‘EVLAT KOKUSU’ NASIL BİR DİZİ?

MİLLİYET – 8 MART 2017 ÇARŞAMBA  –  ALİCE

İlk bölümü bu akşam Kanal D’de ekrana gelecek “Evlat Kokusu”nu pazartesi günü dizi ekibiyle birlikte Kanyon’da izledim.

Yapımcılığını Endemol Shine Türkiye’nin, yönetmenliğini Erol Özlevi’nin üstlendiği, Hande Soral, Barış Kılıç, Sedef Avcı, Murat Han ve Yeşim Salkım’ın başrollerini paylaştığı dizi, ağır bir drama… 

Bir tarafta malikânede yaşayan kalabalık bir aile… Kayınvalide gibi abla “Hünkar” (Yeşim Salkım), eşinin (Selen Uçer) önünde güzel kadınlara kur yapan hovarda abi “Cevahir” (Murat Han), abisinin açıklarını toparlayıp işleri yürüten kardeş “Aslan” (Barış Kılıç) ve lösemi kızına donör olsun diye ikinci kez hamile kalan eşi “Zümrüt” (Sedef Avcı)…

Diğer tarafta ise Amsterdam’da hemşirelik yaparken hamile kaldığı sevgilisi yüzünden katil olan “Zeynep” (Hande Soral)…

Bir film kadar heyecanlı ve sürükleyici “Evlat Kokusu”nda “Hünkar”ın marifetiyle kaçırılan bir çocuk etrafında dönüyor olaylar, ama öyle  böyle değil…

İki arkadaşından başka tutunacak dalı, oğlunu bulmaktan başka gayesi olmayan “Zeynep”in mücadelesini izlemeye   ne yürek dayanır ne mendil …

İlk bölümde izlediğim başrol oyuncularının hepsi, üstlendikleri rolün hakkını verdi. “Zeyno” rolündeki Soral’ın performansı ise süperdi.

 

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜ KUTLAMAYA YÜZÜMÜZ YOK 

Dünya Kadınlar Günü bugün… Dün gazetemizin sürmanşetinde okumuşsunuzdur 2016’da ülkemizde kaç kadının öldürüldüğünü…

Medyaya yansıyan kadın cinayetlerinin çetelesini tutan Umut Vakfı’nın yaptığı açıklamaya göre 2016’da öldürülen kadın sayısı 367…

Her gün bir kadının erkek şiddetiyle öldürüldüğü bir ülkede yaşayanların, Dünya Kadınlar Günü / Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamaya hakkı ve yüzü olur mu?

Bir şeyi kutlamak için önce onu hak etmek gerekir çünkü…

Kadına yönelik şiddetin azalması için kanunlarda yapılan onca değişiklik ve kampanyaya rağmen bir ülkede kadına yönelik şiddet azalacağı yerde artıyorsa, bu insanlık ayıbından kurtulmak adına hepimizin bir şeyler yapması lazım.

Her yıl 8 Mart’ta Türkiye’yi etkinlik manyağına çevirenlerin de “One minute” deyip, şu soruyu kendilerine yöneltmesi gerekmez mi?

“Her yıl ‘Dünya Kadınlar Günü’ üzerinden kendi PR’ımızı yapıyoruz, ama bu etkinliklerin kadına yönelik şiddetin azalması adına marjinal bir faydası var mı? Başka bir reçete mi uygulamak gerekir acaba?”

DAMAT ADAYININ İLGİNÇ İDDİALARI

ATV’deki “Esra Erol’da’’dan 16 Şubat’ta ayrılan Mehmet Güneş’in Instagram’ında yazdıkları -şayet doğruysa- evlilik programlarını araştırmak için TBMM’de kurulan komisyonun işini kolaylaştıracak türden:

“Zuhal Topal’la’nın yöneticilerinden Aslı bana, ‘Bize gel, Esra Erol’u kötüle, istediğini söyle. Bu hayatta senin her istediğin olacak’ diye kandırmaya çalıştı. Karşınızda çocuk yok. Ben Esra Erol’dan şerefimle ayrıldım. Beni şerefsiz mi sandınız? Bana para, iş teklif ediyorlar. Beni paranızla satın alamazsınız. Ben sizin parayla satın alıp canlı yayında iftira attırdığınız satılıklardan değilim.”   

GÜNÜN SÖZÜ

Basit bir erkek, sevgilisini diğer kızlarla kıskandırır. Gerçek bir erkek ise diğer kızları sevgilisiyle kıskandırır. (Marlynn Longston)  

 

 

İlginizi çekecek diğer haberler