ACAYİP KOMİK BİR KURMACA BELGESEL

MİLLİYET – 23 ŞUBAT 2015 PAZARTESİ  –  ALİCE

20 Mart’ta vizyona girecek Levent Soyarslan’ın yazıp yönettiği “Oflu Hocayı Aramak” filmini izledim Kanyon’daki ön gösterimde.
Şimdiye kadar çok Karadeniz filmi izledim. “Oflu Hoca’yı Aramak”, bugüne kadar izlediklerimin hiçbirine benzemeyen belgesel kurmaca türünde bir film.
“Filmde adı geçenlerin gerçek kişilerle ilgisi yoktur, hepsi kurmacadır” diyor, ama Ali Ağaoğlu’nun ormanda at binip, Maslak 1453 projesini tanıttığı reklam filmine gönderme yaparak başlıyor film…
Yaşayan efsanelerin belgeselini çekmek isteyen 3 genç, projelerine sponsor olması için gemicilik, inşaat ve enerji sektöründe büyük atılımlar yapan Baltaoğlu’nun sahibi Karadenizli işadamı ‘Ali Baltaoğlu’na başvurur.
Çünkü ‘Baltaoğlu’, Doğu Karadeniz’i dağ turizmine açmak isteyen uyanık bir müteahhittir.
Karadeniz’in akciğerleri, Kaçkar Dağları’nı Orta Doğu’nun Alpleri’ne dönüştürmek için milli parkın içinde siteler, çam ağaçlarıyla kaplı dağlara cam giydirmeli plazalar ve her ağacın başına bir “LEED sertifikalı” (yeşil bina sertifikası) villa yapmanın peşindedir.
Siyasi bağlantılarıyla yasaları delip Kaçkar’ı Dubai gibi yapmak isteyen Baltaoğlu, projeye sponsor olur ve ekip yola koyulur.
90’lı yıllarda internete düşen küfürlü vaazlarıyla ünlü ‘Oflu Hoca’yı bulmak için Karadeniz yollarına düşen ekip, türlü türlü komik maceralar yaşar.

‘TELİF İSYANI’NA İTİRAZ VAR

Endemol Türkiye’nin Genel Müdürü Gökhan Tatarer’in, “Benzemez Kimse Sana”yı söz yazarı ve besteci varislerinin istediği astronomik telif yüzünden kaldırdıkları açıklamasına Mehtap Ar’dan itiraz var.
Önce Tatarer’in açıklamasından birkaç satırı hatırlatmak, ardından da Ar’ın açıklamalarına yer vermek istiyorum. İşte Tatarer’in söyledikleri:
“Her bölümde 8 yarışmacı, 8 şarkı seslendiriyor. Jürimiz de birer şarkıyı seslendirse 11 şarkı yapıyor. Ülkemizde eserlerin belirlenmiş bir telif hakkı yok. Eser sahipleri bin TL, 10 bin TL, 20 bin TL talep edebiliyor. 11 şarkı için en az 220 bin TL’lik bir bütçenin altından kalkmamız mümkün değil.
Klasik olmuş eserlerin çoğunun hak sahibi, bugün hayatta değil ve onların tüm hakları varislerine geçmiş durumda. Kiminin çocuğu ya da yeğeni yasal varisçisi. Bunların çoğu, yanlarında avukatlarla, son derece astronomik rakamlarla karşımıza çıkıyor.”
Şimdi de sıra Aysel Gürel’in varisi Mehtap Ar’ın dün bana söylediklerinde:
Yarışma başladıktan sonra Endemol’ün avukatı beni aradı. Annemin bir şarkısını kullanmak için izin istedi. Beğendiğim bir yarışmada annemin eserlerinin kullanılmasından mutlu olacağımı söyledim. Düşündüğünüz telif ücreti ne diye sorduğumda, yanıtı 250 lira oldu. Nasıl yani? İki tane 100 lira, bir tane 50 lira mı? Ben bu konuşmayı olmamış kabul ediyorum ve annemin eserlerini de kullanmanızı istemiyorum dedim.
Gerek MSG’nin, gerekse piyasanın belirlediği bir fiyat var bu tür yapımlar için. Dizilerden bölüm başına bin, filmlerden 5 bin alınıyor. Reklam filmlerinde ise fiyat değişiyor. Buna rağmen izin almadan Nükhet Duru’ya okuttular annemin eserini. Bunun üzerine ihtarname gönderdik, yanıt bile vermediler. Biz de dava açacağız. Bir şarkı için bin lira mı astronomik telif ücreti? Gökhan Tatarer açıklasın kimlerin şarkı başına 10 ila 20 bin lira istediğini biz de öğrenelim.”

GÜNÜN SÖZÜ
Hayat küçük şeylerden oluşur, eğer sen seversen büyük olurlar.”

İlginizi çekecek diğer haberler