 yılda bir ev yaptırabildim. Gene Türkiye şartlarına göre “Hamdolsun” diyorum. Şimdi kızıma da daha ferah bir hayat yaşatmak istiyorum.</p>
<p>Nebahat Çehre dedi ki, “40 yıl çalıştım, aldığım emekli maaşı 780 TL. Boz boz harca.” 52 yıldır çalışan Türkan Şoray’ın emekli maaşı kaç lira?<br />
Benim de o kadar.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-359" title="fft16_mf2279624" src="http://www.alieyuboglu.com.tr/wp-content/uploads/2012/05/fft16_mf2279624.jpeg" alt="" width="220" height="348" /></p>
<p><strong><em>Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’da Türkan Şoray Hatice Sultan’ı oynuyor. Tolga Karel de, ‘Kasım’ rolünde.</em></strong></p>
<p>45’in üstündeki kadın starın sinemada işi zor”</p>
<p>Biliyorum. Oturduğunuz villanın yarısını satın aldınız.<br />
Çok büyük para ödedim oraya. Çok büyük borç altına girdim. Kendimi çok zor toparladım. O dönem çok zor günler geçirdim ve sinema yapamadım. Bu bir sebep.<br />
İkinci sebepse şu:<br />
Maalesef ki dünya sinemasında da bu böyle. Bir kadın star 40-45 yaşını geçti mi artık o yaştan sonraya konu bulmak zorlaşıyor.</p>
<p>Başrol için mi?<br />
Evet. Neye gerek var? Yaratıcı senaryoya. Bizde erkek hikayesi çok. Geçen bir ambulans gördüm yolda ve dedim ki şu ambulans şoförünün hikayesi ne güzel film olur. Ama hiç kadın ambulans şoförü yok. Hikayelerin çoğu erkekler üzerine. Zaten erkek egemen toplum. Kadın hikayesi bulmak çok zor. Bir de bir film yapayım ve çok geniş kitlelere ulaşsın istiyorum. Biz filmleri seyirci için yapıyoruz. Sanat filmi yapayım, birkaç festivale katılayım gibi bir düşüncem yok. İki iyi eleştiri alayım diye film yapmak istemiyorum. Ben seyircime bir şeyler anlatmak, onlarla kaynaşmak istiyorum. O nitelikte bir film yapmak istiyorum.<br />
Bütün bunları düşündüğüm zaman hangi projeyi yapayım diye cesaret edemiyordum. Ama bu sene kararlıyım.<br />
Osman Şahin, haziran ayında bana ‘Mor Cepken’ diye inanılmaz güzel bir proje teslim edecek. Bunu yapmak istiyorum, ‘Kadınlar da Vardır’ı yapmak istiyorum. Şükrü Avşar’la da bir projem var. Allah kısmet ederse iki filmde oynayacağım, bir filmde de yönetmenlik yapacağım. Sinemadan, o aşkımdan kopmam mümkün değil.</p>
<p>“Sinemayı çok ihmal ettim”</p>
<p>Türkan Şoray gibi birkaç kuşağın idolü olmuş bir sinema starının bugün hâlâ “Hayalim bir sinema filmi yapmak” demesini anlamakta zorluk çekiyorum. Yıllardır yönetmenliğini yapacağınız, başrolünü oynayacağınız filmlerden bahsediyorsunuz, ama nedense geçmiyorlar bir türlü hayata. Sinema mı ekonomik olarak çok büyüdü, yoksa bu çokluğun içinde Türkan Şoray’a göre iş yok mu?<br />
Evde nasıl deli gibi senaryolar yazdırdığıma şahittir birçok insan. Ama henüz istediğim senaryoyu yazdıramadığımı söylemeliyim. Bunca yıllık tecrübe ve birikimden sonra çok fazla seçici olup, tatmin olmuyorsunuz. Çok çok iyi bir şey yapma arzusu.</p>
<p>Mükemmelliyetçiliğin sonu yok ki?<br />
Evet, doğru. Aslında biraz kendi özel meselelerim yüzünden sinemayı çok ihmal ettim son yıllarda. Bu ev olayı beni çok sarstı. Ekonomik olarak da çok sarstı.“</p>
<p><a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/wp-content/uploads/2012/05/fft16_mf2279633.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-361" title="fft16_mf2279633" src="http://www.alieyuboglu.com.tr/wp-content/uploads/2012/05/fft16_mf2279633.jpeg" alt="" width="150" height="278" /></a>&#8220;Osmanlı tokadı atmak istediğim çok insan var”</p>
<p>‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ dizisinde rol arkadaşınıza rol gereği gerçek bir Osmanlı tokadı çaktınız ve “Çekim hilesi yapmak istemedim, gerçek olsun istedim” demişsiniz.<br />
Kime demişim?</p>
<p>Gazetelerde öyle haberler çıktı.<br />
Ben kimseye bir şey söylemedim. (Gülüyor)</p>
<p>Osmanlı tokadı gerçek değil mi? Atmadınız mı o tokadı?<br />
Attım. Atmam gerekiyordu.</p>
<p>Niye?<br />
Ben çok tokatlar yedim. (Gülüyor)</p>
<p>Çok tokat yedim diye yılların intikamını mı aldınız Leyla Göksun’dan?<br />
Ama mümkün olduğunca gerçek duygusu vermek için birazcık değmesi gerekiyordu. Biz razıyızdır böyle şeylere. O tür sahnelere.</p>
<p>Peki gerçek hayatta Osmanlı tokadı çakmak istedikleriniz var mı?<br />
Var. (Kahkahalar)</p>
<p>Kaç kişi?<br />
Çok değil.</p>
<p>İki elin parmakları kadar var mı sayıları?<br />
Vardır. (Gülüyor)</p>
<p>Bayağı bir liste var desenize.</p>
<p>“Sanat özgür olmalı”</p>
<p>75 milyonluk Türkiye’nin yaşayan 30 devlet sanatçısı kaldı. Yanılmıyorsam, siz Türkiye’nin ilk ‘devlet sanatçısı’ ünvanı verilen üç isminden birisiniz. Barış Manço ve İdil Biret’le birlikte layık görülmüştünüz bu sıfata. Türkiye’nin en eski ‘devlet sanatçısı’ olarak ne diyorsunuz Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları’nın özelleştirilmesi konusunda?</p>
<p>Tek kelimeyle yanıt vermek istiyorum; sanat özgür olmalı.</p>
<p>Bu kadar mı? Çok şey ifade etmiyor mu bu söz?</p>
<p>Ediyor. Tabii anlayana göre.</p>
<p>Anladım fazla girmek istemiyorsunuz bu konuya.</p>
<p>SULTAN’IN ‘EN’LERi</p>
<p>Şehir<br />
İstanbul<br />
Tatil yeri<br />
Ülkemin bütün sahillerine aşığım<br />
Yazar<br />
Yaşar Kemal, Orhan Kemal<br />
Film<br />
‘Selvi Boylum Al Yazmalım’<br />
Şarkı<br />
Ayten Alpman’dan ‘Tek Başına’<br />
Yemek<br />
Zeytinyağlı biber dolması<br />
İçecek<br />
Domates suyu<br />
Renk<br />
Turkuvaz mavisi<br />
Takım<br />
Yok<br />
Lider<br />
Atatürk</p>
<p>10 iSMiN ÇAĞRIŞTIRDIĞI</p>
<p>KADİR İNANIR<br />
Karizma<br />
HÜLYA KOÇYİĞİT<br />
Dost<br />
FATMA GİRİK<br />
Sinemanın demirbaşı<br />
FİLİZ AKIN<br />
Canım<br />
YAĞMUR ÜNAL<br />
İhhh. Yüreğim<br />
SEZEN AKSU<br />
Müthiş bir yetenek<br />
İBRAHİM ŞAHİN<br />
Müthiş bir sorumluluk<br />
BURHAN ÖZKAN<br />
Gözü kara yapımcı<br />
TARIK AKAN<br />
Yoldaşım<br />
CİHAN ÜNAL<br />
Duayen aktör</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/calismaktan-guzel-sey-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TİAK A.Ş.&#8217;de kimse var mı?</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/tiak-a-s-de-kimse-var-mi/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/tiak-a-s-de-kimse-var-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 08:51:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET TELEVİZYON &#8211; 19 Mayıs 2012 Cumartesi  ALİCE Televizyon İzleme Araştırmaları Şirketi’ni (TİAK A.Ş.) kimler niye kurdu? Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği ile “Tam ölçülen kanallar” atv, Kanal D, Star TV,Show TV, FOX, Kanal 7, Samanyolu, Flash TV, TRT, TRT Haber, TNT ve “Kısmi ölçülen kanallar” Kanaltürk, NTV, Habertürk, Bloomberg HT,  tv8, CNN Türk, Yumurcak TV, Karamel &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/tiak-a-s-de-kimse-var-mi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET TELEVİZYON &#8211; 19 Mayıs 2012 Cumartesi  ALİCE</strong></em></p>
<p><strong><em>Televizyon İzleme Araştırmaları Şirketi’ni (TİAK A.Ş.) kimler niye kurdu?</em></strong><br />
<strong><em><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Reklamverenler-Derne%C4%9Fi/default.htm" target="_blank">Reklamverenler Derneği</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Reklamc%C4%B1lar-Derne%C4%9Fi/default.htm" target="_blank">Reklamcılar Derneği</a> ile “Tam ölçülen kanallar” <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/ATV/default.htm" target="_blank">atv</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Kanal-D/default.htm" target="_blank">Kanal D</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Star-TV/default.htm" target="_blank">Star TV</a>,<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Show-TV/default.htm" target="_blank">Show TV</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/FOX/default.htm" target="_blank">FOX</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Kanal-7/default.htm" target="_blank">Kanal 7</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Samanyolu/default.htm" target="_blank">Samanyolu</a>, Flash TV, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/TRT/default.htm" target="_blank">TRT</a>, TRT Haber, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/TNT/default.htm" target="_blank">TNT</a> ve “Kısmi ölçülen kanallar” <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Kanalt%C3%BCrk/default.htm" target="_blank">Kanaltürk</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/NTV/default.htm" target="_blank">NTV</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Habert%C3%BCrk/default.htm" target="_blank">Habertürk</a>, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Bloomberg-HT/default.htm" target="_blank">Bloomberg HT</a>,  tv8, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/CNN-T%C3%BCrk/default.htm" target="_blank">CNN Türk</a>, Yumurcak TV, Karamel TV, Ülke TV, Kanal A neden reyting ölçüm için Kantar <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/medya/default.htm" target="_blank">Medya</a>TNS’e yılda 15 milyon lira para ödemeyi göze aldı?</em></strong><span id="more-349"></span><br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Reklam/default.htm" target="_blank">Reklam</a> pastasını, yayınladıkları programların reytinglerine göre paylaşabilmek için.<br />
