Cem Yılmaz’dan dizüstü espriler

MİLLİYET CADDE – 10 Aralık 2012 Pazartesi ALİCE

Esprilerini ‘belden aşağı’ bulanlara “Artık belden aşağı yok. Dizüstü mizah var” diyerek gönderme yapan Cem Yılmaz, D-Smart çalışanları ve bayileri için TİM Maslak Show Center’da özel gösteri yaptı.

D-Smart, Cem Yılmaz’ın  ‘Bir Tad Bir Doku’, ‘CMYLMZ Bifo’, ‘CMYLMZ Gösteri’ ve ‘Üniversitelerde Soru Cevap’ adlı şovlarının yayın haklarını iki yıllığına kiraladı.
Taraflar arasındaki anlaşmada Cem  Yılmaz’ın ‘CM101MMXI/Fundamentals’ adlı şovunun D-Smart çalışanları ve bayileri için özel gösterimi de vardı. TİM Maslak Show Center’daki gösterinin davetlileri arasındaydım.
Cem Yılmaz’ın 2.5 saatlik kahkaha tufanından birkaçını not aldım. Çok isterdim Yılmaz’ın, evlilik programlarından dokunmatik cep telefonlarıyla kazandığımız alışkanlıklara, evlilik ve babalık üzerine yaptığı esprilerden CNN Türk’teki ‘Lezzet Durakları’nı hazırlayan ve sunan Mehmet Yaşin için neler söylediğini de yazayım.
Ama şov çok uzun, yer sınırlı; o yüzden kusura bakmayın.
İşte Cem Yılmaz’ın esprilerini ‘belden aşağı’ bulanlara “Artık belden aşağı yok… Dizüstü mizah var” diyerek gönderme yaptığı şovundan aklımda kalanlar:

“Atla gelmek isteyen var”
“Bazıları gösteriye geç geliyor. Çünkü İstanbul büyüyen bir şehir, gösteri Maslak’ta.
Bazıları Maslak deyince atla gelmek istiyor sorun çıkıyor.
İzliyorlar reklamları ondan sonra diyorlar ki, ‘Ne var yani, atımla gideyim.’
Metro sunuyorlar. O değil, o da değil.  Diyor ki, ‘Bu; at’.
Gösteriye geç gelenlere hep yardımcı oluyorum, yerlerini bulmaları için. Yerini bulmak, yerini bilmek çok önemli. Sonra da ‘Cem yerleştiriyor’ diyorlar.”

‘MICHAEL KAYMASI’ YEREL DANSIMIZ MI?

“Acun bana dedi ki ‘yetenek yarışması yapacağım’.
Dedim ki oğlum, tabak çeviren adamdan kamyon kamyon gelir dikkat et. Bardak yiyen falan.
İzliyorum yarışmayı devamlı bir Michael kayması. Bir şey soracağım, bu bizim yerel dansımız mı? Ben mi bir şeyler kaçırıyorum.
Katılıyor yarışmaya.
‘Nereden geliyorsun?’
‘Kayseri’den’ veya ‘Sivas’tan’ deyip başlıyor Michael kaymasına.
Bir ‘Zeybek’, bir ‘Atabarı’ yok. Devamlı bir Michael kayması. Rahmetli Michael kendi bu kadar kaymadı.
Bir de varsa yoksa, bardak yiyenler.
‘Bardak yiyorum, geleyim mi?’
Finalde sürahi mi yiyeceksin be adam.
Bardağı yiyip bütün çıkaracaksan gel!”

ÖN KOLTUKTA OTURUP SUSAN KADIN YOKTUR!

“Çiftler şöyle kavgalar yaşıyor buraya gelirken.
Arabada bir kumpanya patlıyor.
Arabanın sağ ön koltuğunda oturup, susan kadın yoktur.
Orada bir navigasyon fişimi mi var, ne?
Oraya oturan başlar:
‘Sağdannnn. Ayyy, Maslak yazıyordu, kaçırdın.’
Ya arkadaş direksiyon bende, kontrol bende bir sus di mi?
Zahmete girmişler, bir ay önceden bilet alınmış. Yolda bu yüzden kavga ediyorlar. Geliyorlar karşımda oturuyorlar, küsler.
Ve sinirli sinirli birbirlerini kesiyorlar, önce kim patlayacak, kim gülecek diye.
Adam yanılıp, güldü.
‘Gül gül. Vallahi gül. Benim canımı yaktın, gül şimdi’ diyor eşi.
İşimiz bu insanları barıştırmak, kaynaştırmak.”

ERKEKLER ANALOG KADINLAR DiJiTAL!

“Erkekler çok basit yaratıklar. Basit bir cihaz, insanın ilk modeli diye düşünün. Önce erkek yapılmış, kadın sonra. Kadın, bir üst modeli insanın. Erkeği yarattıktan sonra Yaradan bile demiş ki, ben bunun daha iyisini yaparım. Yenisine ilk modelde sorun çıkaran parçaları koymamış.
Bazen bize kızıyor ya hanımlar, ‘Sizin aklınız hep başka yerde’ diye. Bizim bir suçumuz yok, bünye öyle. Öyle yaratılmışız. 14-15 yaşında yani ergenlikte bizim vücudumuza bir şeytan giriyor ve bizi yönlendiriyor. Biz, beyinle yönetilmiyoruz. Hanımların vücutları beyinle yönetiliyor, bizi ise libido yönetiyor.
Vücudumuzda kendi fikirleri olan organlar var. Onları dizginlemekle geçiyor ömrümüz.
Kalkmış ‘Bizi anlayın’ diyorlar.
Ben kendimi çözememişim. Ben basit bir cihazım. Ben analog bir makineyim, sen dijitalsin. Analog; söküp takması kolay, daha dayanıklı, suya at çalışır.
Kadın dijital, kapalı bir kutu. Narin olmaları o yüzden. Çabuk bozulurlar, her şeye bir alınganlık. Sürekli update edilmeleri gerekiyor, öyle bir takvimleri var ya hani. ‘O gün bize bulaşmayın’
İstiyorlar ki her hallerini anlayalım.
‘Bizim bazı günlerimiz var, kafamız çalışmaz.’
Heee.
Bir kadın tanıdım THY’de Airbus pilotu.
Kadın var yerçekimsiz ortamda çalışıyor. Kadın var dört çocuk sırtında hasat topluyor.
Bizimkiler gri eşofman üzerine uzanıyor koltuğa, elinde kumanda:
‘Gel gitlerim var, bulaşma bana.’
Dünyadaki tek kadın kendinmişsin gibi niye davranıyorsun?
O takvim yansın inşallah!
Olayın kendisi bir hafta, öncesi bir hafta, sonrası bir hafta.
Biri bunlara söylesin, ay dört hafta.
Sen bu hesaba göre şubat ayı yoksun!”

GÜNÜN SÖZÜ

Sizden aşağıdakilere önem kazandırmak istiyorsanız, saldırılarına cevap verin. (Joahnn Fussli)