Bu resim hepimizin

MİLLİYET CADDE – 6 Aralık 2012 Perşembe  ALİCE

Tuvaldeki bu çirkin resmi, sadece taraftarlar yapmadı. Kulüp yöneticisinden futbol yorumcusuna, teknik direktöründen hakemine kadar birçok insanın fırça darbesi var üzerinde.

Kayserispor-Fenerbahçe maçından sonra FB’lileri taşıyan otobüsün taşlanması üzerine yapılan haberlerin hepsini alt alta koyup, bir kez daha okudum.
Ortadaki tablo şudur:
“Rüzgar eken, fırtına biçer” diyen atalarımızı bir kez daha haklı çıkarmıştır.
Neden mi?
Neden olacak, ‘Şike ve Teşvik Operasyonu’ndan sonra yaşananlar ortada.
Kulüp yöneticilerinin çoğu ha bire ateşe odun taşımadı mı?
Futbol yorumcuları ha bire kamuoyunu geren, kızdıran açıklamalar yapmadı mı?
Futbol programlarında yapılan yorumlar üzerine her hafta RTÜK’e şikayet yağmadı mı?
RTÜK, bu programlara bir dizi ceza yazdı mı, yazmadı mı?
Kayserispor trübün lideri Adem Yumli, şöyle bir açıklama yapmış Sabah’a:
“61’inci dakikada Trabzonspor tezahüratını rakibi etkilemek için yaptık.”

Herkes kendine yontuyor
Kayseri Emniyeti’nin konuya ilişkin açıklamasıysa şöyle:
“Kuzey tribünü arkasında bulunan yaklaşık 200 kişilik Kayserispor taraftarı, önlemlere rağmen Bahariye Caddesi önünde Fenerbahçe takım otobüsüne taş atmışlar, takım otobüsünün üç camında hasar meydana gelmiş, otobüs şoförü hafif yaralanmıştır.”
Yaralanan otobüs şoförünün, taş atanların üzerinde Trabzonspor ve Galatasaray formaları olduğuna dair açıklaması var.
3 Temmuz’dan bu yana yaşanan süreci yakından takip eden biri olarak, bu iddianın doğru çıkması hiç mi hiç şaşırtmaz beni.
Kayserispor Kulübü Başkanı Recep Mamur da, “Kayserispor’a ve kente zarar vermek isteyenler Kayserili olamaz. Zira hiçbir Kayserili, kendi kentinin takımına zarar veremez” dedi.
“Bir avuç kendini bilmez taraftarın yaptığı kulübümüze maledilemez”in bir başka versiyonu.
Trabzonspor Kulübü yöneticilerinden Nevzat Şakar da, Kayseri’de yaşananları kınayıp, bu olayın Trabzon’a maledilemeyeceğini söyledi.

Yoksa ‘uzaylı’ mı bunlar?
Bunca açıklamadan sonra meselenin açıklığa kavuştuğunu sanıyorum.
Fenerbahçe’nin otobüsünü taşlayanlar Kayserili değil, Trabzonlu değil, Galatasaraylı hiç değil.
O otobüsü taşlayanların alayı ‘uzaylı’.
İnanmayanlar telefon açıp sorsun ‘uzaylı türkücü’ Mustafa Topaloğlu’na, “Otobüsü taşlayanlar senin hemşehrin mi değil mi?” diye.
Zaten FB de, günün birinde ‘uzaylılar’ın taşlı saldırısına uğrayabileceklerini düşündükleri için otobüsün camı zırhlı.
Kaç yıldır üç büyükler derbi maçlarını niye sadece kendi seyircisi önünde oynuyor, rakip takım taraftarları stada alınmıyor?
Her derbi maçında taraftarlar arasında olay çıkıyordu da ondan.
Bilmeyen de zannedecek ki, her yıl UEFA’dan ‘Fair Play Ödülü’ alan bir ülkeyiz.
Futbol kulüplerinin yöneticileri, yorumcuları neyse taraftarı da öyle.
Her seferinde faturayı ‘bir avuç kendini bilmez’e kesip kurtulmak yok öyle!
Tuvaldeki bu çirkin resmi sadece taraftarlar yapmadı.
Kulüp yöneticisinden futbol yorumcusuna, teknik direktöründen hakemine kadar birçok insanın fırça darbesi var  üzerinde.

İNANMAK İSTERDİM AMA…

Teoman, “Parası bittiği için sahnelere döndü” iddialarını, “Bana hayatım boyunca yetecek geliri sağlayacak evim, imkanlarım var. Para için sahneye çıkmaya ihtiyacım yok” diyerek yanıtlamış.
Teoman’ın müziği bırakması inandırıcı gelmemişti bana, yaptığı bu açıklama da. Diyeceksiniz ki “Niye?” 90’lı yılların başından bu yana sanatçıların vergi listesini tutarım, Teoman’ın vergi rekortmenleri arasında adı yok. Teoman’a inanmak yerine, o zaman bu zenginlik nereden diye sormak geliyor içimden.

CEYDA DÜVENCİ, DEĞİŞİMİN FARKINDA DEĞİL

Ceyda Düvenci, 1,5 yaşındaki kızı Melisa’yı yetiştirme ve eğitme tarzıyla ilgili ilginç bir açıklama yaptı Günaydın’dan Gül Özgüven’e.
“Ben bu konularda acımasızım galiba. Melisa’ya kesinlikle kıyafet alışverişi yapmıyorum. Kızımı arkadaşlarımın çocuklarından kalan kıyafetlerle büyütüyorum. Aynı şey oyuncaklar için de geçerli. Yokluğu bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Büyük paralar ödenen okullara göndermeyeceğim kızımı. Ayrıca forma giydirmeyen okula da göndermeyeceğim. Karşıyım böyle şeylere. Çok fazla tüketim içinde olacağı bir hayat yaşamasını istemiyorum.”
Ceyda Düvenci, olan bitenin farikında değil galiba. Paralı okula göndermeyecekse kızını, tek seçenek kalıyor geriye devlet okulları. Devlet, o okullardan formayı kaldırdı.

GÜNÜN SÖZÜ

Yanlış yolda herkesle yürüyeceğine, doğru yolda yalnız yürü.