Kantar Medya TNS, TİAK’la sözleşmesi uyarınca reyting ölçüm işine Eylül <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/2012/default.htm" target="_blank">2012</a>’de başlayacaktı.<br />
TİAK, AGB’nin sözleşmesini feshedince yeni şirkete, “Reyting ölçüm işini mümkün olduğunca en erkene alın” dedi ve yeni tarih olarak da <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/1-May%C4%B1s/default.htm" target="_blank">1 Mayıs</a> 2012 belirlendi.<br />
Ancak 1 Mayıs’ta TİAK, verecekleri yeni tarihe kadar reytingleri açıklamamasını istedi.<br />
Kantar Medya TNS, reyting ölçmeye, reklam ve televizyon dünyası için veri toplamaya devam ediyor. Üstelik “geçiş dönemi” olarak planlanan beş şehirden değil, Eylül’deki taahhütleri olan 40 ilin yarısından full data çekiyor…<br />
Ancak bu bilgiler TİAK’ın aldığı karar uyarınca datalara hapsedilmiş durumda.<br />
Reytinglerin ne zaman açıklanacağı da belli değil.<br />
Bu belirsizlik yüzünden birçok kanal yeni projesini askıya aldı.</p>
<p><strong>Kaosun mimarı sus-pus</strong><br />
Bu kaosun mimarı kim?<br />
TİAK…<br />
Genel Müdür Dursun Güleryüz’ü arayıp, sordum, “Bu konularda konuşmaya yetkili değilim. TİAK’ta basına bilgi vermeye yetkili bir kişi var o da Yönetim Kurulu Başkanı Hidayet Karaca” dedi.<br />
Samanyolu TV’den defalarca aradım Karaca’yı…<br />
Telefonlarına bakan kişiye, TİAK Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla kendisinden konu hakkında bilgi almak istediğime dair bıraktığım notlara rağmen Karaca’dan yanıt gelmedi…<br />
TİAK A.Ş. Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği ve ölçülmek isteyen televizyon kanallarının hissedarı olduğu bir kurum değil de sanki Karaca’nın aile şirketi?<br />
Karaca’nın yanıtlamak istemediği soruları TİAK’ın Yönetim Kurulu’nda gözüken reklamverenler, reklamcılar ve televizyonculara yöneltmek istiyorum.</p>
<p><strong>TİAK’ı kimler yönetiyor?</strong><br />
Sayın Demet İkiler, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Caner-Tunaman/default.htm" target="_blank">Caner Tunaman</a>, Gizem Keçeci, İsmail Bayazıt, Mete Akif Soğuksu, Oğuz Yavuz, Adem Gürses, Kubilay Keskin, Aylin Karakaş, Engin Kocaer, Mehmet Koray Altınsoy, İsmail Karahan, Hüseyin Erüst, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/%C4%B0brahim-%C5%9Eahin/default.htm" target="_blank">İbrahim Şahin</a>, Zeynel Koç, Ayhan Yurttaş, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ahmet-Hakan/default.htm" target="_blank">Ahmet Hakan</a> Önen ve Mustafa Çelik!<br />
TİAK, reytinglerin açıklanmasını niye erteledi?<br />
Reytingler ne zaman açıklanacak?<br />
Reytingteki bu belirsizlik yüzünden birçok televizyon projesi rafa kalktı. Ne olacak bu işin sonu?<br />
“Kantar Medya TNS ile sözleşmenizi iptal edin, yeni ihale yapın ve reyting ölçüm işini başka şirkete verin” şeklinde bir yerlerden TİAK’a baskı var mı?<br />
Bu gizliliğin, bu gizemin sebebi ne?</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/05/18/fft16_mf2278277.Jpeg" alt="" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>TRT Müzik’ten “Yerel Starlar”</strong><br />
TRT Müzik’te yakında “Yerel Starlar” adlı yeni bir program başlayacak.<br />
Programın sunuculuğunu Türk Halk Müziği yorumcusu Deniz Toprak yapacak. Deniz Toprak programda sadece sunuculuk yapmayacak. “Yerel Starlar”la söyleşiler yapacak ve bazen de onların şarkılarına eşlik edecek.<br />
“Yerel Starlar”, adından da anlaşılacağı gibi ülke genelinde değil, ama yaşadıkları yerlerde tanınan, sevilen şarkıcılar…<br />
Şimdiye kadar nişanlar, düğünler, festivaller ya da eğlence gecelerinde sahne alan “Yerel Starlar”a daha geniş kitlelere hitap etme olanağı sağlayacak programda, yüzyıllar boyu Anadolu’da nesilden nesile geçmiş şarkılar, türküler de yorumlanacak.<br />
Şöhretlerinin çapı, yaşadıkları yerlerle sınırlı “Yerel Starlar”ın yaşamları ve <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/m%C3%BCzikal/default.htm" target="_blank">müzikal</a> yolculukları ilgi çekecek gibi görünüyor…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/05/18/fft16_mf2278267.Jpeg" alt="" /></p>
<p><strong>Fatih Portakal’ın ekran macerası</strong><br />
Ekranların başarılı yüzlerinden biri olan Fatih Portakal, ‘ses’SİZ adlı bir kitap çıkardı.<br />
Muhabirken de kendine özgü bir tarzı vardı.<br />
Haber programı hazırlayıp, sunmaya başladığında da farkını iyice ortaya koydu…<br />
Hafta içi her sabah FOX ekranında izlediğimiz Fatih Portakal, şimdi de bir kitap yazdı.<br />
‘ses’SİZ adlı kitapta Portakal, sıradan insanların da istendiği zaman hikayeleştirilebilecek hayatları olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.<br />
Haber öykücüsü Fatih Portakal’ın ‘ses’SİZ’ kitabında ilginç hayat öyküleri var.<br />
Ancak o öykülerden çok Portakal’ın televizyonculuk serüveni ilgimi çekti.<br />
İş hayatında “<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/kariyer/default.htm" target="_blank">kariyer</a> planı” kadar “medeni cesaret” ve önüne çıkan fırsatı değerlendirmenin de önemli olduğunu gösteren bir yolculuğu var ünlü televizyoncunun…<br />
Fatih Portakal, kitabında bu serüveni bakın nasıl anlattı?<br />
1968’de Aydın <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Nazilli/default.htm" target="_blank">Nazilli</a>’de orta direk bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi.<br />
1995’te <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/%C4%B0stanbul-%C3%9Cniversitesi/default.htm" target="_blank">İstanbul Üniversitesi</a> İngilizce İşletme’yi bitirdi.</p>
<p><strong>Master diye gitti ama…</strong><br />
Fakülte bitince yabancı dilini geliştirmek ve başka bir alanda master yapmak için <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Avustralya/default.htm" target="_blank">Avustralya</a>’ya gider.<br />
Ancak işler umduğu gibi gitmeyince ünlü bir otelin Sidney şubesinde restoran görevlisi olarak 3.5 yıl çalışır.<br />
Kendine bir ev alacak parayı biriktirdikten sonra <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/ezan/default.htm" target="_blank">ezan</a> sesi bile duyamadığı bir ülkede daha fazla kalmak istemez.<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/T%C3%BCrkiye/default.htm" target="_blank">Türkiye</a>’ye geldiğinde bir yakını onu Star TV’den <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ufuk-G%C3%BCldemir/default.htm" target="_blank">Ufuk Güldemir</a>’e yollar. O güne kadar televizyonculuk yapmak aklından bile geçmediği halde, altından kalkarım inşallah deyip Güldemir’in kapısını çalar. Güldemir, ‘Emin misin bu işi yapmak istediğinden? Seni burada yerler oğlum’ der ve onu <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/%C4%B0zmir/default.htm" target="_blank">İzmir</a> muhabiri yapar.</p>
<p><strong>Star TV’de 6 ay   maaş almadı</strong><br />
Yıl 1996 ve artık 29 yaşındadır.<br />
6 ay maaşsız çalışır. 1 Mayıs 1997’de kadroya girer, 27 Eylül 1997’de Armağan Toper’le evlenir.<br />
2004’te çalıştığı kanal patron değiştirince işten çıkarılır ve  doğup büyüdüğü şehirde ajans muhabirliğine başlar.<br />
Çok geçmeden hayatının teklifini alır ve Ayşenur Arslan ile <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Mehmet-Ali-Birand/default.htm" target="_blank">Mehmet Ali Birand</a>’ın ekibine transfer olur.<br />
Kısa sürede renkli haber sunuş tarzıyla akılda kalan bir televizyon muhabiri olur.</p>
<p><strong>Bir mesaj attı,   FOX’a geçti</strong><br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/2010/default.htm" target="_blank">2010</a> yılının sonlarına doğru FOX sabah haberlerinde değişiklik olur (Çalar <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/saat/default.htm" target="_blank">Saat</a>’in sunucusu İrfan Değirmenci’nin Kanal D’ye geçişini kastediyor) kanal arayış içindedir. O da bunu fırsat bilerek kendisine daha önce teklifte bulunan FOX Haber’in Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’e bir mesaj çeker:<br />
‘Kabul ederseniz ben sunayım programı’ teklifidir bu.<br />
Şentürk de, ‘Sen istiyorsan neden olmasın?’ deyip, transfer eder onu.”<br />
Kendi deyimiyle televizyoncu olmak aklının ucundan bile geçmeyen Fatih Portakal, bugün FOX gibi popüler bir kanalda haftanın beş günü canlı yayın yapan biri…<br />
Okudunuz televizyonculuk serüvenini.<br />
Hiç bir adımında önüne altın tepside sunulmuş bir fırsat var mı?<br />
