Ecen Erken’le polisin savaşı

MİLLİYET CADDE – 5 Aralık 2012 Çarşamba  ALİCE

Sürücü alkolmetreye üflemedi, hastanede de kan vermedi. Doktorun göz kararı ‘az, orta ya da çok’ diye tutanak tutması ne kadar hukuki? O nedenle bu savaşı Ece Erken kazanır da ehliyetini kaptırmazsa, trafikte alkol kontrolüne yakalananlara gün doğacak.

Üç gündür Ece Erken haberlerinden geçilmiyor gazetelerde.
Bu haberleri okumamış olanlar için     kısa bir özet geçeyim.
Ece Erken, birkaç gün önce birkaç arkadaşıyla Rumeli Hisarı’nda bir restoranda yemek yedikten sonra eve dönerken trafik kontrolüne denk geldi.
Ortaköy’de uygulama yapan trafik polisi, her sürücü gibi  Ece Erken’den de alkolmetreye üflemesini istedi.
Erken, “Kameralar buradayken olmaz. Onlar gitsinler öyle” diye diretti.
Polisin, basın mensuplarını kovacak hali yok.
Yasa gereği trafik polisi,     alkolmetreyle yapamadığı alkol muayenesini alınacak kandan yapmak için Erken’i hastaneye götürdü.
Ertesi gün bu olay medyaya, ‘Ece Erken alkollü yakalandı, ehliyeti kaptırdı’ şeklinde yansıdı.
Ece Erken boş durmadı ve karşı atağa geçti.

Hastanede kan vermemiş
Yemekte içki içmediklerini kanıtlamak için restorandan aldığı adisyonu gösterdi ve polisler hakkında kendisine insanca muamele yapmadıkları gerekçesiyle dava açacağını açıkladı.
Mustafa Şekeroğlu’nun     Habertürk’teki haberini okuyunca anlıyoruz Ece Erken’in, alkolsüz adisyon fişini Twitter’da     niye yayınladığını, polise niye     savaş açtığını.
Polis, Ece yüzünden doktordan şikayetçi’ başlıklı haberden anlıyoruz ki meğer Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde de yapılamamış Ece Erken’in alkol kontrolü.
Çünkü, trafik kontrolünde alkolmetreye üflemeyen Erken, hastanede de kan vermemiş.
Böyle durumlarda yönetmelik gereği doktorun, ‘az’, ‘orta’     veya ‘çok alkollü görünüyor’     şeklinde bir tutanak tanzim     etmesi gerekiyormuş ama  bunu yapmamış.
Sizin anlayacağınız Ece     Erken’i alkol kontrolü için     hastaneye götüren polis, ehliyeti öylesine almış.
Anlaşılan polisin ‘ehliyete el koyma’ işlemi yapması için henüz yasal bir dayanak yok ortada.

Bundan sonra ne olacak?
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü’ne   bir yazı yazıp, yönetmeliğin     gereğini yapmayan doktordan şikayetçi olmuş.
Bu saatten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü,     Ece Erken’in ehliyetini iade mi edecek yoksa alkol kontrolü için mahkemeden karar mı çıkartacak göreceğiz.
Olayın geldiği noktadan  anlaşılıyor ki, bir yasal boşluk söz konusu.
Sürücü alkolmetreye üflemedi, hastanede de kan vermedi.
Doktorun göz kararı ‘az, orta ya da çok’ diye tutanak tutması ne kadar hukuki?
O nedenle bu savaşı Ece Erken kazanır da ehliyetini kaptırmazsa, trafikte alkol kontrolüne yakalananlara gün doğacak.
Bundan böyle trafik kontrollerinde, polisin alkolmetreye  üfletmek istedikleri, hastaneye sevkini talep edecek, hastaneye gidince de Ece Erken gibi  kan vermeyecek.

GIDA MÜHENDİSLERİNE GÜZELLİK YAPIYORUZ!

Kanal B’de Erdal Kumbasar’ın ‘Bizim Topraklar’ adlı     bir programı var.
Kumbasar, Anadolu’yu dolaşıp, üretim yapanlara mikrofon uzatıp, görüşlerini alıyor.
‘Bizim Topraklar’ bu hafta Akhisar’daydı.
30 civarında zeytin işleme tesisinin bulunduğu bir yer     Akhisar.
Bu tesislerin çoğu, un değirmeni gibi.
Vatandaş bahçesinden topladığı zeytini sıkıp, zeytinyağı yapması için bu tesislere veriyor. Onlar da belli bir ücret karşılığında yapıyor bu işi.
Kimi tesis sahibi de vatandaştan aldığı zeytini işleyip, sürüyor piyasaya.
Söz konusu üretim gıda olunca devlet bir yasa çıkardı     bu konuda.
Her zeytin işleme tesisinin bir gıda mühendisi istihdam etme mecburiyeti var artık.
Devlet, gıda mühendislerine ödenecek asgari ücreti de     belirlemiş:
2 bin 700 TL.
Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi ve Akhisar Zeytin-Zeytinyağcılar Dernek Başkanı Tuncay Bilen, ‘Bizim Topraklar’da bu konuyla ilgili bakın ne dedi?
“Zeytin işleme işi 2-3 ayda biter. Kalan 9-10 ay kapalıdır bu tesisler. Buna rağmen hangi akla hizmetse, zeytin işleme tesislerine 12 ay boyunca gıda mühendisi çalıştırma mecburiyeti getirildi. Gıda mühendislerini 2-3 ay çalıştırıp 9-10 ay da çalışmadıkları halde aynı şekilde maaşlarını ödemek suretiyle güzellik yapıyoruz.”

GÜNÜN SÖZÜ
Eğer duvarda asılı bir silah varsa piyesin sonunda patlar. (Çehov)