MİLLİYET CADDE – 1 EKİM 2013 SALI  

ALİ EYÜBOĞLU İLE CADDE SOHBETLERİ 

Türkiye gibi bir ülkede bu şehir “Turizmin başkenti” bile olsa kendi dinamikleriyle bir film festivalini 50 yıl sürdürebilmesi önemli…
Antalya Belediyesi ve AKSAV işbirliğiyle bu yıl 4-11 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek bu önemli etkinlik için cumartesi günü birliğine Antalya’ya gidip geldim. AKSAV’ın Onursal Başkanı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’la yaklaşan “50. Altın Portakal Film Festivali”ni konuştum.

Ali bey  (2) Beş yılda Mustafa Akaydın olarak “Altın Portakal”a ne kattınız?
Göreve geldiğimizde şunu  düşündük:
Ne kadar çabalasak da Altın Portakal’ı bir Venedik, Berlin ve Cannes ölçeğinde uluslararası kimlik kazanan bir festival yapmak zor. Zaman ve hükümet desteği isteyen bir şey bu. O nedenle öyle çok uçuk iddialarla çıkmadık yola. Yalnız şöyle bir iddia koyduk. Altın Portakal’ı “Halkın Portakal”ı yapalım dedik. Bugüne kadar ne kadar “Halkın Portakalı”ydı? Öncelikle Yeşilçam’ın ödüllendiricisi konumundaydı 45 yıldır. Kortej etkinliklerinde de halkla buluşuyordu her yıl. Biz buna bir boyut daha kattık. Antalyalıları sinema sanatının uygulayanı, alakadarı yaptık. Bugüne kadar 800 Antalyalı’yı senaryo yazma, film çekme ve kısa metrajlı film yapma konusunda eğitip, yarıştırdık. Antalya halkı da bundan çok mutlu. Bundan dolayı çok mutluyum.
50’nci Altın Portakal’ın 49’ncudan farkı ne olacak?
50’nci Altın Portakal’da biz temel olarak sinema sanatını fokus yapmaya çalıştık. Nevin -Behlül Dal arşivinin açılması ve bunun dışında konseptimiz 2000’li yıllar Türk  Sineması. Hindistan sinemasından örnekler sunulması. Altın Portakal’a ilk katılan sanatçıların ‘Onur Ödülü’yle ödüllendirilmesi. Nebil Özgentürk’e yaptırdığımız sinemanın 50 yıllık tarihinin belgeseli ve kitabı… En önemli farklar bunlar.
İstediğiniz kadar para verilse ve işi A’dan Z’ye organize eden siz olsaydınız nasıl bir Altın Portakal yapardınız?
Bundan farklı bir şey yapmazdım. Sadece etkinlik sayısını artırırdım, belki kaşe parası ödeyerek halkın da gönlü olsun diye birkaç dünya starı getirirdim. Geçmişte Menderes Türel’in yaptığı gibi, ama parayı halkın cebinden ödüyorsam, böyle bir hakkım olmadığını düşünüyorum. Ben şu anda  halkın cebinden ödüyorum. 

DEVLETİN FESTİVALİMİZE KATKISI ŞİDDETLE AZALDI

Mustafa Akaydın'ın önündeki Altın Portakal'lardan soldaki Antalya'da verilen ilk ödül, sağdaki ise sonuncusu...
Mustafa Akaydın’ın önündeki Altın Portakal heykelciklerinden soldaki Antalya’da 49 yıl önce verilen ilk ödül, sağdaki ise sonuncusu…

Siz Belediye Başkanı olduktan sonra gerek Tanıtma Fonu  gerekse Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan hangi yıl ne kadar yardım geldi Altın Portakal için?
Her yılı tek tek hatırlayamayabilirim, ama bizden önceki yıl  4.5 milyon lira Tanıtma Fonu’ndan,3 milyon 200 bin lira da Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınmıştı. O zaman Devlet Bakanı olarak
Tanıtma Fonu’na bakan Hayati Yazıcı’yla o dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la bizzat görüştüm ve bu desteğin devamını diledim. Tanıtma Fonu hiç para vermedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı da ilk yıl 1 milyon 200 bin lira verdi, sonraki yıllarda para şiddetle azaldı. Geçen sene sanıyorum 500 bindi, bu sene 250 bin lira vadedildi, ama henüz 250 kuruş gelmedi.
Her yıl 10-13 film yarışıyor Antalya Altın Portakal’da. Bu filmlerden kaçını seyredebiliyorsunuz her yıl? Sıfır çektiğiniz de oluyor mu?
(Gülüyor) Maalesef çok az seyredebiliyorum. Bunu da söylüyorum ama… Dediğiniz gibi sıfır çektiğim de oluyor. Festival boyunca programıma bakarsanız oradan oraya koşturmaktan jüriyle film seyredecek vaktim gerçekten olmuyor.