Hayır…<br />
Bulunduğu yere, yeteneğiyle, tırnaklarıyla kazıya kazıya geldi.<br />
Aslında televizyonculuk macerası kitaplaştırılması gereken kişi, ‘ses’SİZ’in yazarı…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/tiak-a-s-de-kimse-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiyatroya orta yol!</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/tiyatroya-orta-yol/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/tiyatroya-orta-yol/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 06:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE  - 18 Mayıs 2012 Cuma  ALİCE Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın isteğiyle hazırlanan ‘ara formül’ Bakanlar Kurulu’ndan vize alırsa, bundan böyle devlet, yeni sanatçı almak yerine, oyun veya temsil başına sözleşmeli sanatçı çalıştıracak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Şehir &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/tiyatroya-orta-yol/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE  - 18 Mayıs 2012 Cuma  ALİCE</strong></em></p>
<p><em>Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın isteğiyle hazırlanan ‘ara formül’ Bakanlar Kurulu’ndan vize alırsa, bundan böyle devlet, yeni sanatçı almak yerine, oyun veya temsil başına sözleşmeli sanatçı çalıştıracak.<strong><span id="more-346"></span></strong></em></p>
<div>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliğinde yaptığı değişikliğin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Şehir Tiyatroları’nın yanı sıra Devlet Tiyatroları’nı da özelleştireceklerini açıklaması, sanat dünyasında bir hayli fırtına kopardı.</div>
<div>Ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu’nun yaptığı bir toplantı çıkışında, tiyatroların özelleştirilmesi için ilgili bakanlıkların çalışma yapmaya başladığını açıkladı.</div>
<div>Gelinen noktada anlaşılan o ki, bu konuda çalışma yapması için görevlendirilen bakanlıklardan biri olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, bir ‘ara formül’ taslağı hazırladı.</div>
<div>Habertürk’ten Yıldız Yazıcıoğlu’nun yaptığı ‘Tiyatroda özelleştirme yerine, sözleşmeli sanatçı formülü’ başlıklı habere göre bakanlığın hazırladığı taslak özetle şöyle:</div>
<div></div>
<div><strong>Günay, orta yol peşinde</strong></div>
<div>Devlet Tiyatroları Sanatçısı kavramı kalkacak, onun yerine sözleşmeli sanatçı dönemi</div>
<div>başlayacak.</div>
<div>Buna göre bundan böyle Devlet Tiyatroları’na kadrolu sanatçı alınmayacak, ama mevcutların özlük hakları muhafaza edilecek.</div>
<div>Devlet, kadrolu sanatçılara, ‘yüksek tazminat’ önerip, emekli etmeye teşvik edecek.</div>
<div>Şayet Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın isteğiyle hazırlanan bu taslak Bakanlar Kurulu’ndan vize alırsa, bundan böyle devlet, yeni sanatçı almak yerine, oyun veya temsil başına sözleşmeli sanatçı çalıştıracak.</div>
<div></div>
<div><strong>‘Kiralık oyuncu’ dönemi</strong></div>
<div>Şehir Tiyatroları veya Devlet Tiyatroları’nın kadrolu sanatçıları için tartışmalı konulardan biri de, maaşlarını aldıkları kurumdan çok,</div>
<div>televizyon dizilerinde mesai yapıp, para kazanmalarıydı.</div>
<div>Hazırlanan taslakta, bu sorun şöyle çözüldü:</div>
<div>Dizi, reklam ya da kurum dışı bir projede yer almak, oynamak isteyen kadrolu sanatçılar ya da onların adına yapımcılar, döner sermayaye belirlenen miktarlarda ödeme yapacak.</div>
<div>‘Misafir sanatçı’ ya da ‘konuk oyuncu’ alıştığımız bir kavramdı.</div>
<div>Şayet taslak yasalaşırsa bundan böyle ‘kiralık oyuncu’larımız da olacak.</div>
<div>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı bu taslağa ya da ‘orta yol’a bakalım, iktidar ve tiyatro dünyasının tepkisi nasıl olacak?</p>
<div><strong>AVM’LER ÜNLÜLERiN </strong><strong>YENi GELiR KAYNAĞI</strong></div>
<div>
<div>Talep çok, arz fazla olunca ne tür sorunlar çıkıyorsa ortaya, tersinde de aynı durum söz konusu.</div>
<div>Arz çok, talep az olunca, bir yol kalıyor geriye.</div>
<div>O da promosyon, reklam ve tanıtımla talebi artırma.</div>
<div>İstanbul’un her yanı alışveriş merkezi doldu.</div>
<div>Bazıları gibi AVM düşmanı değilim.</div>
<div>Aksine, İstanbul gibi büyük bir şehirde alışverişe çıktığınızda otopark sorunu diye bir şey yok AVM’lerde.</div>
<div>Cadde ve sokakları dolaşıp alışveriş yapmanın keyfi elbette ki başka, ama AVM’lerin müşterilerini yağmurdan, yazın sıcağından, kışın soğuğundan koruduğu da ortada.</div>
<div>Her yeni AVM’nin en yakınındaki eski AVM’nin işlerini sekteye uğrattığı da ortada.</div>
<div>Her yeni AVM ‘in’, ondan öncekilerin çoğu ‘out’ olduğundan eskiler için talebi artırmanın yolu belli:</div>
<div>AVM’deki mağazalardan belli miktarlarda alışveriş yapanlara kurayla beyaz eşyadan otomobile kadar uzanan çeşitli hediyeler dağıtmak ya da insanların ünlülere karşı olan merakından yararlanmak.</div>
<div>Her özel gün için insanların ilgisini çekecek bir etkinlik düzenleyerek müşteri sayısını artırmaya çalışan AVM’ler, ünlüler için de yeni gelir kaynağı oldu.</div>
<div>Konser, imza günleri, söyleşiler gibi çeşitli etkinlikler sadece AVM’lerin cirolarını artırmıyor.</div>
<div>Bu etkinliklerin vazgeçilmezi popüler kültür yıldızları da bu sayede ekstradan kazanç elde etmiş oluyor.</p>
<div><strong>DİDEM UZEL’İN ESKİSİ BİLE PARA</strong><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/05/17/fft16_mf2274943.Jpeg" alt="" /></p>
</div>
<div>
<div>Didem Uzel, komşusu hakkında dava açtı.</div>
<div>Sebep ne biliyor musunuz?</div>
<div>Didem Uzel’in sitenin deposuna koyduğu elbiseleri komşusu internetten satışa çıkarmış.</div>
<div>Ve Didem Uzel’in eski eşyaları</div>
<div>15 bin TL’ye alıcı bulmuş.</div>
<div>Didem Uzel’in bardağın biraz da ‘dolu’ tarafına bakması gerekmez mi?</div>
<div>Uzel’in depoya attığı eskilerini internetten pazarlayan komşumdan şikayetçi olacağına, “Vay be! Eski kıyafetlerim bile</div>
<div>15 bin TL’ye alıcı buluyor. Hâlâ geçer akçeyim” diye şükretmesi gerekmez mi Allah aşkına?<strong>GÜNÜN SÖZÜ</strong></p>
<div>Yüreğinin götürdüğü yerde kırılırsın&#8230; Aklının götürdüğü yerde yanılırsın&#8230; Yüreğin aklına, aklın yüreğine uymaz, daralırsın&#8230; Sonra ne akıl kalır, ne yürek, dağılırsın&#8230;</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/tiyatroya-orta-yol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tribünlerdeki senaristler</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/tribunlerdeki-senaristler/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/tribunlerdeki-senaristler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 05:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE &#8211; 18 Mayıs 2012 Perşembe  ALİCE Cim Bom’un Şampiyonluk Kupası’nı almasını engelleyen taraftarların gerekçeleri savcıya inandırıcı geldi ve serbest bıraktı. Film ve dizi yapımcısı olsam, yazdıkları senaryolarla savcıları bile kandıran bu insanları bulur, şirketime senaryo ekibi yaparım.. Trabzonspor-Fenerbahçe &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/tribunlerdeki-senaristler/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE &#8211; 18 Mayıs 2012 Perşembe  ALİCE</strong></em></p>
<p><em><strong>Cim Bom’un Şampiyonluk Kupası’nı almasını engelleyen taraftarların gerekçeleri savcıya inandırıcı geldi ve serbest bıraktı. Film ve dizi yapımcısı olsam, yazdıkları senaryolarla savcıları bile kandıran bu insanları bulur, şirketime senaryo ekibi yaparım..<span id="more-342"></span></strong></em></p>
<div>Trabzonspor-Fenerbahçe maçında sahaya çakı atan taraftar “Vallahi kimseyi yaralamak gibi bir kastım yoktu” dedi, savcı serbest bıraktı onu.</div>
<div>Beşiktaş-Galatasaray maçında sahaya inip Melo’yu dövmeye giderken görevlilerin engellediği taraftar, gözaltına alınınca şöyle savunmuştu kendini:</div>
<div>“Sahaya inmek, Melo’yu dövmek gibi bir niyetim yoktu, tribünden ittiler beni.”</div>
<div>Hatırlarsanız onu da serbest bırakmıştı savcı.</div>
<div>Fenerbahçe-Galatasaray maçı biter bitmez sahaya dalıp, ‘Cim Bom’un Şampiyonluk Kupası’nı almasını engelleyen taraftarların ifadelerinin gerekçelerine bakar mısınız?</div>
<div>“Sahada düğün davetiyesi dağıtıyordum.”</div>
<div>“Federasyon yetkililerine kupayı vermemelerini söyleyecektim.”</div>
<div>“Arkadaşımı bekliyordum.”</div>
<div>“Forma imzalatacaktım.”</div>
<div>“Cep telefonumla görüntü çekip, Twitter’da paylaşacaktım.”</div>
<div>Bu gerekçeler de savcıya inandırıcı geldi ki ve hepsi serbest kaldı.</div>
<div>Film ve dizi yapımcısı olsam, yazdıkları senaryolarla savcıları bile kandıran bu insanları bulur, şirketime senaryo ekibi yaparım.</div>
<div>Adamlar savcıları bile ayakta uyuttuklarına göre dizi ve film izleyicisini daha kolay sararlar makaraya.</div>
<div>Yoksa seyirci, “Dalga mı geçiyorsunuz bizimle? Gidin lan işinize” der mi kendilerine.</p>
<div><strong>ÇITIR ÇITIR PiZZA, OKKALI FATURA!</strong></div>
<div>
<div>Yeme, içme ve eğlence merkezi işletmecisi İzzet Çapa, Nişantaşı City’s’de açacağı ‘Mahalle’ için şöyle demiş Hürriyet’ten Demet Cengiz Bilgin’e: “City’s yılda 8 milyon kişinin gezdiği bir alışveriş merkezi. Burada mahalle kültürü elit bir kültüre dönüşmüş. Ben kravat düşmanı, deli dolu, asi bir adamım. Yani Nişantaşı beyefendisiyle mahalle çocuğu el ele verecek.</div>
<div>Burada 21’inci yüzyılın mahallesini kuracağız.</div>
<div>Kurulan mahalle vaktinin çoğunu televizyon başında geçirenleri dışarı çıkarmayı hedefliyor. Bu yüzden bizim rakibimiz ‘Kuzey’ ‘Güney’, ‘Fatmagül’, ‘Orçun’, ‘Hürrem’ gibi TV yıldızları. TV’de gerçekten güzel filmler, diziler var, ama harika bir balık, çıtır çıtır pizza yok. Her şeyin en iyisini vererek insanların aklının televizyonda kalmasını engelleyeceğiz.”</div>
<div>İyi de sevgili İzzet, televizyonda her şey bedava. Nişantaşı’nın göbeğinde kuracağınız ‘Mahalle’de her şey parayla.</div>
<div>‘Harika bir balık’ ve ‘çıtır çıtır pizza’nın okkalı faturasını kıtır kıtır ödemek var işin ucunda.</div>
<div>O nedenle televizyon karşısından insanları kaldırıp, Nişantaşı City’s’de kurup muhtarlığını yapacağın ‘Mahalle’ye taşımayı unut.</div>
<div>Ama “Balkonları açıp, içeriyi orijinal havayla buluşturup, sigara içmek için uygun alanlar yaratma” fikrin harika!</div>
<div>En azında alışveriş merkezinde çalışanlar temiz sigara içip, temiz hava (!) alıp, soluklanma imkanı bulur orada.</div>
<div>Malum kapalı alanlarda yasak başladıktan sonra ‘sigara içilir alanı’ olan mekanlar revaçta.</p>
<div><strong>BiR ÖDÜL VE 30 </strong><strong>YILLIK BiR ANI!</strong></div>
<div>
<div><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/05/16/fft16_mf2272011.Jpeg" alt="" align="right" />Önceki akşam magazinci.com’un 11’inci yıl kutlaması vardı Ataköy Marina’daki Nossa’da.</div>
<div></div>
<div>Gecede ‘2011 Yılının En İyileri’ de ödüllendirildi.</div>
<div>Sağ olsunlar magazinci.com, ‘2011’in En İyi Magazin Yazarı’ seçti beni.</div>
<div>Ödülümü veren Muazzez Ersoy, yaptığı kısa konuşmayla beni yıllar öncesine götürdü.</div>
<div>1980’li yılların başıydı. Magazin gazeteciliğinde daha yeniydim. İstanbul’un küçük gazinolarında assolistlik yapanlarla ilgili bir dizi hazırlamıştım.</div>
<div>‘Küçük denizlerin büyük balıkları. Onlar da assolist’ti dizi röportajın adı.</div>
<div>Muazzez Ersoy, Yenikapı’daki Pembe Köşk Gazinosu’nun çiçeği burnunda assolistiydi.</div>
<div>Asıl ismi Hatice Yıldız Levent’e veda edip, sahne adı olan Muazzez Ersoy’a alışmaya çalıştığı günlerde yapmıştım o söyleşiyi. Muazzez Ersoy’un hakkında çıkan ilk haber ve söyleşisini unutması mümkün mü?</div>
<div>‘Vefa’nın bir semt adı ya da boza sanıldığı şov dünyasında, bu tür anıların unutulmamış olması ve hatırlanması önemli. Magazinci.com’un heykelciğini Muazzez Ersoy’un vermesi ve o güzel anıları hatırlatması, aldığım ödülün bonusu gibiydi.<strong>‘KOPYALA YAPIŞTIR’ AMA DOĞRU OLSUN</strong></p>
<div>Her yazılanı doğru kabul edip, araştırmadan ‘kopyala yapıştır’la sayfalarına taşıyanlara ders olacak nitelikte bir haber analize imza attı medyafaresi.com’dan Eda Gedikoğlu.</div>
<div>‘Sarı kırmızı spikerler’ yazımdan alıntılar da var haberde, Seda Öğretir’in “Bluzumun rengi turuncuydu, sarı kırmızı değil” tweetleri ve o haber bülteninin videosu da. Merak edenler (http://bit.ly/JmnWXj) tıklayıp, gerçeği görsün.<strong>GÜNÜN SÖZÜ</strong></p>
<p>Dost, herkes çekip gittiğinde çıkıp gelendir&#8230;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/tribunlerdeki-senaristler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ata &#8211; Özge ve Kenan &#8211; Beren dışındaki aşklar sahte!</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/ata-ozge-ve-kenan-beren-disindaki-asklar-sahte/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/ata-ozge-ve-kenan-beren-disindaki-asklar-sahte/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 05:20:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE &#8211; 16 Mayıs 2012 Çarşamba  ALİCE tvem’de yaptığımız ‘Magazin Meydanı’na konuk olan Hülya Avşar, samimi açıklamalarda bulundu. Şov dünyasında ilişkilerin tam bir çorba olduğunu söyleyen Avşar Kızı, “Takip edemiyorum ve anlayamıyorum. Bu kadar kısa sürede nasıl aşık olunur? &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/ata-ozge-ve-kenan-beren-disindaki-asklar-sahte/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE &#8211; 16 Mayıs 2012 Çarşamba  ALİCE</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em><br />
<em>tvem’de yaptığımız ‘Magazin Meydanı’na konuk olan Hülya Avşar, samimi açıklamalarda bulundu. Şov dünyasında ilişkilerin tam bir çorba olduğunu söyleyen Avşar Kızı, “Takip edemiyorum ve anlayamıyorum. Bu kadar kısa sürede nasıl aşık olunur? Duygular gerçek değil” dedi&#8230;<span id="more-338"></span></em></p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/05/16/fft16_mf2269247.Jpeg" alt="" /></p>
<p>‘Magazin Meydanı’ adlı yeni bir programa başladık tvem’de. Moderatörlüğünü benim üstlendiğim programda meslektaşlarım Uğur Güneri, Nurettin Soydan, İdil Çeliker ve Yaşar Çakmak’la her pazartesi akşamı magazinin gündemini masaya yatıracağız.<br />
Kimi zaman ünlü konuklarımız olacak, gündeme dair konular hakkında onlar da görüşlerini açıklayacak.<br />
Saat 21.00’de başlayan canlı yayınımızın ilk konuğu Hülya Avşar, planlanan süre de 1.5 saatti.<br />
Ortaya öylesine keyifli, eğlenceli bir sohbet çıktı ki, yönetmen ne reklam ya da tanıtım koyabildi araya, ne de planlanan saatte bitirebildi programı.<br />
Hülya Avşar da formundaydı, o yüzden 1.5 saatlik program iki saatte bitti.<br />
Avşar, ‘Magazin Meydanı’nda neler mi söyledi?<br />
İşte Avşar’ın iki saatlik canlı yayında söylediklerinin özeti:</p>
<p><strong>“Bu kadar çabuk evlilik olmaz”</strong><br />
Şov dünyasında ilişkiler son birkaç aydır tam bir çorba. O ondan ayrılıyor. O aşk bitiyor, iki gün sonra başka bir aşk başlıyor. Diyorsun ki iki gün önce o buna aşıktı, şimdi bu bir başkasına. Takip edemiyorum ve anlayamıyorum! Bu kadar kısa sürede nasıl aşık olunur?<br />
Şunu söyleyeyim; herkes mutsuz. Çünkü yaşadıkları şeyleri gerçekten yaşamıyorlar. Aslında akıllar başka yerde. Herkes birbirine hava atmanın, o onu kıskandırmak için, bir diğeri ‘Bak ben iki günde buldum yeni bir sevgili’ demenin peşinde. Hiç kimse sevdiğiyle olamıyor. Ben sadece Ata Demirer ve Özge’nin (Borak) aşkına gerçek gözüyle bakıyorum. Bir de Kenan Doğulu’yla Beren Saat’in. Bu iki ilişkinin dışında gerçek anlamda herkesin mutlu olduğunu düşünmüyorum. İsim vermek istemiyorum, ama bu kadar çabuk evlilik olamaz gibi geliyor bana. Gerçek değil duygular. Hedef başka.</p>
<p><strong>“Hayatıma girecek kişiye Zehra’nın da onayı şart”</strong><br />
Benim aileye bakışım farklı. O yüzden hayatım boyunca bekar yaşayabilirim. Bundan sonra 14 yaşındaki Zehra mı hayatıma yön verecek? Tabii ki. Doğurduysam, o çocuğun düşüncelerine göre hareket edeceğim. Hayatıma girecek kişiye Zehra’nın da onay vermesi lazım. ‘Benim de bir hayatım var. Çocuğum günün birinde beni bırakıp gidecek’ diyenlere öyle sinir oluyorum ki, anlatamam. Öyle bir şey yok. Tabii ki evlenecek, gidecek, ama annelik işte burada başlıyor. Çocuğunu üzmemeye mecbursun. Senin özel bir hayatın yok artık. Ciddi bir ilişki yaşamayı, evlenmeyi düşündüğüm birini ancak tanıştırırım Zehra’yla. O konularda şu anki çağa uymayabilirim. Biraz gericiyim. Dakka başı annesinin yanında erkek görsün istemiyorum çocuğum. Aşk için çocuğu ikinci plana katiyyen atmam.</p>
<p><strong>“Kıvanç Tatlıtuğ modern Kenan İmirzalıoğlu klasik”</strong><br />
Kıvanç Tatlıtuğ’u ‘Kuzey Güney’de çok iyi buluyorum. Aşk-ı Memnu’da çok kilo almıştı. O zaman da beğeniyordum, ama yanakları şiş gibiydi. Ama burada bu fizikle, o kilo vermiş haliyle çok iyi. Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ’u artık bir yere ayıralım. Artık tamamlar.<br />
Kıvanç Tattıluğ mu Kenan İmirzalıoğlu mu?<br />
Çok farklılar. Kıvanç Tatlıtuğ’la Kenan İmirzalıoğlu’nu ayırmak lazım.<br />
Kıvanç Tatlıtuğ daha farklı bir tip ve daha popüler. Daha trendy yaşıyor. Daha çağdaş gibi geliyor bana. Spor yapıyor, her şeyi takip ediyor ve gençlere de örnek oluyor.<br />
Kenan İmirzalıoğlu, kendini geri çeken klasik tipte.<br />
Kenan’ı da beğeniyorum, ama ben daha bir Kıvanç tarafındayım, o kafadayım. Biri modern, biri klasik.</p>
<p><strong>“Survivor’da favorim Anıl”</strong><br />
Survivor’da favorim Anıl. Acun, adayı ziyaret etmemi istedi, ama haziran sonuna kadar Zehra’nın mezuniyeti nedeniyle bir dizi etkinliği var, burada olmam lazım. Zaten Türkiye’den başka hiçbir yerden zevk almıyorum.<br />
Sadece Bora Bora’ya gitmek istiyorum. Onun dışında merak ettiğim hiçbir yer yok.</p>
<p><strong>“İstediğim senaryo gelmedi kendim yazıyorum şimdi”</strong></p>
<p>Acun Ilıcalı’nın programlarında jüri üyeliği yaptığım, bu yüzden film ve albüm yapmadığım için beni eleştirenler var.<br />
Biz Acun’la arkadaşız ve aynı zamanda da çalışıyoruz. Ben o iki programdan da çok keyif alıyorum. Bir kere çok eğleniyorum, artı para da kazanıyorum.<br />
Doğru dürüst senaryo gelmiyor. Ne yapayım yani?<br />
72. Koğuş’u çektim, single çıkardım buna rağmen mutlu edemiyoruz insanları.<br />
Şimdi Taşkın’la (Sabah) bir albüm hazırlıyoruz. Eylül’de çıkacak.<br />
İstediğim senaryo gelmeyince artık kendim yazdırmaya karar verdim.<br />
Allah kısmet ederse ekim, kasım gibi çekmeye başlarız.</p>
<p><strong>“Yalan Dünya’ya bayılıyorum”</strong></p>
<p>‘Yalan Dünya’ya bayılıyorum. Özellikle de Olgun Şimşek’e. ‘Camış’ diyor ya, bitiyorum. Aradım dedim ki ona, pes! Hepsi çok başarılı ama Olgun öldürüyor beni. O dizide sadece Beyaz’ı oturtamadım. Beyaz kendine düşen görevi çok iyi yapıyor, mimiklerde süper başarılı, ama bir eksiklik var, ama nedir bilmiyorum.</p>
<p><strong>“Bülent Ersoy’un, Beyaz’ı 4 saat hazırolda bekletmesi süperdi”</strong></p>
<p>Bülent Ersoy’un konuk olduğu Beyaz Show’u izledim ve Beyaz’ın haline çok güldüm. Dört saat hazırolda bekledi Beyaz. Ben Beyaz Show’a gittiğimde dört saat ayakta beklemesin de görsün. Hareket edemedi.<br />
Bülent Ersoy, Beyaz Show’da şarkı üzerine şarkı söylüyor. Beyaz da  hazırolda bekliyor ve arada bir de şarkıya eşlik etmeye çalışıyor yavrum. Çok eğlendim o programı izlerken. Bülent Ersoy’un oturduğu o koltuk da çok komikti.</p>
<p>NOT: Spiker Seda Öğretir, takım tutmadığını, habercilerin takım tutmasına karşı olduğunu, giydiği turuncu kıyafetin stüdyo ışıkları yüzünden ekrana sarı kırmızı gibi yansıdığını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/ata-ozge-ve-kenan-beren-disindaki-asklar-sahte/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarı kırmızı spikerler</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/sari-kirmizi-spikerler/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/sari-kirmizi-spikerler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 05:53:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE &#8211; 15 Mayıs 2012 Salı  ALİCE Galatasaray’ın şampiyon olduğu gün Show TV’nin ana haberini sunan Korcan Karar’ın sarı kırmızı kravat takarak ekrana çıkması, Star TV spikeri Seda Öğretir’in ceketinin altına sarı kırmızı renkteki kıyafet giymesi taraftarlığın fotoğrafıdır&#8230; &#160; &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/sari-kirmizi-spikerler/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE &#8211; 15 Mayıs 2012 Salı  ALİCE </strong></em></p>
<p><em><strong>Galatasaray’ın şampiyon olduğu gün Show TV’nin ana haberini sunan Korcan Karar’ın sarı kırmızı kravat takarak ekrana çıkması, Star TV spikeri Seda Öğretir’in ceketinin altına sarı kırmızı renkteki kıyafet giymesi taraftarlığın fotoğrafıdır&#8230;<span id="more-335"></span></strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2011-2012 Süper Toto Süper Lig Şampiyonu’nu belirleyen Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında yaşananlar bir gerçeği daha gözler önüne serdi.<br />
‘Futbol terörü’nden başka bir şey değil bu.<br />
Her insan özgürdür, ama her şey gibi özgürlüğün de bir sınırı vardır.<br />
Bir insanın özgürlük alanı, diğerinin başladığı yerde biter.<br />
Arazilerin sınırlarını belirleyen çitler gibi gözle görülen bir sınır değildir bu.<br />
O yüzden de ha bire ihlal edilir.<br />
Takım taraftarlığı da böyledir.<br />
Taraftarlıkla fanatizm arasındaki fark özetle şudur:<br />
Tutkunuzun başkalarını rahatsız etmemesi lazım.<br />
Sizin sevinciniz, kutlamanız, başkaları için işkence olmamalı.<br />
Rakiplerin sinirlerini bozarak yaşadığınız coşkuya karşı tarafın da aynı şekilde karşılık verme ihtimali söz konusu.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/05/14/fft16_mf2265658.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Galatasaray’ın şampiyon olduğu gün Show TV’nin ana haberini sunan Korcan Karar’ın sarı kırmızı kravat takarak ekrana çıkması, Star TV spikeri Seda Öğretir’in ceketinin altına sarı kırmızı renkteki kıyafet giymesi taraftarlığın fotoğrafıdır.<br />
Pazar akşamı haber sunanlardan sadece ikisi renklerini belli etti ve yaptıkları kimseyi rahatsız etmeyecek türdendi.<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “Ne bu yahu?” dedirten kadın seyircilerin tribünlerde ettikleri küfürlerse futbol fanatizminin, pazar akşamı Şükrü Saracoğlu’nun içinde ve dışında olanlarsa ‘futbol terörü’nün resmidir.<br />
Ama durup dururken olmuyor bu.<br />
Bu çirkin tablonun oluşmasında kanları, tuttukları takımın rengini alan kalemşörler ve yorumcuların yanı sıra futbolu yönetenlerin de sorumluluğu büyük.<br />
Yıllarca Türkiye’nin en büyük gazetelerinde genel yayın yönetmenliği ve yazarlık yapanlar bile birer ‘fanatik taraftar’a dönüşüyorsa, gerisini varın siz düşünün.</p>
<p><strong>YARDIM OLMADAN ENGELLER AŞILMAZ</strong></p>
<p>Gökkuşağı İşitme ve Konuşma Engelliler Derneği Başkanı Salih Tekkol, seslerini duyurmam için bir eposta gönderdi bana. Tekkol’un yazdıkları ve beklentisi şunlar:<br />
“Ali Bey, köşenizde biz engellilerin durumunu ve dernek olarak faaliyetlerimizi yazarsanız, sanatçılarımızın ve halkımızın biraz daha duyarlı olmasını sağlar, bizleri de sevindirmiş olursunuz.<br />
Dünya ve Türkiye gündeminin yoğunluğu içinde, bu hafta Engelliler Haftası olmasına rağmen gazeteler, televizyonlar çok ilgisiz davrandılar. Derneğimiz çok güzel faaliyetler yapmasına rağmen, bazen çay, şeker ve telefon faturası bile maddi anlamda sıkıntı olabiliyor.<br />
Oysa nerelere ne paralar harcanmıyor ki!”</p>
<p><strong>GÜNÜN SÖZÜ</strong></p>
<p>Bazı insanlar Matruşka bebekleri gibidirler.<br />
Onları tanıdıkça küçüldüklerini fark edersiniz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/sari-kirmizi-spikerler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte Twitter&#8217;ı sallayanlar!</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/iste-twitteri-sallayanlar/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/iste-twitteri-sallayanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 12:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE &#8211; 14 Mayıs 2012 Pazartesi  ALİCE Medya Takip Merkezi beş ulusal kanalın 2-15 Nisan 2012 tarihleri arasındaki yayınlarında hangi dizinin ‘hashtag’i üzerine Twitter’da ne kadar yorum yazıldığının listesini çıkardı. Twitter ahalisi arasında değil o diziyi, an itibarıyla televizyon &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/iste-twitteri-sallayanlar/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE &#8211; 14 Mayıs 2012 Pazartesi  ALİCE</strong></em></p>
<p><em>Medya Takip Merkezi beş ulusal kanalın 2-15 Nisan 2012 tarihleri arasındaki yayınlarında hangi dizinin ‘hashtag’i üzerine Twitter’da ne kadar yorum yazıldığının listesini çıkardı. Twitter ahalisi arasında değil o diziyi, an itibarıyla televizyon izlemediği halde konuyu beğenip yorum yapanlar da var&#8230;<strong><span id="more-331"></span></strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Twitter’la birlikte ‘Trending Topic’ (TT) ve ‘Hashtag’ gibi yeni kavramlar girdi hayatımıza.   Twitter kullanmayanların konuya Fransız kalmaması için iki sözcüğün ne manaya geldiğini anlatmak isterim.<br />
Trending Topic ya da TT, anlık reyting gibi.<br />
Twitter’ın yazılımı da hakkında en çok tweet yazılanları listeliyor.<br />
İlk 10’a girenler TT olmuş  sayılıyor.<br />
‘Hashtag’i de şöyle anlatayım.<br />
‘Yalan Dünya’, ‘Leyla ile Mecnun’, ‘Suskunlar’ ve ‘Seksenler’ gibi dizileri izlerken ekranın bir yerinde  rdrframe1 # işaretiyle başlayan bir kelime gördüğünüzde bilin ki ‘hashtag’dir o.<br />
İşte bu ‘hashtag’ler üzerine Twitter’da yazılanlar, o dizinin sosyal medyada ne denli güncel olduğuna dair yorumları da beraberinde getirmeye başladı.<br />
Medya Takip Merkezi (MTM) beş ulusal kanalın 2-15 Nisan 2012 tarihleri arasındaki yayınlarında hangi dizinin ‘hashtag’i üzerine Twitter’da ne kadar yorum yazıldığının listesini çıkardı.<br />
1. SUSKUNLAR: 2.631<br />
2. LEYLA?İLE?MECNUN: 1.742<br />
3. UÇURUM: 1.715<br />
4. YALAN?DÜNYA: 1.399<br />
5. Seksenler: 1.396<br />
Rakamlar böyle.<br />
75 milyonluk Türkiye’de 2 bin 631’in istatistiki bir değeri var mı sizce?<br />
Ayrıca ekranlardan Twitter’a yansıyan konular üzerinde yorum yazanların hepsini o diziyi izliyor kabul etmek de olası değil.<br />
Twitter ahalisi arasında değil o diziyi, an itibarıyla televizyon izlemediği halde konuyu beğenip yorum yapanlar da var çünkü.<br />
