ARJANTİN’DE BİR HAFTA

MİLLİYET CADDE – 23 NİSAN 2013 SALI  –  ALİCE

Arjantin’de aldığım notları paylaşacağım bugün. Bazı şeyler bana o kadar tanıdık geldi ki, yazdıklarımı okuduğunuzda eminim siz de yaşayacaksınız aynı duyguyu

Buenos Aires’te ilk gittiğimiz yer, Eva Peron’un mezarı oldu. Girişte ziyaretçilere, kimin nerede yattığını gösteren kroki sattıklarına göre anlayın mezarlığın büyüklüğünü… Görkemli bir yığın anıt mezar gibilerin yanında Evita’nınki sıradan.
Buenos Aires’te kaldığımız süre içinde bize hem şoförlük, hem rehberlik yapan George, sonra Caminito La Boca’ya götürdü bizi. Bizim Ortaköy’ün benzeri bir yer ve mini bir Arjantin adeta La Boca. 3-4 sokaktan ibaret ama bu küçük yerde Arjantin’e özgü her şey var. Hediyelik eşya satan yerler ve bolca restoran-kafe… Her birinin önünde podyum ve günün her saatinde canlı müzik eşliğinde tango yapan çiftler. Tangocuların davetiyle bir anda kendilerini pistte buluyor turistler.
82 yaşında eli cebinde gayet cool bir şekilde şarkı söyleyen Julio’nun sahneden indikten sonra şapkasını eline alıp, müşterilerden bahşiş istemesi ilginçti.DSC_1960

Dikkat çarpılırsınız!
Böylesine turistik bir yerin her köşe başında iki polis otosu niye bekler? Turistlerin her an çarpılma riski var da ondan. Turistlerin sadece güvenliğini düşünmemiş Arjantinliler. Görevli her polisin yakasının solunda ismi, sağ tarafta da bildiği yabancı dil yazılı…
Her turistik yerde olduğu gibi burada da adım başı size bir şey satmaya çalışanlar var ama Arjantinliler çok kibar. “No” dediğiniz zaman, anında bırakıyorlar peşinizi.
Arjantin’de dikkatimi çeken şeylerden biri de şu oldu: Opel, Astra ve Corsa gibi otomobillerini Chevrolet Astra ve Chevrolet Corsa diye satmış  Arjantin’e…

BUNLAR BANA HiÇ YABANCI GELMEDi

Arjantin’de bazı şeyler bana o kadar tanıdık geldi ki, yazdıklarımı okuduğunuzda eminim siz de yaşayacaksınız aynı duyguyu. Chevrolet Astra otomobiliyle bizi gezdiren şoför, kırmızı, siyah ve beyaz renklerden oluşan tesbih benzeri bir takı asmış dikiz aynasına. “Nedir bu?” diye sorduğumda River takımı taraftarı olduğunu, o nedenle bunu gururla taktığını söyledi. Çok geçmeden baktım bizimki, onu indirip, gizledi. Hayrola dediğimde yanıtı şu oldu: “Şimdi Boca Juniors kulübünün önünden geçeceğiz. Fanatik Boca taraftarları sevmez bizi, taş atıp, kırarlar camlarımızı.”
Şoför baktım, her park ettiği yerde teybin başını çıkarıp, gizliyor. Çünkü günün her saatinde hırsızlar, camı kırıp götürüyormuş teybi. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde her kırmızı ışıkta, zorla otomobillerin camlarını silerken daha da çok kirletenler, çiçek, su, yiyecek satanlar, ellerindeki toplar ya da lobutlarla mini bir şov yapıp, bahşiş isteyenler var Buenos Aires’te.
ARJANTİNLİLERİN DERDİ VE BAŞKANIN TWEETLERİ

DSC_1930Yaklaşık 1 milyon insanın Devlet Başkanı Cristina Fernandez Kirchner’i, zamları, paralarının değer kaybetmesini protesto ettiğinde oradaydık. Gündüz başlayan gösteri, gece de sürdü. Ellerindeki tencere, tava gibi metallere vurup, çaldıkları düdükle protestoyu sürdürenlerin arasından geçip, akşam yemeğine gittik.
İster inanın, ister inanmayın böylesine büyük bir protesto gösterisi olaysız bitti. Ne polis, biber gazı kullandı ne de göstericiler bir yerleri yakıp, yıktı.
Gösteriye ertesi gün 8-10 sayfa ayıran gazeteler de vardı, tek haberle geçiştirenler de… Protesto olduğunda Venezuala’ya giden Başkan, 63 tweet atmış o gün. 2007’den bu yana iktidarda olan ve bunu devam ettirebilmek için kanunlarda bazı değişiklikler yapması halkı kızdıran Kirchner, protesyoya dair tek satır yazmamış, Venezuala’da çocuklara dağıtacağı kitapların neler olduğundan, yazarlarından, havanın güzelliğinden ve köpeğinin ne yaptığından dem vurmuş…

GÜNÜN SÖZÜ
Her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir.