ÇAĞATAY AKMAN’IN MÜTHİŞ BAŞARISI

MİLLİYET CADDE – 5 ŞUBAT 2016 PAZAR  –  ALİCE

19 yaşındaki bir genç…

Profesyonel bir müzisyen değil…

Üstelik arkasında bir müzik yapımcısı, onu yönlendiren bir PR’cısı yok…

‘Gece Gölgenin Rahatına Bak’ adında bir şarkı yazdı ve bunu iznini aldığı bildik bir bestenin üzerine okudu, ardından da Youtube’a yükledi…

Sonra ne mi oldu?

12 Aralık’tan bu yana Çağatay Akman’ın bu klibinin YouTube’daki izlenme rakamı
110 milyona yaklaştı. İnternetin her mecrası gibi YouTube da suistimale açık.

O nedenle bu rakama kuşkuyla yaklaşanlar olabilir. Sadece abonelerine hizmet veren şarkı dinleme platformları fizy, Spotify ve Deezerın listelerinde de en üst sıralarda Çağatay Akman’ın ‘Gece Gölgenin Rahatına Bak’ şarkısı. Parayla şarkı indirilen i-Tunes’da da üst sıralarda 19 yaşındaki Çağatay Akman.

Turkcell Fizzy’nin ocak ayında en çok dinlenen beş yerli sanatçı listesi şöyle:

– Sezen Aksu

Buray

– Müslüm Gürses

– Çağatay Akman

– Demet Akalın

Peki nasıl oldu bu? Akman, bu kadar kısa sürede Türkiye’nin en ünlü şarkıcılarıyla aynı listede yer almayı nasıl başardı? Birincisi internetin gücü. İkincisi de şarkının hitap ettiği kitle…

Akman, ‘Youtuber’ diye adlandırılan ‘YouTube Ailesi’nden. 25 yaşındaki oğlum Yağız gibi 7×24 internette sörf yapan gençleri ilk dinleyişte sarınca şarkı, iş bu noktaya geldi. Akman da Aleyna Tilki gibi sanat aleminde yakaladığı şöhretin kaymağını Beyoğlu’nda sahneye çıkarak yemeye başladı, ama kalıcı olur mu? Bundan sonra yapacağı şarkılara bağlı bu. Şayet, yaşıtlarının diline pelesenk olacak yeni şarkılar yaparsa kalıcı olur. ‘Gece Gölgenin Rahatına Bak’ diye başladığı müzik yolculuğunda “Artık şöhretim, rahatıma bakayım” derse, saman alevi gibi parladığı gibi söner ve kaybolup gider.

‘KIRIK KALPLER MÜZESİ’NE TÜRKLER BAĞIŞ YAPAR MI?

Aralık 2011’de Belgrad’a gittiğimde görünce şaşırdığım ve 1 Kasım 2011’de “Şimdiye kadar gördüğüm en ilginç müze” diye yazdığım ‘Museum of Broken Relationships’, İstanbul’a geldi. Hırvat sanatçılar Olinka Vistica ve Drazca Grubisic’in biten ilişkilerinin ardından kurdukları müze, ‘Aşktan Geriye Kalanlar’ adıyla 19 Şubat’a kadar İstinye Park’ta.

Maskotu oyuncak ayı, sloganı “Sen gittin, ayı kaldı” olan ‘Aşktan Geriye Kalanlar’ın envanterinde neler mi var? Veda mektupları, kurumuş 100 gül, oyuncak gemi, kadın eldiveni, Otomobil anahtarı, parfüm şişeleri, vazolar, ev anahtarları, slip, bir boynuzu kırık oyuncak geyik, fotoğraf albümü, kahve makinesi, masa örtüsü, tişört, plaka, oyuncak ayı, bisiklet, kadın çizmesi, sütyen, kırmızı peruk, dikiz aynası, golf eldiveni, matruşka, kadın iç çamaşırı, makyaj sandığı, dantel, yüzük, fantazi kelepçesi, tıraş takımı, kürk, şekerden yapılma kadın iç çamaşırı balta, ajanda, pinokyo, bilgisayar  tuşunun
‘T’ harfi, ütü, ısıtıcı, cep telefonu, tablo, havlu, saç boyası ve olta.

2011 yılında, “Türkiye’de böyle bir müze açılsa, acaba neler bağışlanır oraya?” diye yazmıştım. Sergiyi düzenleyenler asktangeriyekalanlar.com adlı internet sitesi aracılığıyla Türkleri de, müzeye bağış yapmaya davet etti. Kırık kalpli Türkler, böyle bir müzeye bağış yapar mı? Giden sevgili ya da eşin ardından hangi eşyalarını, nasıl notlarla bağışlar? Bekleyip, göreceğiz.

AKMERKEZ’DEN CANLI NEW YORK OPERALARI

İçini yenileyen Akmerkez, etkinliklerine de bir yenilik getirdi.

AVM, 134 yıldır dünyanın en ünlü oyuncularının sahne aldığı Metropolitan Opera’nın gösterilerini, New York’tan canlı yayınlamaya başladı.

Tutkunlarının ‘Roméo ve Juliette’, ‘Rusalka’ ve ‘La Traviata’ gibi operaları izlemek için Broadway’e gitmesine gerek kalmadı. Çünkü Akmerkez Cinema Pink salonları, Verdi ve Mozart gibi klasiklerden Çaykovski ve Strauss gibi modern operalardan oluşan zengin bir programı sanatseverlere sunacak.

4 Şubat’ta Mozart’ın ünlü operası ‘Cosi Fan Tutte’ ile başlayan yayınlar, ‘Ruselka’
(25 Şubat), ‘La Traviata’ (11 Mart), ‘Idomeneo’ (25 Mart) ve ‘La Boheme’le (8 Nisan) sürecek.

İlginizi çekecek diğer haberler