Onları da çıkardınız mı ne kalır geriye?<br />
O dizilerin final jeneriğinde yazan insan sayısı kadar değildir an itibarıyla o diziyi izleyip Twitter’da yorum yapanlar.<br />
Daha önce de yazdım, ama bir kez daha vurgulamak isterim ki, bundan böyle ‘Twitter’ı salladı’ başlıklı haberlere bu gözle bakmanızda yarar var.</p>
<p><strong>ERTUĞRUL ÖZKÖK, ÖZÜR DİLEYECEK Mi?</strong></p>
<p>Galatasaray, Şampiyonluk Kupası’nı tam üç saat gecikmeyle aldı.<br />
Niye?<br />
Şükrü Saraçoğlu’nda çıkan olaylar yüzünden. Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrası yaşananları Hürriyet 47’nci sayfasında ‘Bunun adı savaş’ başlığı altında şu şekilde verdi:<br />
“Şampiyonluğu Galatasaray’a kaptıran Fenerbahçe taraftarı Kadıköy’ü adeta yangın yerine çevirdi. Polis ve biber gazları da öfkeli topluluğu durdurmaya yetmedi. Kupa törenini engellemek için sahaya giren taraftarlar büyük olaylara imza attı. Stat içindeki kıvılcım kısa sürede dışarıya da sıçradı. Polis araçları ateşe verildi.”<br />
Hürriyet’in 49’uncu sayfasında manşetten verdiği Ertuğrul Özkök’ün ‘Ceketimi ilikledim, Fenerbahçe’yi kutluyorum’ başlıklı yazısının son cümlesiyse şöyle:<br />
“&#8230;Fenerbahçe taraftarı sahaya hiçbir şey atmasın istedim. Atmadı.”<br />
Milyonlarca insan televizyon ekranlarından, internetten ve gazete sayfalarından öyle olmadığını gördü.<br />
Ne olacak şimdi?<br />
Özkök’ün şampiyon Galatasaray’ı değil de ikinci olan kendi takımını kutlaması, Galatasaraylılarla onun arasındaki bir konu.<br />
Benim üzerinde durduğum şeyse bir yazarın okurlarına karşı olan sorumluluğu.<br />
O yüzden, yeri geldiğinde kendini acımasızca eleştiren Ertuğrul Özkök’ten “Erken yazı kurbanıyım” ya da “Kefil olduğum FB taraftarları yanılttı beni” şeklinde bir özür yazısı bekliyorum.</p>
<p><strong>CAN BONOMO’NUN EUROVISION HEDEFi</strong></p>
<p>Türkiye’nin Eurovision temsilcisi Can Bonomo, Bakü’ye uçmadan önce son söyleşisini Mehmet Tez’e vermiş ve şöyle demiş:<br />
“Sonuncu olmamak istiyorum. Dileğim bu. Birinci, ikinci, yedinci iyi güzel, ama bir sonuncu olursan. O kalır üzerinde.”<br />
Türkiye’yi Eurovision’da temsil eden bir şarkıcının en üstü hedeflemesi gerekirken aklını en dibe takması bana tuhaf geldi.<br />
Eurovision’a katılan şarkıcının hedefi birinci olup, yarışmayı bir sonraki yıl ülkesine getirebilmek, o olmazsa ilk 10’a girip bir sonraki yıl finali garantilemektir.<br />
Bunu yapamadıktan sonra bir fark yok 11’inci olmakla sonuncu olmak arasında.<br />
İki ülkenin temsilcisi de elemelere katılıyor bir yıl sonra.<br />
Bonomo, Türkiye’nin Eurovision serüvenini iyi analiz etmemiş olacak ki, şimdiden yok yere onu ‘sonuncu olma’ korkusu sardı.<br />
Çok ‘sıfır’ çekmişliğimiz, çok ‘sonunculuğumuz’ var Eurovision’da.<br />
Can Bonomo sanıyor ki, Eurovision sonunculuğu kara bir leke gibi yapışıyor ve ömür boyu kalıyor yarışanın üzerinde.<br />
Yok öyle bir şey.<br />
Aksine ömür boyu bunun kaymağını yiyenler bile var Türkiye’de.</p>
<p><strong>GÜNÜN SÖZÜ</strong></p>
<p>Allah, kimseyi yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkar edecek kadar nankör yapmasın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/iste-twitteri-sallayanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TRT Haber&#8217;den müthiş belgesel</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/trt-haberden-muthis-belgesel/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/trt-haberden-muthis-belgesel/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 12:33:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET TELEVİZYON &#8211; 11 Mayıs 2011 Cumartesi  ALİCE TRT Haber, izleyenleri müthiş etkileyecek çok ilginç bir belgesel hazırladı. Pek yakında ekrana gelecek bu belgeselin adı “Anne Ben Geldim!” Belgeselin adı romantik bir çağrışım yapsa da, içeriği hiç de öyle değil&#8230; “Anne &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/trt-haberden-muthis-belgesel/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET TELEVİZYON &#8211; 11 Mayıs 2011 Cumartesi  ALİCE</strong></em></p>
<p><em><strong><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/TRT/default.htm" target="_blank">TRT</a> Haber, izleyenleri müthiş etkileyecek çok ilginç bir belgesel hazırladı.</strong></em><br />
<em><strong>Pek yakında ekrana gelecek bu belgeselin adı “Anne Ben Geldim!”</strong></em><br />
<em><strong>Belgeselin adı romantik bir çağrışım yapsa da, içeriği hiç de öyle değil&#8230;</strong></em><span id="more-329"></span><br />
“Anne Ben Geldim” belgeseli, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/ter%C3%B6r/default.htm" target="_blank">terör</a> örgütlerin tuzağına düşmüş, intihar eylemcisi olmaya hazır örgüt üyelerinin emniyet güçlerinin çabası sonucu tekrar hayata döndürülmesini ve topluma kazandırılmasını konu alıyor.<br />
Örgüt mensuplarının itiraflarından yola çıkılarak hazırlanan ve kendi alanında ilk olma özelliği taşıyan iki bölümlük belgesel, emniyet güçlerinin terörle mücadeledeki paradigma değişikliğiyle örgüt mensuplarıyla kurduğu sağlıklı iletişimi ve bunun sonunda alınan başarılı sonuçları ekrana taşıyacak.<br />
Prof. Dr. Aytekin Geleri, Prof. Dr. Mehmet Özcan, Doç. Dr. Süleyman Özeren, Prof. Dr. İhsan Bal, Doç. Dr. Atilla Sandıklı ile Mehmet Yeğin gibi uzman ve akademisyenlerin görüşlerinden yararlanılarak hazırlanan belgeselin yönetmenliğini Fahri Hattatoğlu, yapımcısı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Tarkan/default.htm" target="_blank">Tarkan</a>Ateşmen, metin yazarı ise Fatih Aşık&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>tivibu’ysa bizim izlediğimiz ne?</strong></p>
<p>Eğriye eğri, doğruya doğru&#8230; <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/TTNET/default.htm" target="_blank">TTNET</a>’in Gayrettepe’deki merkezinde izlediğim sunuma kadar tivibu’nun tipik bir digital televizyon platformu olduğunu sanıyordum.<br />
Çünkü iki yıl önce abone olmak istediğimde tivibu öyle bir şeydi.<br />
Meğer iki yılda çok şey değişmiş.<br />
Tivibu, “yeni dönem TV platformu” hatta “sosyal tivi” oldu.<br />
Tivibu’da sadece televizyonların yayını yok&#8230;<br />
Televizyon yayınlarından kaçırdıkların mı var?<br />
Dert değil artık.<br />
Tivibu’da “Seç İzle”, “Tekrar İzle”, “Durdur İzle”, “Geri Al İzle” gibi seçenekler mevcut.<br />
Siz yeter ki, istediğiniz yapımları izleyecek vakit ayırın kendinize&#8230;<br />
Tivibu’nun yayınlarını sadece evdeki televizyondan izlemeye de mahkûm değilsiniz.<br />
“Paşa gönül kriterleri” giriyor burada devreye&#8230;<br />
“Tivibu Ev” paketi kadar zengin bir içeriğe sahip olmasa da 90 kanallı “Tivibu Web” ya da “akıllı cep telefonlar”la “Tivibu Cep”<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ten/default.htm" target="_blank">ten</a> izleyebilirsiniz televizyonlarda olanı biteni&#8230;<br />
Tivibu Ev’de içerik zengin, ama 75 milyonluk <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/T%C3%BCrkiye/default.htm" target="_blank">Türkiye</a>’de şimdilik bu hizmetten yararlanan hane sayısı 70 bin&#8230;<br />
Tivibu Ev, Tivibu Web ve Tiwibu Cep’ten hizmet alan toplam nüfus ise 1 milyon civarında&#8230; Tivibu, bir de sosyal <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/medya/default.htm" target="_blank">medya</a> yarattı abonelerine&#8230;<br />
Şimdilik 13 bin kişi aktif olarak kullanıyor bu “sosyal TV” hizmetini&#8230;<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Facebook/default.htm" target="_blank">Facebook</a> ve <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Twitter/default.htm" target="_blank">Twitter</a> benzeri bir servis bu.<br />
Arkadaşlık da teklif edebiliyorsunuz, tweet de atabiliyorsunuz kullanıcılara.<br />
Sizin anlayacağınız boş vakti olanlar için oyalanacak çok şey var Tivibu’da&#8230;<br />
Tivibu’nun mini paketi 9.90, maxi paketi ise 39.90 TL&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ŞARKILAR YARIŞACAK</strong></p>
<p><strong></strong>Ünlü format şirketlerinden Endemol, yayınlandığı ülkelerde büyük ilgi gören “Your Face Sounds Familiar” adlı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Yar%C4%B1%C5%9Fma/default.htm" target="_blank">yarışma</a> için <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Star-TV/default.htm" target="_blank">Star TV</a> ile anlaştı.<br />
“Your Face Sounds Familiar”, dört erkek ve dört kadın ünlünün kamu yararına çalışan bir vakıf veya dernek için canlı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Performans/default.htm" target="_blank">performans</a> sergileyerek yarıştıkları bir format.<br />
