‘Ekrandan men’ cezası gelir mi?

MİLLİYET TELEVİZYON – 22 Aralık 2012 Cumartesi  ALİCE

Öncelikle Hıncal Uluç’a ve Faik Çetiner’e teşekkürler… Çünkü, program bölmenin sona ermesi için verdiğim mücadeleyi köşelerine taşıyıp, takdirlerini dile getirme inceliğini gösterdiler…


Telefon açarak, e-posta ya da Tweet atarak, “Sonunda istediğin oldu. Tebrikler” diye iltifat edenlere
de bu vesileyle bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Program bölmeye niye karşı çıktım?
Ortada bir emek hırsızlığı vardı da ondan…
Hiçbir kanalla iş yapmadığım için bir mağduriyetim söz konusu değildi.
Şark kurnazlığıyla, insanların emeklerini gasp edenlerin ısrarla bundan vazgeçmelerini istedim.
Yapılan yanlıştı, sonunda TİAK, “program bölme”yi yasakladı.
Oysa iş bu noktaya gelmeden televizyon yöneticileri son verseydi bu yanlışa daha şık olmaz mıydı?
Olurdu, ama olmadı işte…

Umudu olan var mı?

Hal böyle olunca da, askere giden her Türk’e öğretilen bir gerçek çıktı karşımıza:
“Seve seve yapmazsan, seve seve yaptırırlar adama.”
Malum, televizyon yöneticilerinin de hepsi erkek, o yüzden alışıklar bu “askerlik öğretisi”ne…
Şimdi daha büyük bir sınav var televizyon yöneticilerininönünde…
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD) tarafından organize edilen “Spor Programları Değerlendirme Toplantısı” yapıldı İstanbul’da…
Gençlik ve Spor Bakanı Suat KılıçTürkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım DemirörenRTÜK Başkanı Davut Dursun, TVYD Başkanı Adem Gürses’in yanısıra spor basınının yöneticileri, futbol programı yapımcıları ve sunucuları katıldı toplantıya.
O toplantıdan medyaya yansıyan haberleri okudunuz mu?
Futbolun tartışıldığı programları disiplin altına alacak ilkeleriyazacak “Etik Kurul”da kimlerin olduğuna baktınız mı?
Toplantıdan medyaya yansıyanları takip ettim, “Etik Kurul”da kimlerin yer aldığına baktım ve katılanlarla konuştum.

Bu yöneticiler varken…

Kanaatim o ki, bu gidişle hiçbir şeyin değişmesi söz konusu değil.
Toplantının başında RTÜK’ün hazırladığı bir video gösterildi konuklara.
“Telegol” ve “Derin Futbol”daki yorumcuların şikâyet edilen konuşmaları vardı gösterilen videoda…
Aynı toplantıda oluşturulan “Etik Kurul”a “Telegol”ün moderatörü Serhat Ulueren’in  seçilmiş olması beraberinde tartışmaları da başlattı.
Reyting için değil “fair play” için yorum yapanlar yerine, yönettikleri kanallarda “Ben ayıyım” diyenlere ayda 50’şer bin lira veren ve “Spordaki şiddeti önlemenin yolu, medyanın düzelmesinden geçer” tezine “TV özgürlüğüne darbe vurulmak isteniyor” diyerek karşı çıkan televizyon yöneticileri olduğu sürece bu işler düzelmez. Şimdiden buraya yazıyorum, ileride olacakları:
Televizyon sektörü kendi inisiyatifiyle bu işi çözemeyecek.
Şayet Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ve RTÜK yönetimi bu konuda ciddiyse, parola belli:
“Seve seve yapmazsan, seve seve yaptırırlar.”
RTÜK, yeni yaptırımlar öngeren bir Yasa Tasarısı hazırlayacak, Gençlik ve Spor Bakanı da bunu TBMM getirecek.
TBMM de, futbolda şiddeti önleme adına, futbol programlarına ağır para, futbol yorumcularına “ekrandan men” cezaları getirecek yasayı kabul edecek.