KİTABIMIN ADI BELLİ; SİYASİ ZONTALOJİ

 Fotoğraflar: MUSTAFA PİLAVCU

Fotoğraflar: MUSTAFA PİLAVCU

CHP sizi aday göstermez ya da Antalyalılar seçmezse ne yapacaksınız? 
Eşim, çocuklarım ve torunlarımla beraber güzel bir hayat.
Beş yıllık belediye başkanlığınızın kitabını yazsanız, adı ne olurdu?
Siyasi Zontaloji.

EN UNUTAMADIĞIM OLAY EMİR KUSTURİKA LİNÇİYDİ

Geride bıraktığınız sürece dair Altın Portakal’a dair  en unutamadığınız olay nedir?
Bizden birkaç ay önce AK Partili Belediye tarafından Bursa’ya davet edilmiş olmasına rağmen kimsenin
tepki göstermediği Emir Kusturika’yı biz Antalya’ya getirdiğimizde yapılan çirkin siyasi propaganda… Bosna’daki iç savaşa dair beyanlarına dayanılarak ki üstelik öyle bir açıklaması olmadığını beyan etmesine rağmen aşırı ırkçı olmakla suçlanan böyle değerli bir yönetmen ve sanatçının malzeme yapılmasını çok ayıpladım, yadırgadım. Bize çok şey katabilirdi, ama
ikinci gün vazgeçti ve gitti. Oteline gittim, ikna etmek için. Özür diledim Antalya adına. O da dedi ki, ‘Size karşı değil, Antalya halkına karşı da değil, ama böyle Kültür ve Turizm Bakanı’nın (Ertuğrul Günay) olduğu bir ülkede daha fazla kalamam. Onun deyimiyle söylüyorum, kendisini ‘Düşman’ ilan ediyorum’ dedi ve gitti. Tam bir siyasi şovdu ve çok ayıp bir şeydi. Budur beş yılki Altın Portakal sırasında beni en çok nefret ettiren…

EŞİME  GÜCÜM  YETMEDİ!

Günseli - Mustafa Akaydın
Günseli – Mustafa Akaydın

Son aylarda önce Amerika’daki kızınızın rahatsızlığı, ardından eşinizin geçirdiği kanser ameliyatı nedeniyle zor günler yaşadınız. Nasıl  atlattınız bu süreci?
Karı  koca yaşam birlikteliğine karar verirken ölene kadar yaşamın her türlü mutluluğunu ve stresini karşılamaya yemin ettik. Bugüne kadar da böyle devam etti. Biraz da hekimlik ve cerrahlık gibi stres yönetiminin çok önemli olduğu meslek kökenli oluşumuz, biraz karı-koca olarak çok iyi dayanışmamız ve vefalı oluşumuz, biraz da siyasetin bana öğrettiği stres yönetimi becerisiyle bunu da atlatmaya çalışıyoruz. Dört aydır bayağı başarılıyız. Allah’tan bunun devam etmesini diliyoruz.
Bildiğim kadarıyla eşinizin rahatsızlığı tesadüfen ortaya çıktı. Daha doğrusu kendi rahatsızlığından sonra kızınız, eşinize baskı yapmış, “Sen de bir kontrol yaptır” deyince çıkmış ortaya ameliyatı getiren kanser…
Eşimin maalesef kabahati var, hekim olmasına rağmen. Yaptırması gereken kontrolleri yaptırmadığı için. Üstelik ben devamlı uyardığım halde. İhmalkarlık yaptı. Kızımın rahatsızlığı sırasında ona verdiği söz üzerine Amerika’dan dönünce ihmal ettiği tetkikleri yaptırınca ortaya çıktı hastalığı…
Bu vesileyle kadınları uyarmak gerekiyor galiba, belli bir yaştan sonra gerekli tetkikleri yaptırmaları konusunda…
Ben meslek hayatım boyunca hep uyardım, bu işle uğraştığım için, ama eşime gücüm yetmedi… (Gülüyor)

10 İSMİN ÇAĞRIŞTIRDIĞI

GÜNSELİ AKAY (Eşi)
Sevgilim.
KEMAL KILIÇDAROĞLU
Lider.
DENİZ BAYKAL
İyi politikacı.
RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Vahim bir yönetici.
TÜRKAN ŞORAY
Saygıdeğer bir sanatçı.
KADİR İNANIR
Maço tavırlı, çok sevilen bir sanatçı.
MENDERES TÜREL
Hoşuma gitmeyen bir politikacı.
ABDULLAH GÜL
Hoşuma gitmeyen bir yönetici.
HÜLYA AVŞAR
Çok kaliteli popüler bir sanatçı.
MUSTAFA SARIGÜL
Stili benden farklı politikacı.