Antena 3’ün reyting ortalamasını iki kat artıran, yayınlandığı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Portekiz/default.htm" target="_blank">Portekiz</a>’de ise ekran karşısındaki iki kişiden birinin izlediği yarışmada üç kişiden oluşan jüri var. Ancak “Benzemez Sana Kimse”de ünlü şarkıcıların eserlerini söyleyecek sekiz kişi, kendi adlarına değil, temsil ettikleri vakıf ya da dernek adına yarıştığı için eleme olmayacak.<br />
Bakalım Endemol Türkiye ve Star TV, TV dünyasının yeni yarışmasında <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/M%C3%BCzik/default.htm" target="_blank">müzik</a> dünyasının hangi starlarını yarıştıracak, jüride kimler görev yapacak?<br />
Star TV ve Endemol yöneticileri, bu iş için en ideal şarkıcıları ve jüri üyelerini bulursa “Benzemez Kimse Sana”, bu yazın en çok iş yapan yapımı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/olabilir/default.htm" target="_blank">olabilir</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Magazin Meydanı” Avşar’la başlayacak</strong></p>
<p><strong></strong>14 Mayıs Pazartesi akşamı yeni bir sınav bekliyor bizi&#8230;</p>
<p>Ömürlerinin çoğunu magazin gazeteciliğinde geçirmiş beş magazinci, “Magazin Meydanı” adlı yeni bir programa başlayacağız tvem’de&#8230;<br />
Moderatörlüğünü benim yapacağım programda meslektaşlarım Uğur Güneri, Nurettin Soydan, İdil Çeliker ve Yaşar Çakmak’la birlikte her hafta magazin gündemini masaya yatıracağız&#8230;<br />
Amacımız ne ünlülerin “kirli çamaşırları”nı ortaya dökmek ne de birilerini asmak &#8211; kesmek&#8230;<br />
Her pazartesi akşamı, magazin gündemini işgal eden konular hakkında konuşacağız. Olanı biteni mesleki birikimlerimizin ışığında değerlendireceğiz.<br />
“Magazin Meydanı”nda şov dünyasından ünlü konuklarımız da olacak&#8230;<br />
Onlar da bizimle birlikte magazin gündemi hakkında görüşlerini açıklayacak.<br />
Kimi zaman <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Magazine/default.htm" target="_blank">magazine</a> damgasını vuran olayları mercek altına alacağız, bazen de gündeme biz damga vuracağız.<br />
Nasıl mı yapacağız bunu?<br />
İlk program konuğumuz <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/H%C3%BClya-Av%C5%9Far/default.htm" target="_blank">Hülya Avşar</a>&#8230;<br />
Pazartesi akşamı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/saat/default.htm" target="_blank">saat</a> 21.00’den itibaren tvem’deyiz&#8230;<br />
İzleyin, görün&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>MURAT KAZANASMAZ SANKİ <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/asker-arkada%C5%9F%C4%B1/default.htm" target="_blank">ASKER ARKADAŞI</a></strong></p>
<p>“tv8’de Bu Sabah” adlı bir program var.<br />
Birçok televizyon kanalında olan klasik sabah haber programlarından biri bu&#8230;<br />
O saate kadar Türkiye’de olan bitenin, gazetelerin birinci sayfalarının ekrana yansıtıldığı, bazı köşe yazarlarından alıntılar yapılan tempolu bir program “tv8’de Bu Sabah”&#8230;<br />
Çok genç olmasına rağmen işinin üstesinden başarıyla gelen, ekrana yakışan bir sunucusu var programın.<br />
“Her güzelin bir kusuru var” diye boşuna dememişler.<br />
Mutlu Ulusoy’un kusuru da şu:<br />
Ulusoy, her sabah hava ve yol durumunu öğrenmek için canlı yayında yetkililere bağlanıp onlardan Türkiye’nin havasına ve <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/%C4%B0stanbul/default.htm" target="_blank">İstanbul</a>’un yol durumuna dair bilgiler alıyor.<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/meteoroloji/default.htm" target="_blank">Meteoroloji</a> yetkilisi Mehmet Uğur Yıldırım’la ya da <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ankara/default.htm" target="_blank">Ankara</a>’dan Erkan Tan’la konuşurken hepsine “Bey” diye hitap eden Ulusoy, sıra Büyükşehir Belediyesi trafik operatörü Murat Kazanasmaz’a gelince nedense ona ismiyle sesleniyor. Kazanasmaz’ın ısrarla resmi bir dil kullanmasına karşın Ulusoy, “Murat, nedir bu sabah İstanbul’un yol durumu?” diye soruyor ona&#8230;<br />
Sanırsın Kazanasmaz’la Ulusoy “asker arkadaşı”!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Oprah’ın fiyaskosu</strong></p>
<p>Oprah Winfrey, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/2011/default.htm" target="_blank">2011</a> yılına kadar dünyanın en çok kazanan kadın televizyoncusuydu.<br />
Winfrey, 2011’in başında çalıştığı kanala veda edip 2008’de Discovery <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Channel/default.htm" target="_blank">Channel</a> ile ortaklaşa kurduğu televizyonu yayın hayatına soktu. Oprah Winfrey Network’ün baş harflerini taşıyan OWN, ünlü sunucunun televizyonculuk hayatından kazandıklarını götürecek gibi&#8230;<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/index/ABD/default.htm" target="_blank">ABD</a>’nin önde gelen ekonomi dergisi Business Week’in yaptığı habere göre Discovery Channel ile ortaklaşa kurduğu OWN için 600 milyon <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/dolar/default.htm" target="_blank">dolar</a> harcayan Oprah Winfrey’in şimdilik zararı 330 milyon dolar&#8230; <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Amerika/default.htm" target="_blank">Amerika</a> medyasının “en başarılı fiyasko” olarak adlandırdığı Oprah’ın  televizyon patronluğu macerası, acaba Türkiye’de birilerine ders olur mu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/trt-haberden-muthis-belgesel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erbil gay bara gitti, Atuk hesap sordu</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/erbil-gay-bara-gitti-atuk-hesap-sordu/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/erbil-gay-bara-gitti-atuk-hesap-sordu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 11:51:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE &#8211; 11 Mayıs 2012 Cuma  ALİCE Geçen günlerde bir gay bar açılışına giden Mehmet Ali Erbil, Stelyo Pipis’e “Akşam Irmak (Atuk) aradı. Şok&#8230; Şok&#8230; Şok&#8230; Akşam gay bardaymışsın’ dedi. Sanki ilk defa gidiyorum gay bara” deyince aşk yaşadıkları &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/erbil-gay-bara-gitti-atuk-hesap-sordu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE &#8211; 11 Mayıs 2012 Cuma  ALİCE</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em><br />
<em>Geçen günlerde bir gay bar açılışına giden Mehmet Ali Erbil, Stelyo Pipis’e “Akşam Irmak (Atuk) aradı. Şok&#8230; Şok&#8230; Şok&#8230; Akşam gay bardaymışsın’ dedi. Sanki ilk defa gidiyorum gay bara” deyince aşk yaşadıkları konuşulan ikilinin, aynı evde yaşamadıklarını öğrenmiş oldum.<strong><span id="more-326"></span></strong></em></p>
<p>Seyahatte olduğum için katılamamıştım Mehmet Ali Erbil ile Özgür Aras’ın Cihangir’deki ‘Yımırta’nın açılışına.<br />
Erbil’in menajeri Stelyo Pipis, “Yımırta’yı açalı neredeyse üç ay oldu, hâlâ gelmedin dükkanımıza” diye sitem edince ilk fırsatta attım     kendimi Cihangir’e.<br />
‘Yımırta’nın yeri çok     merkezi. Cihangir Meydanı’na birkaç metre mesafede. Stelyo Pipis’in söylediğine göre hafta     içi o kadar yoğun değil, ama     hafta sonları kuyruk oluyormuş insanlar ‘Yımırta’da.<br />
Beyaz TV’deki iş toplantısından çıkıp gelen Stelyo Pipis, akşam gittikleri marjinal bar çıkışında basın mensuplarıyla aralarında geçen diyalogları yeni bitirmişti ki Erbil geldi.<br />
Masaya oturur oturmaz, Stelyo’ya dönüp şöyle dedi:<br />
“Sabah sabah Irmak (Atuk) aradı. ‘Şok&#8230; Şok&#8230; Şok&#8230; Akşam gay bardaymışın’ dedi.”<br />
Pipis, “Kimden öğrenmiş ki?” diye sorunca Erbil’in         yanıtı, “Bilmiyorum, ama     sanki ilk defa gidiyorum         gay bara” oldu.<br />
Bu vesileyle Irmak Atuk’la Mehmet Ali Erbil’in aynı     evde yaşamadıklarını da         öğrenmiş oldum.<br />
Amma velakin tesadüfe bakın ki, aynı gün Irmak Atuk’un “Mehmet Ali Bey’le şimdiye kadar hiç birlikte olmadım. Ama bu, görüşmediğimiz anlamına gelmiyor. Her zaman kendisiyle görüşmeye devam edeceğim” açıklaması vardı gazetelerde. Yılbaşından önce TNT ile yollarını ayıran Erbil’e ve menajeri Pipis’e, yeni bir kanalla yapılmış bir anlaşma ya da ufukta yeni bir televizyon projesi olup olmadığını sordum.<br />
Anlattıklarından anladığım     o ki, Fox, atv ve Beyaz TV’yle flört halindeler. Beyaz TV,         diğerlerine oranla sanki bir     adım daha önde gibi.</p>
<p><strong>SURViVOR, DOĞUŞ’U 11 KiLO ZAYIFLATTI</strong></p>
<p>Stelyo Pipis ve Mehmet Ali Erbil’le ‘Yımırta’da buluştuğumuz gün, mekanın müşterileri arasında Doğuş ve ekibi de vardı.<br />
‘Survivor’dan elendikten sonra ilk kez karşılaştığım Doğuş’u çok zayıflamış gördüm.<br />
‘Survivor’da kaç kilo zayıfladığını sordum Doğuş’a.<br />
“5-6 kilo diyorum insanlara, ama aslında 11 kilo zayıfladım ‘Survivor’da” diyen Doğuş, sonra ekibiyle kahvaltı masasına oturdu. Bir müddet sonra lavaboya giderken Doğuş’un masasında gördüğüm bir manzara şaşırtıcıydı. Ekibinden dört kişi vardı Doğuş’un yanında.<br />
