DENİZLİ’NİN KAHRAMANLARI

MİLLİYET CADDE – 3 HAZİRAN 2013 PAZARTESİ  –  ALİCE

‘Denizli’nin Kahramanları’ adlı müzikli oyunun galası için Denizli’deydim. Belediye Başkanı Osman Zolan, oyunun amacının, kentlerindeki kahramanları gençlere tanıtmak ve bu sayede bizi biz yapan değerleri gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.

Attachment-1-1

Hafta sonu aklım Gezi Parkı’nda ama kendim Denizli’deydim.
Çünkü Denizli Belediyesi çok hoş bir projeye imza attı.
Denizlili gençlere, yaşadıkları şehrin tarihi kahramanlarını şimdiye kadar yayınladıkları çizgi roman ve kitaplarla tanıtan Denizli Belediyesi, işi bir adım daha ileri götürdü.
Belediye, iki ay öncesine kadar tiyatroyla alakası olmayan Denizlili 30 civarındaki öğrenciyle ‘Denizli’nin Kahramanları’ adlı müzikli bir oyun hazırladı.
Cumartesi akşamı Denizli’de işte bu oyunun galası vardı.
Belediye, İstanbul’dan bir grup sanatçı ve gazeteciyi de bu oyunun galası için Denizli’ye davet etti.
Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan’ın deyimiyle “810 yıldır düşman postalının ayak basmadığı yer” olan Denizli’nin kahramanları ‘Server Gazi’, ‘Merkez Efendi’, ‘Müftü Ahmet Hulusi’ ve ‘Fatma Yıldız’ın tanıtıldığı oyuna İstanbul’dan kimler mi davetliydi? Denizlili yönetmen Osman Sınav’la müzik yapımcısı Mustafa Karahan, oyuncular; Sait Genay, Erdal Cindoruk, Ruhi Sarı, Emre Karayel, Emre Kızılırmak, Burçin Abdullah, Sarp Levendoğlu, Ferdi Kurtuldu, Onur Buldu, Uğur Bilgin, Ezgi Asaroğlu ve Mehmet Çepiç’le Denizli’de büyüyen TRT’nin ana haber spikeri Seval Çöpür.
İstanbul’dan gelen davetliler, Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, Denizli AKP Milletvekilleri Nurcan Dalbudak, Nihat Zeybekci, Bilal Uçar ve yüzlerce Denizlili önünde ilk sınavını veren amatör tiyatrocular kadar Denizli’de hazırlanan kostümler de büyük beğeni topladı.
Projesini ve senaryosunu Mehmet Çağrı Sebzeci’nin hazırladığı, Uğur Yıldıran’ın yönettiği ‘Denizli’nin Kahramanları’ adlı oyunun hedef kitlesinin ortaokul ve lise öğrencileri olduğunu anlatan Denizli Belediye Başkanı     Osman Zolan, şunları söyledi:
“Hedefimiz bu oyunu, sırayla Denizli’deki tüm ortaokul ve lise öğrencilerine izlettirip, kentimizin kahramanlarını gençlerimize tanıtmak ve bu sayede bizi biz yapan değerleri gelecek nesillere aktarmaktır.”
Oyundan sonra verilen kokteylde ‘Denizli’nin Kahramanları’nda rol olan öğrencilerden bir kısmıyla sohbet ettik. Tarif etmem olanaksız o ‘amatör tiyatrocular’ın heyecanını, mutluluğunu.
Kutluyorum o öğrencilere tiyatro aşkını aşılayan ve bu heyecanı, mutluluğu yaşatan Denizli Belediye Bakanı Osman Zolan, projenin sorumlusu Mehmet Çağrı Sebzeci ve bu işte emeği olanları.

denizlinin_kahramanlari_orumcek_adama_karsi_h50122

 

GEZİ PARKI VE SOSYAL MEDYA

Gezi Parkı’nda başlayıp, Türkiye’nin dört bir yanına hatta dünyaya yayılan gösteriler şunu açık ve net olarak ortaya koymuştur.
31 Mayıs 2013’e kadar, “Ben ne dersem o olur” şarkısıydı geçerli olan.
‘Kürtaj’, ‘İçki satışına sınırlama’, ‘İki ayyaş’ gibi şeylerin doldurduğu bardak Gezi Parkı’nda taşınca ‘out’ oldu bu şarkı.
Çünkü polisin önüne çıkan her canlıya sıktığı o iğrenç biber gazı, değiştirdi Türkiye’nin siyasi iklim havasını.
Bakar mısınız şu tabloya:
‘Futbolda Şiddet Yasası’nın çıkmasına neden olan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş taraftarları ilk kez aynı amaç için el ele yürüyüp, aynı sloganları attı.
‘Çarşı Grubu’nun yaptıklarını sadece Beşiktaşlılar anlatmıyor öve öve, Galatasaraylısı da gurur duyuyor onlarla, Fenerbahçeliler de, Trabzonsporlular da.
İzmir’in amansız rakipleri Göztepe’yle Karşıyaka taraftarları “Kaf-Kaf Göz-Göz” diye omuz omuza katılıyorlarsa ‘Gezi Parkı’na destek’ yürüyüşüne ve üstelik bu eylem ‘siyasetüstü’yse, bunlar ders vermeli ülkeyi yönetenlere ve yönetmeye talip olanlara.
31 Mayıs 2013 ve 1 Haziran 2013’te olan bitenler, ‘sosyal medya’nın ne denli güçlü bir mecra olduğunu gördü Türkiye.
Maalesef her zamanki gibi yine provokatörler de girdi devreye ama olayların seyrini çeviremediler istedikleri yere.
Bu vesileyle yazılı ve görsel medyanın olayları yansıtış şekline eylemcilerin duydukları kızgınlığı, kırgınlığı anladığımı, ama “Artık televizyon izlemeyelim, gazete almayalım” diye tweet atanlar arasında eski medya mensupları olmasını da yadırgadığımı belirtmeliyim.
Bugün ‘işsiz’ olan bu arkadaşlar, şunu unutmamalı:
Yarın yine bir parçası olacaklar bugün “İzlemeyin, almayın” dedikleri bu medyanın.

GÜNÜN SÖZÜ
Gerçek dost; yanlış yaptığında seni uyaran, devamında ise seni koruyan kişidir. Yaptığın yanlışı herkese duyuran değil.

İlginizi çekecek diğer haberler