Çocukların tiyatro aşkı

MİLLİYET CADDE – 14 Kasım 2012 Çarşamba ALİCE

Kadıköy Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği, Duru Tiyatro hakkında tahliye kararı çıkarttı. Tiyatroda destek için açılan deftere imza atanların çoğunun çocuk olmazı çok ilginç. 10 yaşındaki Kaan’ın “Duru Tiyatro kapanırsa protesto yaparım” diye yazması hem güldürdü, hem düşündürdü beni.

Kadıköy’den dönüşte genellikle tercih ettiğim güzergahın üzerinde Duru Tiyatro. Siz bu satırları okuduğunuzda ben Türk Film Filmleri Festivali için Frankfurt’ta olacağım.
Her seyahat öncesi olduğu gibi bu kez de kitap almak için gittiğim Kadıköy’den dönüşte, ‘ev sahibi’nin çıkarmaya kararlı olduğu Duru Tiyatro’ya uğradım.
Tiyatronun son durumu hakkında bilgi almaktı amacım.
Kadıköy Anadolu Lisesi’nden beş yıl önce kiraladığı yerde kızı Duru’nun adına kurduğu tiyatronun sahibi Emre Kınay yoktu, ama Duru Tiyatro’nun oyuncularından Kutay Köktürk vardı.
Bahçede oturup, Duru Tiyatro’nun başına gelenlere dair biraz sohbet ettik.
Malum Kadıköy Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği, Duru Tiyatro hakkında tahliye kararı çıkarttı. Emre Kınay, “Ben buraya 300 bin TL üzerinde masraf yaptım ve hiç kira borcum yok” diyerek karara itiraz edince, mahkeme şimdilik yürütmeyi durdurdu.
Mahkemenin vereceği nihai kararın ne olacağına dair hiçbir fikrim yok.
Ancak Duru Tiyatro’nun halen faaliyet gösterdiği yerin, Duru Tiyatro’dan önceki haline dair var.
“Duru Tiyatro’dan önce okulun önü pis ve bakımsızdı. Karanlıktı. İnsanlar çöp atıyor, pislik yapıyordu. Tiyatro mahallemize hem temizliği, hem neşe ve yaşama sevincini getirdi. Çok     mutluyuz. Devamını istiyorum. Sen çok yaşa Duru Tiyatro.”
Bana ait değil tırnak içinde yer verdiğim bu satırlar.
Tahliye kararının ardından “Duru Tiyatro kapatılmasın” diye açılan defterden bu satırlar.
Yazının altında imzası olan kişi de mahalle sakinlerinden Faika Hacı.
Zaten böyle olmaz mı hep bizde?
Yıllarca  kimse tarafına bakmadığı için atıl duran bir yeri ‘ticari deli’nin biri alıp, adam eder; ondan sonra da herkes gözünü oraya diker. Duru Tiyatro’da da durum biraz öyle.
Dönelim yine Duru Tiyatro’ya destek için açılan deftere.
Deftere yazı yazıp, imza atanların çoğunun çocuk olması kadar, yazdıkları da ilginçti.
Onlardan 9 yaşındaki  Ömer’in altına suratsız bir adam çizip, üzerine de “Eğer burası kapanırsa müdürümüze kızarım”, 10 yaşındaki Kaan’ın “Duru Tiyatro kapanırsa protesto yaparım” diye yazması hem güldürdü,  hem düşündürdü beni.
Duru Tiyatro da siz de çok  yaşayın e mi çocuklar?

ÖZCAN DENİZ GİŞEDE İLK FİLMİNİ DE GEÇTİ

TRT 1’de yayınlanan ‘Bir Zamanlar Osmanlı’nın Nişantaşı City’s’teki yeni sezon ilk  bölüm gösteriminden yarım   saat önceydi.
Uyarlama senaryosunu  yazıp, yönettiği ve başrolünde oynadığı ‘Evim Sensin’ filmi üzerine konuşuyorduk  Özcan Deniz’le.
Benim yanımda Milliyet’ten foto muhabiri arkadaşım Ercan Arslan, Özcan Deniz’in yanında da sektörden bir arkadaşı.
Söz döndü dolaştı, Özcan Deniz’in Fahriye Evcen’le başrolünü paylaştığı ‘Evim Sensin’ filminin gişesine geldi.
Özcan Deniz’in yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı ilk film ‘Ya Sonra’yı vizyonda kaldığı 25 haftada toplam 849 bin 743 kişi seyretmişti.
Özcan Deniz’e ‘Evim Sensin’in gişede ‘Ya Sonra’dan daha başarılı olacağını, 2 milyona yakın seyirciyi sinemaya çekeceğini söyledim.
Keşke iddiaya girseydim  Deniz’le.
Tahminim çıkacak bu gidişle.
Çünkü ‘Evim Sensin’ şimdiden ‘Ya Sonra’yı geçti.
Deniz’in son filmiyle bazı bölümleri Türkiye’de çekilen ‘007’nin son macerası ‘Skyfall’ aynı anda vizyona girdi.
Özcan Deniz’in filmini iki haftada 850 bin 604 kişi seyretti, ‘Skyfall’ı 350 bin 016 kişi.

‘ÖZEL BİR TV KANALI’NIN NİYE ADI YOK O KİTAPTA?

Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ‘Bozkırın Tezenesi’ Neşet Ertaş hakkında bir kitap çıktı.
‘Neşet Ertaş Kitabı’ adlı eserin  yazarı Bayram Bilge Tokel.
Daha önce de yazdım, en çok sevdiğim türdür biyografi.
O nedenle alıp okumak istedim. Kitabın yazarının tanıtıldığı bölümdeki bir ayrıntıdan dolayı ‘Neşet Ertaş Kitabı’nı almaktan vazgeçtim. Niye mi?
Şu yüzden: Kitabın yazarı Tokel’in tanıtıldığı bölümdeki  bir cümle yüzünden.
“Özel bir TV kanalında  ‘Salkım Söğüt’ adlı müzik  programını hazırlayıp sunmaya devam ediyor” cümlesiyle bitiyor yazarın tanıtıldığı bölüm.
Sebebi ne olursa olsun, bir yazarın, program yaptığı   kanalın adını vermeyip, özel bir televizyon kanalı diye geçiştirmesini yadırgadım ve o yüzden de kitabı almadım.

GÜNÜN SÖZÜ
O bana baktı, ben ona baktım, şimdi beraber üç çocuğa bakıyoruz.