Bir de baktım herkesin elinde     cep telefonu.<br />
Kimi Facebook’ta, kimi Twitter’da, kimi internette sörfte.<br />
Aranızdaki muhabbete de     doyum olmuyor diye laf atınca ekibe, Doğuş, “Valla hepsi bana çalışıyor     şu anda” dedi.</p>
<p><strong>MADO, DONDURMAYA YÜZDE 33 ZAM YAPTI!</strong></p>
<p>Kısa bir süre öncesine kadar Mado’da dondurmanın külahı     1.5 TL’ydi.<br />
Sıcaklarla birlikte Mado’nun fiyatları da uçtu.<br />
Dondurmanın külahı 2 TL oldu.<br />
Çok merak ediyorum, Mado’nun sahipleri hangi girdilerinde anormal bir fiyat artışı oldu ki dondurmaya yüzde 33.3 zam yaptı?<br />
“Önümüz yaz, insanlar öyle ya da böyle dondurma gibi yalar yutar bu zammı” diye mi düşündüler acaba?<br />
Mado’nun dordurmanın kilo fiyatına üçte bir oranında zam yapması bende yeterince soğuk duş etkisi yaptı, almadan çıktım.</p>
<p><strong>ÇIRAKLAR, USTALARI SEÇiP ÖDÜLLENDiRECEK</strong></p>
<p>15 Mayıs Salı akşamı Beşiktaş Kültür Merkezi, ilginç bir geceye ev sahipliği yapacak.<br />
‘Tiyatronun çırakları, tiyatronun ustaları’nı ödüllendirecek BKM’de.<br />
Devlet Tiyatroları, Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı (TOBAV) İstanbul Şubesi’nin projesinin özeti şu: Tiyatronun çırakları, 2011-2012 tiyatro sezonunun usta tiyatrocularını seçip, ödüllendirecek.<br />
Peki nasıl olacak bu?<br />
TOBAV, İstanbul’da eğitim veren üniversitelerin tiyatro bölüm-lerinde okuyan öğrenciler arasından bir grup genç tiyatrocu seçti.<br />
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Tasarım Bölümü, Aydın, Maltepe, Beykent, Yeditepe ve Haliç Üniversitesi’yle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü öğrencilerinden oluşan jüri yani tiyatro çırakları, İstanbul’daki bütün oyunları izleyip, finalistleri belirledi.<br />
Oyun, Yönetmen, Genç Yönetmen, Kadın-Erkek Oyuncu, Genç Kadın ve Genç Erkek Oyuncu, Dekor Tasarımı, Kostüm, Işık, Takım Çalışması ve Yeni Yerli Yazar dallarında aday gösterilenlerden ödüle hak kazananlar 15 Mayıs’ta açıklanacak.<br />
Tiyatro Artı’nın ‘Üç Kişi’ oyunuyla ‘Seçici Kurul Özel Ödülü’nü alacağı gecede, TOBAV İstanbul Şubesi Özel Ödülüyse ‘Kent kültürüne 98 yıldır çok önemli katkıda bulunan ve Şehir Tiyatroları’nın yok edilmesine karşı onurlu bir direnç gösteren tüm Şehir Tiyatrosu emekçilerinin olacak.</p>
<p><strong>GÜNÜN SÖZÜ</strong></p>
<p>Ya olduğun gibi görün ya da psikoloğa görün, bana görünme de kime görünürsen görün:))</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/erbil-gay-bara-gitti-atuk-hesap-sordu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Magazinsel palavralar</title>
		<link>http://www.alieyuboglu.com.tr/magazinsel-palavralar/</link>
		<comments>http://www.alieyuboglu.com.tr/magazinsel-palavralar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 06:28:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alieyuboglu.com.tr/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET CADDE &#8211; 10 Mayıs 2012 Perşembe  ALİCE Ayça Bingöl ve Gülse Birsel haklarında çıkan haberlere yalanlama gönderdi.  Drama oyuncusunun soğukkanlılıkla karşıladığı ‘gerçeği yansıtmayan haber’, komedi yazarını ‘kaleminden kan damlayan yazar’a dönüştürdü! HTMagazin, senarist Gülse Birsel’in ‘Yalan Dünya’daki üçkağıtçı yönetmen &#8230; <a href="http://www.alieyuboglu.com.tr/magazinsel-palavralar/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MİLLİYET CADDE &#8211; 10 Mayıs 2012 Perşembe  ALİCE</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em><br />
<em><strong>Ayça Bingöl ve Gülse Birsel haklarında çıkan haberlere yalanlama gönderdi.  Drama oyuncusunun soğukkanlılıkla karşıladığı ‘gerçeği yansıtmayan haber’, komedi yazarını ‘kaleminden kan damlayan yazar’a dönüştürdü!<span id="more-323"></span></strong></em></p>
<div>HTMagazin, senarist Gülse Birsel’in ‘Yalan Dünya’daki üçkağıtçı yönetmen Tufan Paksoy karakteriyle eski yapımcısı Sinan Çetin’le dalga geçtiğini iddia eden bir  manşet attı.</div>
<div>Aynı gün Bugün gazetesinde ‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisinin kadın başrol oyuncusu Ayça Bingöl’ün set ortamındaki çalışma koşullarından muzdarip olduğunu iddia eden ‘Öyle bir rest çekti ki’ başlıklı haberi vardı.</div>
<div>İki haber de yapılan yazılı açıklamayla yalanlandı.</div>
<div>Ancak iki açıklama arasındaki üslup farkı bir hayli dikkat çekici.</div>
<div>Ayça Bingöl’le D Yapım’ın ortak açıklaması şöyle:</div>
<div>“Bugün basında ve bazı internet sitelerinde ‘Dizinin yapımcısına öyle bir rest çekti ki’ başlığı ile yer alan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Yıldır birlikte yol aldığımız D Yapım ile karşılıklı anlayışa ve uyuma dayalı bir çalışma içerisindeyiz. Haberde belirtilen istek listesi de asılsızdır. Ayça Bingöl ve dizinin yapım şirketi arasında hiçbir zaman bu tarz diyaloglar geçmemiştir.”</div>
<div></div>
<div><strong>Gülse Birsel çok sinirlendi!</strong></div>
<div>Gülse Birsel’in ‘İmzasız yayınlanan haber gerçeği yansıtmamaktadır’ başlıklı açıklaması ise şöyle:</div>
<div>“Yalan Dünya’da yazdığım birçok karakter gerçek hayattaki birçok ünlüye yerli yersiz benzetilmekte.</div>
<div>Oysa aklıselim izleyicinin de tahmin edebileceği gibi, yıllardır yarattığım karakterler hayal ürünüdür.</div>
<div>Hikaye Cihangir’de geçince, sanırım her karakterimizi sanat çevresinde birine benzetmek basın için eğlenceli bir malzeme.</div>
<div>Ne yazık ki bu, benim için de, söz konusu ünlü isimler için de bir başağrısı ve işin gücün arasında yalanlanması gereken saçma bir iddia!</div>
<div>Tufan Paksoy, Sinan Çetin veya Ahmet, Mehmet değil. Bugüne kadar yarattığım bütün karakterler gibi Burhan gibi, Volkan gibi, Selin gibi, büyük ölçüde hayal gücü ve bugüne kadar tanıdığım yüzlerce insanın birtakım özelliklerinin bileşimiyle ortaya çıkan orijinal bir karakter.</div>
<div></div>
<div><strong>Ortak yanları siyah tişört</strong></div>
<div>Tufan üçkağıtçı bir dizi yönetmeni ve yapımcısı. Ağırlıklı olarak ikinci sınıf dramalar çekiyor. Sanırım Sinan Çetin’le tek ortak özelliği  siyah tişört giymesi! Bu başka hiçbir insanda rastlanmayacak çok ender bulunan özelliğe(!) dayanılarak, aramda herhangi bir problem  olmayan Sinan’la ilgili ‘omurgasız’ sıfatı kullanılarak başlık atılmasını çirkin buldum.</div>
<div>Böyle kaba ve hayal gücünden uzak bir hakaret şeklinin yakıştırılması da bana yapılmış bir ayıp!</div>
<div>Tufan’ın omurgasızlığı yayınlanan bölümün başından itibaren gittikçe gelişen olay örgüsünde sebepleriyle anlatılmıştır.</div>
<div>Diziyi şu karakter filanca mı, öteki falanca mı diye magazinsel palavralar üreterek değil, bir kurmaca mizah olarak, tadını çıkararak  seyredersek, hepimiz için daha  keyifli olur.”</div>
<div>İki açıklama aradaki üslup farkı dikkatinizi çekti mi?</div>
<div>‘Magazinsel palavralar’, insanına göre farklı reaksiyonlar gösteriyor demek ki.</div>
<div>Drama oyuncusunun  soğukkanlılıkla karşıladığı ‘gerçeği yansıtmayan haber’, komedi yazarını ‘kaleminden kan damlayan  yazar’a dönüştürebiliyor!</p>
<div><strong>SEFARADLARIN ANNE SEVGİSİ</strong></div>
<div>
<div>Önceki sabah, çam ağaçlarının gölgesinde yazımı yazarken üstünde Şişli Belediyesi yazan bir otobüs ve bir dizi otomobil yaklaştı Ümraniye Trabzon Park’taki Eyüboğlu Cafe’nin önüne.</div>
<div>Otobüsten ve otomobillerden inen kadınların hepsi doluştu bahçeye. Meğer brunch rezervasyonları varmış!</div>
<div>Kimler bu kadınlar diye sorduğum kafenin sahibi Sacit Eyüboğlu, “Daveti organize edenlerden birini getireyim de o bilgi versin sana” deyip gitti ve biraz sonra, yanında İzabella Kandiyoti, Luiza Uçki ve Sara Kuzir adlı üç kadınla geldi.</div>
<div>Kökleri, İspanya’dan kovulunca Osmanlı’nın sahip çıktığı musevilere dayanan Sefarad kadınlarından Luza Uçki, bir araya gelmelerinin sebebini şöyle anlattı:</div>
<div>“Anneler Günü’nü herkes ailesiyle geçireceği için birbirini tanıyan insanlar ve aileler olarak bir araya gelip, bu önemli günü bir arada kutlamak istedik. Sağ olsun Şişli Belediye Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül de bize otobüs tahsis etti, İstanbul’un iki yakasındaki Sefarad kadınları  olarak bir araya geldik. Bugün annelerimiz oturup brunch’ın tadını çıkaracak, bizler de kızları olarak servis elemanı gibi hizmet  edeceğiz onlara.”</div>
<div>Sefarad kadınlarının birbirlerine olan bağlılığı, genç kadınların annelerine garsonlar gibi hizmet etmeleri ve onlara gösterdikleri sevgi, saygı hoşuma gitti.<strong>GÜNÜN SÖZÜ</strong></p>
<p>Kimse sanmasın kendini ‘Hint kumaşı’, bir gün biri gelir vurur makası!</p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alieyuboglu.com.tr/magazinsel-palavralar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

