MİLLİYET CADDE – 20 ŞUBAT 2014 PERŞEMBE  –  ALİCE

recep-ivedik-in-kimligi-ortaya-cikti-twitter-recep-ivedik-recep-ivedik-4-sahan-gokbakar-oyuncu-1405928Baştan altını çizerek belirtmek isterim ki ne ‘Recep İvedik’ fanıyım, ne de ‘Recep İvedik’ düşmanı.
Evet, Şahan Gökbakar’ın yarattığı ‘Recep İvedik’ karakteri kaba saba bir adam ve küfürbaz biri.
‘Recep İvedik’in her filmini 3.5- 4 milyon kişi izliyorsa, bu demektir ki, bu kaba saba adam öyle ya da böyle bir yerlerinde yakaladı bu kadar insanı…
Ödüllü filmler gişede çakılırken, Şahan Gökbakar’ın rekor üstüne rekor kırmasına kızmak, ‘Recep İvedik’i izleyenleri küçümsemek tarzım değil çünkü.
Onun yerine şu soruya yanıt aramayı yeğlerim:
‘Recep İvedik’ içimizden biri mi yoksa hepimizin içindeki ‘kıro’nun toplamı mı?
Henüz bu sorunun yanıtını bulmuş değilim, ama şu kadarını belirtmeliyim:
Önceki akşam Kanyon’daki galasında ‘Recep İvedik 4’ü izledikten sonra şöyle bir fikir oluştu bende:
‘Recep İvedik’ ilk günkü kadar itici gelmedi gözüme…
‘Recep İvedik’ mi sıradanlaşmaya başladı, yoksa biz mi içselleştirdik onu bilmiyorum.
Düşünsenize düne kadar her şeyi kendi için düşünen kaba saba adam, bu filmde kendini mahallenin çocuklarına adadı.
Mahallenin çocuklarının top oynadıkları arsayı satın alan müteahhitin karşısına dikilen ilk ve tek mahalleli ‘Recep İvedik’ oldu.
‘Recep İvedik’, çocuklar top oynayabilsin diye o arsanın parasını bulmak için uçak ve ada korkusuna rağmen ‘Survivor’a bile katıldı.
İşin bu yanı da ilginç.
Çünkü ‘Recep İvedik 4’ bildiğin Acun Ilıcalı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Survivor’ yarışması. Oyunlar, sunum, oylama her şey aynı…
Aslında filmin adı  ‘Recep İvedik 4’ değil,  ‘Recep İvedik, Survivor’da’ olmalıydı.
Şahan Gökbakar, acaba ‘Survivor’dan izin almadığı için mi bu ismi kullanmadı?

ADALET SARAYLARI ADALET DAĞITMAZSA

Ressam Karolin Fişekçi ile Nobel ödüllü tek yazarımız Orhan Pamuk ilişkisinin geldiği son nokta ilginç…
Karolin Fişekçi, Orhan Pamuk’la aşk yaşadıklarını iddia edince ünlü yazar ne yapmıştı?
Orhan Pamuk, “Karolin Fişekçi sevgilim değil” açıklamasıyla seksi ressamı yalanlamıştı.
Dün gazetelerde  okumuşsunuzdur Karolin Fişekçi’nin Orhan  Pamuk’a ne yaptığını.
Okumamış olanlar için kısaca anlatayım.
Fişekçi, balıkçıda karşılaştığı Pamuk’un önce masasına gitti, sonra ünlü yazarın omzuna elini koydu ve ardından da aralarındaki ilişkiyi neden yalanlayıp, kendisini zor durumda bıraktığını sordu.
Bir müşterinin kendilerini çektiğini fark eden Pamuk, kalkıp balıkçıyı terk etti.
Olay açığa çıkınca  Fişekçi kendini şöyle  savundu:
“Kimine çok sert gelebilir fakat bu bir yüzleşme. Derdim Orhan Pamuk’un kendisi değil, adalet isteğim.”
Karolin Fişekçi’ye şu tavsiyede bulunmayı çok isterdim:
İyi de adalet aranacak yer balık restoranları değil, adliyelerdir.
Ama diyemiyorum.
Çünkü benim ülkemin devasa ‘Adliye Sarayları’nda adaletin dağıtıldığına dair güven endeksi dibe vurdu.

EMRAH YÜCEL BUNU HEP YAPIYOR

“Emrah Yücel, başrollerini Belçim Bilgin ve İbrahim Çelikkol’un paylaştığı ‘Sadece Sen’ filmi için  60 afiş hazırladı” haberlerinin bende yarattığı etki şu:
Dejavu…
Hangi yapımcı Yücel’e afiş tasarlama işi verse, alternatife boğuyor insanları.
3’ü, 5’i anlarım da  60 alternatif nedir Allah  aşkına?
Bu mudur?
‘Tasarımcı’ dediğin, müşterinin ne istediğini dinler, önüne konan işi özümser ve kendinden de bir şeyler katarak bir ürün çıkarır ortaya.
İki, üç, hatta beş alternatif çalışmayı da anlarım ama bir filme 60 alternatif afiş; yaratıcılığın değil, kararsızlığın işareti olsa gerek.

GÜNÜN SÖZÜ
“Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.” (Dostoyevski)