İRFAN DEĞİRMENCİ’NİN HEDEFİ ARTIK ANA HABER

MİLLİYET TELEVİZYON – 23 MART 2013 CUMARTESİ  –  ALİCE

Çanakkale Eceabat’taki “Çocuklar Gülsün Diye”nin anaokulu açılışına bizi götürüp – getiren minibüste sadece Gülben Ergen ve ekibi yoktu…
Kanal D’deki üçüncü yılını geride bırakmaya hazırlanan İrfan Değirmenci de bizimle birlikteydi…

irfan degirmenci ve ekibi foto 4
12 yıl boyunca atvStar TVCNN Türk, Kanal D’de “acar muhabir”lik yaptıktan sonra sahadan ayrılan ve bu kez başarısını haber bülteni sunucusu olarak sürdüren İrfan Değirmenci, uzun bir aradan sonra ilk kez “sahaya çıktı”…
Değirmenci, mikrofonu kaptı ve tıpkı eskisi gibi “acar muhabir” olarak Gülben Ergen’le söyleşiyaptı.
Söyleşisi bittikten sonra, reyting başarısının sırları ve televizyona dair hedefleri üstüne uzun uzun sohbet ettik Değirmenci’yle yol boyunca…
Kanal D’nin FOX’tan transfer ettiği İrfan Değirmenci’nin hafta içi sunduğu “İrfan Değirmenci ile Günaydın”, sabah kuşaklarının en çok izlenen haber programı…
Sabah ekran karşısındaki 100 kişiden 20’si onu izliyor.
“İrfan Değirmenci ile Günaydın”ın sabah 06.45 – 08.45 saatleri arasında elde ettiği bu share’i Kanal D’nin prime time programlarının çoğu yakalayamıyor.

irfan değirmenci foto 2“Ben çok şanslıyım çünkü…”

İrfan Değirmenci’ye bu başarının sırrını sordum, bakın neler söyledi:
“Aslında yalnızca en çok izlenen sabah haberi değiliz. Bu rakam, Türkiye’de herhangi bir haber bülteninin yayınlandığı saat diliminde izleyici pastasından aldığı en büyük pay. Ana haberler de buna dahil… Üstelik bunu 06.45’ten 08.45’e kadar 3 kuşaktan toplamda 24 dakika reklamyayınlayarak başarıyoruz. Sizin aracılığınızla bir kez daha hem izleyiciye hem de ekip arkadaşlarıma teşekkür etmek isterim.”
Değirmenci’ye ekibinin kimlerden oluştuğunu sordum. Değirmenci, “Kaptan önemlidir. Mehmet Ali Birand’ın Süleyman Sarılar’ı vardı, Ali Kırca da uzun yıllar Ayşenur Arslan’la çalıştı. Bu isimler, ekran önündeki başarının mimarlarıdır. Ben de 7 yıldır editör arkadaşım Ertuğrul Albayrak’la çalışıyorum” dedi. Kanal D’nin başarılı haber sunucusu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne mutlu bana hem Ali Kırca’yla hem de rahmetli Birand’la uzun yıllar çalışma fırsatım oldu. Bu iş, bir ekip işidir. Ekibimizin üçüncü ayağı henüz bir iletişim öğrencisiyken yanımıza gelen ve yıllar içinde haberin mutfağında pişen Buluş Akpolat’tır. Sadece bizim için haber hazırlayan tek muhabirimiz Arzu İyilikyapan Poyrazoğlu ve hepsi genç ve başarılı diğer arkadaşlarımı da saymalıyım. Yapım ve yayın ekibimiz 10 kişi kadar ama neredeyse sektörde olup da tanımadığımız muhabir yok. Yeni nesil muhabirler arasından takibe aldığımız çok isim var.”

fotoğraf (44)“Tek rakibimiz kendimiz”

