ÇAPULCUNUN GEZİ REHBERİ

fotoğraf-68-e1371966808660-702x1024Kapağında bir ağaç, üstünde Twitter’ın kuşu ve ‘kırmızılı kadın’a gaz sıkan polisin resmedildiği kitap çıkalı bir hafta oldu.
“Bu ne hız?” demeyin.
Eylem Aydın’ın duvarlara yazılan sloganların fotoğraflarını basarak hazırladığı kitabın yayınevinin adı ne biliyor musunuz?
Hemen Kitap…
O yüzden bu ‘hız’ normal…
Ancak “Satışlardan elde edilecek gelirin şu kadarı Gezi Parkı mağdurları için kullanılacaktır” şeklinde bir not göremedim kitapta.
‘Gezi Parkı edebiyatı’nın ruhuna uygun olarak, “Kitaptan gelecek paranın bir kısmıyla toplumun ihtiyaç duyduğu gaz alınacaktır” şeklinde esprili bir not da yoktu.
Hemen Kitap ve Emel Aydın’ın acele ederken bu detayı unutmuş olmasını umuyor, aksi takdirde bunun, yoğun trafikte ambulansın peşine takılanların yaptığından daha büyük bir fırsatçılık olduğunu vurgulamak istiyorum.
Gelelim ‘Gezi Parkı Direnişi’nden Aforizmalar’a…
‘Çapulcunun Gezi Rehberi’ni okuyunca Gezi Parkı eylemlerinin mizah konusunda toplumda nasıl bir sinerji yarattığına tanıklık edeceksiniz bir kez daha…
Böylece 90 kuşağının espri düzeyinin ne denli yüksek olduğu, bu gençlerin sanıldığı gibi apolitik olmadığı ve reklamcılığı celebrity’lerin şöhret rüzgarında sörf yapmak sanan reklamcıların bu insanların yanında nasıl sınıfta kaldığı net bir şekilde çıkıyor ortaya.

EYLEMCİLER NELER YAZDI?

* Beraber direndik biz bu yollarda!
* Anamızı da aldık geldik.
* Alkolü yasakladım, millet ayıldı!
* Biberi bal eyledik, meydanları dar eyledik…
* Buralara yaz günü gaz yağıyordu.
* 1. Geleneksel Gaz Festivali’ne hoşgeldiniz.
* Biz sinek ilacı arabası peşinde koşarak büyümüş toplumuz, biber gazı ne ki!
* İleri demokrasi kurulurken bir hatayla karşılaşıldı, en güzeli format atmak olsa gerek.
* Sahibinden satılık TOMA. Fiyatını medyaya sorabilirsiniz, kaça satılacağını iyi bilirler.
* Yeter artık ya, polis çağıracağım.
* Attan düştün, korkma koltuk çok acıtmaz.
* Sık bakalım, sık bakalım, biber gazı sık bakalım. Kaskını çıkar, jopunu bırak, delikanlı kim bakalım?
* Gaz var dediler, geldik!
* Bazı illerimiz için biber gazı vakti. İstanbul: 19.30, Ankara: 20.15…
* Biber gazı saç çıkartıyormuş dediler, geldik.
* Biber gazı cildi güzelleştirir.
* Haberim yokmuş gibi sık kanka!
* Polis gözümüzü yaşartıyor.
* Taksim bir haftadır yılbaşından daha kalabalık ve bir kadın bile tacize uğramadı. Birilerini evde tutmaya devam edin.
* Bas gaza Tayyip bas gaza, sevmiyoruz seni dön Fas’a.
* Biber gazı sıkmanıza gerek yoktu, zaten yeterince duygusal çocuklarız.
* Tayyip, sana küstüm!
* Taksim’de kal! Gaza gelme, gaz ayağına gelsin.
* Başbakan keşke yüzde 50 jokerini kullanacağına, seyirciye sorma hakkını kullansaydı.
* Ayran içtik, ayrı mı düştük?
* 3 çocuk yapacağım, üstüne salacağım Tayyip.
* Anlayana TOMA, su, gaz, anlamayana Cezayir, Tunus, Fas…
* Gazın mı bitti abisi?
* Hani benim Recebim, Recebim biraz akıl vereceğim, almazsa Gezi’ye gideceğim.
* Bu biber gazı bir harika dostum.
* Benim gibi 3 çocuk istediğine emin misin?
* Bu TOMA taşlı TOMA, çıngıllı taşlı TOMA. Korkıram gaz gelmeye, gözlerim yaşlı TOMA.
* İçim yandı TOMA nerede?
* Yol ver gelsinler, insanlık görsünler.
* Sıkma demiyorum, hobi olarak gene sık.
* Bu dünyada iki kör tanıdım. Biri gazdan göremeyen ben, diğeri kendi % 50’sinden başkasını göremeyen sen.
* Direndik. İçimizdeki ölü vatandaşı kürtajla aldırdık.
* Gazlı ve öfkeli.
* Ağacı parkında, direnişçiyi meydanda, polisi karakolda severiz.
* Alex gitti, sen mi gitmiycen.
* Bıraksan ağaç sadece gölge yapacaktı. Şimdi tarifi imkansız meyveler verdi.
* Artık çok geç Tayyip, bir kere Gaz’a geldik.
* İki ayyaşın kurduğunu ayık yönetemeyene Tayyip denir.
* TOMA’yı serbest bırak, su sıkarsa senindir, sıkmazsa Çarşı almıştır.
* Ne çektin be Tayyip!
* Tava çatlayana, ampul patlayana kadar devam.
* Sinirlenince çok güzel oluyorsun Türkiye.
* Mustafa Keser’in askerleriyiz.
* 20 ANAP’lıyı evinde zor tutuyoruz.
* Kavun gazı sıkın, rakıyla eşlik edelim.
* TOMA’lara göğüs geren, işte benim Zeki Müren.
* Piknik tüpünü çakmakla kontrol eden millete biber gazı işlemez.

GÜNÜN SÖZÜ
Doğruluk sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar. (Wendell Phillips)