Başvuru sayısı 500 bini buldu

Yayınlandığı hafta sonlarında Kanal D’ye iyi reyting kazandıran “Ben Bilmem Eşim Bilir”i izlerken baktımekranda, ekibin yarışmacı seçmek için hafta içinde bazı illere gideceğine dair duyurular var.
“Ben Bilmem Eşim Bilir” ekibinin şimdiye kadar hangi illere gittiğini ve ne kadar başvuru aldığını merak ettim.
Aradığım D Productions’tan aldığım bilgiler şunlar:
Ekip bir aydır dolaşıyor Türkiye’yi…
Şimdiye kadar gittikleri iller; İzmirAnkaraAdanaTrabzonAntalyaGaziantep ve Van
“Ben Bilmem Eşim Bilir”de yarışmacı olmak için bugüne kadar başvuran çift sayısı 500 bine yaklaştı…
Müthiş bir rakam…
Ne demiş Andy Warhol yıllar önce?
“Herkes birgün 15 dakikalığına meşhur olacak.”
Bugün 22 Aralık…
Yazdıklarımı okuduğunuza göre hala hayattasınız!
Hani “Maya Takvimi”ne göre kopacaktı kıyamet?
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin, Andy Warhol mu öngörü sahibi yoksa “Maya Takvimi”ne göre 21 Aralık’ta kıyametin kopacağını iddia edenler mi?

“20 Dakika”ya “Fetih” rötarı!

Tuba Büyüküstün’ün merakla beklenen dizisi “20 Dakika”nın ilk bölümü 25 Aralık Salı akşamıStar TV ekranında olacaktı.
Ancak Star TV yönetimi, dizinin yayın tarihini bir haftaerteledi. Niye mi?
Çünkü Star TV yöneticileri “20 Dakika”nın ilk bölümünün yayınını 25 Aralık 2012 saat 20.00 olarak planladığında rakipleri belliydi:
atv’de “Benim İçin Üzülme”, Kanal D’de “Öyle Bir GeçerZaman Ki” ve TRT 1’de “Seksenler”…
Ancak FOX’un, sinemalarda kırmadığı gişe rekoru bırakmayan “Fetih 1453” filmini bölümler halinde Salı akşamı yayınlayacağı hesapta yoktu.
“Fetih 1453” filminin ilk bölümü iyi reyting aldı ve gün birincisi oldu.
Bu, “Fetih 1453”ün 25 Aralık Salı akşamı da aynı başarıyı tekrarlayacağının habercisi…
Böyle bir günde Star TV’nin Tuba Büyüküstün ile İlker Aksum’un başrolünü paylaştığı, Fırat Çelik, İpek Bilgin, Bülent Emin Yarar, Cihat Tamer, Ayten Uncuoğlu ve Müjde Uzman gibi isimlerin rol aldığı diziyi riske etmesi, akıl karı değildi.
Aklı başında bir insan, yenileceğini bile bile bir savaşa girer mi?
Star TV, “20 Dakika”nın yayın tarihini bir hafta ertelemese, dizi daha işin başında maça mağlup başlayacaktı.
Star TV yönetimi, dizinin yayın tarihini 1 Ocak 2013’e kaydırmakla doğru olanı yaptı…

‘Temel’ yine zoru başardı

Moskova’nın Şifresi Temel”in vizyonda bulunduğu 3 hafta 3 gündeki toplam seyirci sayısı 721.072’yi buldu…
Evim Sensin”, “Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2” ve “Çakallarla Dans 2” gibi yüksek gişeli filmlerle savaşan “Moskova’nın Şifresi Temel”, şimdiden 277 filmin gösterime girdiği “2012’nin En İyi İş Yapan 10 Film”inden biri olmayı başardı.
“Moskova’nın Şifresi Temel”i hafta içi günde 15 – 20 bin, hafta sonları ise 40 – 50 bin kişinin izliyor olması, bu filmin de toplamda 1 milyonun üstünde bir seyirciye ulaşacağının habercisi.
“Moskova’nın Şifresi Temel”e sinemaseverler, film ekibine de gittikleri yerlerde büyük ilgi gösteriyor insanlar.
Geride bıraktığımız günler içinde Bursa’dan Kütahya’ya, İzmir’den Çanakkale’ye, Tekirdağ’dan birçok ili turlayan film ekibi, gittiği her yerde coşkuyla karşılandı.