İrfan Değirmenci’nin kendisiyle aynı saat diliminde program yapanları, yani rakiplerini sordum, verdiği yanıt ilginçti:kendimiziz. Çıtayı her gün daha yükseğe koyuyoruz. Açıkçası sabah kuşağında 7 yılın ardından bize benzemeye çalışan bir çok isim görmek sevindirici ama rekabet arıyor insan doğrusu. Rekabet besleyicidir.”
Değirmenci’ye, anlattıkların bende artık farklı bir kulvara, daha doğrusu ana habere geçmek istediğin hissi uyandırdı dedim. Değirmenci’nin yanıtı, “Elbette ekran başında daha çok izleyicinin olduğu ana haber bülteni saati yakın dönem hedefimiz. Ana haberlere yeni bir soluk getireceğiz” dedi.
Değirmenci, peki nasıl yapacaksın bunu dediğimde ise şunları söyledi:yıldır yaptığımız gibi… Gece en geç saat 01.00’de haber merkezindeyiz. Yayından önce 5 saat hazırlanıyoruz. Yeni farklı haber derliyoruz. Farkımız bu. Çok emek var bu bültende, aynı şekilde devam edeceğiz. Sadece çalışma saatlerimiz değişecek biraz.”
İrfan Değirmenci’ye son olarak şu an sunduğu program için mesaiye kaçta başladığını, ne zaman uyuduğunu sordum. Değirmenci, “Gece 01.00’de iş yerindeyiz. Bunu için gece 12’de uyanıyorum. Sabah yayından sonra 11 gibi uyuyorum,gündüz uykudayım,ana haber izlemeye uyanıyor sonra başarabilirsem 1-2 saat daha kestirip işe gidiyorum. Yorucu bir tempo bu, ama şikayetçi miyim? Hayır… Bu işe hevesli onca genç varken, şikayet edemem. Televizyonların önü kendini benzersiz bulan işsizlerle dolu. Prompter kullanmıyorum. 2 saat boyunca yayında gece çalıştıklarımı doğaçlama anlatıyorum. Başarı varsa ortada biraz da bu yaşam şekliyle ilgili” diye konuştu.

GÜLBEN NEREDE FANLARI ORADA

FANLAR-e1363998240137-1024x683

Yıllardır magazincilik yapan, popüler kültür üstüne yazı yazan biri olarak tanışmasak da bir şekilde kesişiyor yollarımız ünlülerin fanatikleriyle…
Kimileri, hayranı oldukları ünlüler hakkında yazdıklarınızı beğenmeyip e-posta ya da Tweet yağmuruna tutuyor sizi; kimi sevdiği ünlü hakkında haber yapmaya zorluyor… Bazıları da var ki, en “acar muhabir”den daha hızlı, ünlüler hakkındaki haberlere ulaşma konusunda…
“Çocuklar Gülsün Diye”nin Eceabat’taki anaokulunun açılışında ünlü fanlarının başka bir türüyle tanıştım.
Gülben Ergen’in “7 yıldır artık aile gibi olduk onlarla” dediği fanlarından Hatice Gençkurt, Sinem Göker, Esin Kaya, Nesibe Malkoç, Başak Bilik, Pınar Yalçınkaya, Elif Başkabak, Nagihan Akçay, İstaim Çelik ve Güler Gizem Beyoğlu, ekipten önce gittiler Eceabat’a…
Hem de kendi imkanlarıyla…
Kimi üniversite öğrencisi, kimi çalışan; kimi Adapazarı’ndan geldi, kimi İstanbul’dan…
Her biri eğitim gönüllüsü olup, temizlediler anaokulunu ve hazır ettiler açılışa…
Yıllık izinlerinin çoğunu “Çocuklar Gülsün Diye”nin anaokulları açılışları ya da Gülben Ergen konserleri için kullanan fanların Eceabat’tan dönüşte gündemlerinde 22 Nisan’da Kars Digor’daki açılış vardı.

ARTIK ONDAN MUTLUSU YOK…

Rahim DEMİRBAŞ

Rahim Demirbas01VakıfBank’ın “Halden Anlayanlar Projesi” kapsamında bütün Türkiye’nin yakından tanıdığı Konya Ereğlili öğretmen Rahim Demirbaş’ın su özlemi tam 16 yıl sonra dindi. 32 bin ağacın ormanının bulunduğu arazide yapılan onlarca sondajın ardından nihayet 144 metre derinlikte bulunan su; ağaçlara, ormana bir ömür adayan Demirbaş’ı adeta dünyanın en mutlu insanı yaptı. Demirbaş duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Bir damla suyu bile kovayla taşıdığımız günler oldu. Şimdi suya kavuştuk, köyümüz de ormana kavuşacak. Şu ana kadar 32.000 ağaç dikebildiğimiz bölgeyi 50.000 ağaçlık bir cennet yapacağız. Çınar, kavak ve söğüt gibi bol su isteyen ama geniş yaprakları olan ağaçları da dikmeye başlayacağız. Bu sayede yağmur bulutlarını da köyümüze daha fazla çekeceğiz. Hızlı büyüyen bu ağaçlar boy verdiğinde iklimimiz de değişecek. Halimizden anlayan VakıfBank’a da çok teşekkür ediyoruz.”

İlginizi çekecek diğer haberler