‘ÇINAR’IN YAPIMCISINDAN SİBEL KEKİLLİ’Lİ İNGİLİZ FİLMİ

22 OCAK 2019 SALI  –  MİLLİYET CADDE  –  ALİCE

Yazıp, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği ‘Çınar’ filmiyle birçok ödül kazanan Mustafa Karadeniz, 2019’da yapımcı olarak bir dizi filme imza atacak.
The Marmara Oteli’nde buluştuğumuz Karadeniz, Eylem Kaftan’ın yönettiği, Meryem Uzerli’nin oynadığı TRT ve Kültür Bakanlığı destekli ‘Kovan’ın filminin kurgusu bittikten sonra festival yolculuğunun başlayacağını söyledi. Yapımcı, yeni kuşağın parlak genç ödüllü yönetmenlerle yapacakları filmleri şöyle sıraladı:   

“1 Mart’ta Los Angeles’ta yaşayan Türk yönetmen Necip Çağhan Özdemir’le ‘Bembeyaz’ adlı filmin çekimlerine başlayacağız.
Eyüp ve Eren Boz’un yöneteceği, Kültür Bakanlığı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği ‘Turna Misali’nin çekimlerini Antalya’da yapacağız. Ardından yine Kültür Bakanlığı’nın destek verdiği Mesut Uçakan’ın ‘Hadim – Hafız’ filmi için ‘Motor’ diyeceğiz.

Helen Mirren’e teklif
Y

az aylarında ise Amerikalı yapımcı Aaron Millar ve İngiliz Film Akademisi’yle ortaklaşa İngiltere’de bir proje yapacağız.
‘Deep And Black’ (Derin ve Siyah), II. Dünya Savaşı’nı görmüş, Chealsea’li 80’li yaşlardaki Wendy, Litvanyalı eskort İrina ve iktidarsız bir adamla evlenmek üzere olan Zehra’nın dostluğu, dayanışması, yaşadıkları dramlarla tiraji komik olayları anlatan ilginç bir hikaye ve İngiltere’de yaşayan Esra Vesu Özçelik’in yazdığı bir senaryo.
Özçelik’in yöneteceği film için Helen Mirren ve Sibel Kekilli’ye teklif götürdük, prensipte anlaştık ama henüz sözleşme imzalamadık.
Yaz sonunda Kültür Bakanlığı ve TRT’nin desteğiyle Özkan Yılmaz’ın yöneteceği Uğur Polat’ın oynayacağı ‘Soluk’ filmini yapacağız.”

Genç ve ödüllü isimler
Karadeniz’in hedefi, 2019’da yapımcılığını üstleneceği bu yapımlardan biriyle Golden Globe’da yarışmak. Bu, bazılarına ‘çok ütopik’ gelebilir, ama Karadeniz’in şimdiden bu yolda bayağı mesafe kat ettiğini belirteyim. Hayatını beyazperdeye taşıyan ‘Çınar’ filmiyle iyi bir çıkış yakalayan Karadeniz’in, yeni filmlerinde çalışacağı yönetmenlerin özgeçmişlerine baktım. İkisi yurt dışında, diğerleri Türkiye’de yaşayan parlak senarist-yönetmenlerin hepsi genç ve de ödüllü yeni kuşak sinemacılar. Karadeniz’in özellikle geleceği parlak genç sinemacıları seçmesi, Golden Globe ya da Oscar hedefini ne kadar ciddiye aldığının da işareti.

METİN ŞENTÜRK NİYE KANATÇI DAYI OLDU?

Tanıdığım günden beri şarkıcılığın yanı sıra ticaretle de uğraşan Metin Şentürk, bu kez de Etiler’de Kanatçı Dayı adlı bir yer açtı. 1993’te Kuruçeşme’deki mekanı Curcuna’nın batmasına rağmen ticaretten geri durmayan şarkıcının açıp, kapattığı yerler arasında Florya’da buz pisti ve kafe, Osmanbey ile Laleli’de tekstil mağazası da var. Şentürk’e ticaret sevdasının sebebini sordum, işte söyledikleri:

“Bakmakla yükümlü olduğum 25 kişilik bir ailem var. Dokuz kişilik ailemin altısı benim gibi görme engelli. Hepsine şarkıyla, türküyle yetişemediğim için Allah da bana böyle fırsatlar veriyor. İki ay önce tek başıma Kanatçı Dayı olarak açtığım bu yer, ortaklarımla işlettiğim köfte, kokoreç satan bir mekandı ve batmak üzereydi. Ortaklarımızla yollarımızı ayırıp, kanatçı yaptık. İnsanlar da ilgi gösterdi ve sattığımız kanatlar, bizi de kanatlandırdı.”
Şentürk, restorana Kanatçı Dayı adını vermesinin sebebini ise, “Dükkanda değişikliğe karar verdiğimizde yeğenlerim ‘Dayı, kanatçı mı olacaksın?’ diye sorunca, Kanatçı Dayı ismi kendiliğinden doğdu” diyerek açıkladı.

GÜNÜN SÖZÜ
“Size kafanız hükmediyorsa kralsınız, vücudunuz hükmediyorsa köle.” (Cato)